Bİr sözü benzetme amacıyla başka bir söz yerine kullanmak TEŞBİH;benzetme amacı olmaksızın başka bir söz yerine kullanmak ise Mecazdır.
Örnek:
1)"Yaprak gibi savrulan rüya"Rüya,zamanda savrulma özelliğiyle rüzgarda savrulan yaprağa benzetilmiştir.Yni,burada teşbih vardır.
2)"Soğuk bakışlar"Fazla koku sürünme,düşmanlara görünme"Burada ise koku,parfüm anlamında kullanılmış ve benzetme amacı taşımamaktadır.
Ama;ikisini ayırmanın en kolay yolu "gibi" edatını kullanmaktır.Sözün peşine gibi edatını getirdiğinizde cümlenin anlamı değişmiyorsa teşbihtir.
Sayın Çiğdem hanım çok güzel özetlemiş,birde biz örnekler ile acıklayalım.
TEŞBİH;
Bir teşbihte dört öğe bulunur:
Benzetilen (Müşebbehün-bin): Kendisine benzetilen, birbirine benzetilen nesne ya da kavramlardan nitelikçe daha güçlü, daha üstün olan. Örneğe göre: "tilki".
Benzeyen (Müşebbeh): Birbirine benzetilen nesne ya da kavramlardan nitelikçe daha güçsüz, zayıf olan. Örnekte: "adam".
Benzetme yönü (Vech-i şebeh): Birbirlerine benzetilen nesne ve kavramlar arasındaki ortak nitelik. Örnekte "kurnazlık".
Benzetme ilgeci (Edat-ı teşbih): Nesne ve kavramlar arasında benzetme ilgisi kuran ilgeç ya da ilgeç işlevi gören sözcük