Erdem Bayazıt Kimdir ?Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
DOĞUMU : Adil Erdem Bayazıt, 1939’yılında K. Maraş’ta doğdu. ÖLÜMÜ : 5 HAZİRAN 2008, İstanbul. ÖĞRENİMİ : İlkokul ve Lise öğrenimini K.Maraş'ta tamamladı. Yüksek öğrenimine 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde başladı. Geçim zorluğu yüzünden 1961’de öğrenimini, devam mecburiyeti olmayan Ankara Hukuk Fakültesine naklederek askere gitti. Askerlik dönüşü fakülte değiştirerek, yüksek öğrenimini, Ankara Üniversitesi DTCF Türk Dili ve Edebıyatı Bölümünde tamamladı. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
GÖREVLERİ Edebiyat Öğretmenliği, Kütüphane Müdürlüğü yaptı. İstanbul Türk Musikîsi Devlet Konservatuarı’nın kuruluşu sırasında Genel Sekreter olarak çalıştı. Daha sonra, Sanayi Bakanlığı İnsan Gücü Eğitim Dairesi Başkan Yardımcısı iken bu görevinden istifa suretiyle ayrılarak Akabe Yayınları’nın ve Mavera Dergisinin Yönetimini üstlendi. 1984’te Akabe A.Ş.’i İstanbul’a taşınınca bu görevininden ayrılarak yeniden memurluğa döndü. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
EDEBİ ÇALIŞMALARI Şiirleri; Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayınlandı. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
ESERLERİ 1. ) İlk şiir kitabı, Sebeb Ey 1972’de Edebiyat Dergisi Yayınları (2. baskısı Akabe Yayınları, 1979), 2. ) Son şiirleri Risaleler adı altında Akabe Yayınları arasında 1987 yılında çıktı (2. baskı 1989). Bu iki kitap bir arada Şiirler adı altında iz Yayıncılık tarafından 1992 yılında basıldı (4. baskı 1998). 3. ) 1981’de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren gezi ile ilgili izlenimlerini "İpek Yolundan Afganistan’a" adı altında kitaplaştırdı (Akabe Yayınları 1982). Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
ALDIĞI ÖDÜLLER 1. ) A. Erdem Bayazıt, TBMM Başkanlık Divanı'nca Üstün Onur Ödülü verilmesi kararlaştırılan 71 kişi arasında bulunuyordu. 2. ) “İpek Yolundan Afganistan'a” adlı eseriyle 1983 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Basın Ödülü'nü kazandı. 3. ) Risaleler; isimli eseriyle Türkiye Yazarlar Birliği 1988 Şiir Ödülüne hak kazandı. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
SİYASİ HAYATI 1987 Milletvekili seçimlerinde Kahramanmaraş’tan milletvekili seçildi.TBMM’nin 18. Dönem çalışmaları süresince Milli Eğitim ve Çevre Komisyonlarında görev aldı. 1991 seçimlerinde adaylığını koymadı, İstanbul’a yerleşti. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
MEDENİ HALİ Evli ve dört çocuk babasıdır. ----------------------------- Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motiv” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
ŞİİRLERİ Hicret Burcundan Elveda Vatanım; doğduğum toprak Bedenimin eczası; Akan suyu biten meyvası Damarlarımda kan olan! Acizlendiğimde gözyaşları dökerek Üstünde umutlar yeşerttiğim; Sokaklarını, bahçelerini, çeşmelerini Ezbere bildiğim. Anılarımın tarlası; Kimliğimin mayası; Çocuklarımı büyüttüğüm; Kadınımla paylaştığım; Anamı babamı emanet ettiğim toprak, Elveda! Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
GÜNEŞÇAĞ SAVAŞÇILARI Gözlerinde gök sancısı İçlerinde okyanus uğultusu uzun mızraklarla yararak karanlığı Gelip dayandılar şehrin sivrilmiş tırnaklarına Çarpık dudaklarıyla kırpılmış saçlarıyla Soyguna uğramış yüzleriyle Barbar ellerin işgal ettiği sonra terk ettiği Harabe kadınlar Gidip gidip gelirlerdi camekanlı çarşıda Bu kirazı kim yer kim satar Hangi savaştan arta kalmış bu çocuklar. Sonsuz devirleri aşarak savaşçılar geldiler Ve akşamın ipini kestiler Gece putun üstüne devrildi put yere devrildi Yanlış pazarlara sürülmüş yılgın uykusu şehrin Ortasından bölündü. Kollarını derin balkonlara dayamış bilinçleri ustura savaşçılar Taradılar gözleriyle ağır ağır şehrin saçlarını Ayıkladılar bir bir bitlerini Fosfor ellerini uzatarak balkonun uçsuz uzantısından Yanan şehri tuttular Şu bizim atımızdır deniz hipodrom Nehrin yatağını öp sen ey savaşçı Birikinti gölleri geç apartmanları geç kaldırımları Bir bir ayıkla mezarları. Güneşçağ öncüleri yolları tuttu dua erleri tuttu Yüzleri Mekke ülkesi gözleri Medine çeşmesi Elleri altınçağ mimarı. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
KAR ALTINDA HÜZÜN DENEMESI Dünyanın en uzun hüznü yağıyor Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne Kar yağıyor ve sen gidiyorsun Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun Belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimiz O insan ve tabiat çağını Dön bana ve dinle Kuşlar uçuşuyor içimde Loş bir keman solosu gibi Kuşların uçuştuğunu içimde Dön bana ve dinle. Karanlık denizlerin dibinde Birtakım incilerin olduğunu Birtakım incilere ve hatıralara Neden bağlı olduğumuzu unutma. Duy beni ve dinle Denizler boğuşuyor içimde. Unutma diyorum ama sen anla Anlat bizim de yaşamak istediğimizi onlara. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
KARANLIK DUVARLAR I. Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimse elini uzatmıyor Bir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalan bir deniz gibi Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu. Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda İnsanların koşup dolduğu bu dar yapılarda Bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar Biz bunun için mi geldik. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
II. Kara ağaç gibi bağlıyım katı bir çağ bu Her şey bir makine düzenine gidiyor -- düzen diyorlar beni çağırıyorlar -- Irmak yatağına sığınıyorum sınırlı bir çağ bu Baktığımız her şeyde bir yalan kabuğu Bir mercek düzenine bağlanıyor gözlerimiz. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
III. Şu zaman çıkmazında alıp beni bir altmış yaşa bağlıyorsunuz Doğmadan ölüme yöneldik gerisi yok diyenler var Sınırlı yıl oyunlarına inananlar var Sizin güveniniz bir güneş düzeninde Ben mezarların karanlık çağına dayanıyorum Bir ağacı büyütüyorum her yerimle Bir ağacı uyguluyorum -- her şey bir ağaç düzeninde -- Yerde gökte ve her her yerde Dallarında ben ağacın incecik köklerinde Boğuluyorum -- bağlanıyorum -- Ben mezarların karanlık çağına dayanıyorum. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
IV. Şu dar odanın katı yalnızlığında Ve her şeyin çıplaklığında Durup bir pencereyi deniyorum Gizliliğin dışına çıkıyorum Araçların İnsanların Şehrin ve meydanların ve kalabalığın ve herşeyin İçimde yalnız ve yapraksız Bir kavak ağacı büyüyor -- Çıplak ve göğe doğru -- Ama küskün ama yalnız ama yapraksız ve uzun Bir ağlama duvarı bu. Yatak ve yorganın kuru yalnızlığında Ve aklın dar yalnızlığında Şehrin ve herşeyin Ve kalabalığın yorğunluğunda Saçların ve parmakların Ve gözlerin ve gecenin bu bulanık çağında Ve aynaların sığ görünümünde Bunalıyorum. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
V. Susmanın kalesine sığınıyorum Önümde karanlıktan duvarlar Sırtımda insan yüklü bir gök var. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm “Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm. Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm” diyen, şair, yazar ve düşünce adamı A. Erdem Bayazıt, uzun süredir kanser tedavisi gördüğü hastanede 5 Haziran 2008 tarihinde hayatını kaybederek ebediyete intikal etti. Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 06.07.2008 tarihinde yazıldı.
BULMAK Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine Kapılıp gidiyorum saçının sellerine Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm Erdem Bayazıt Erdem Bayazıt Nedir... konusuna 09.08.2008 tarihinde yazıldı.
üstad gerçek bir dindar şairdi.ALLAH rahmet eylesin
|
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||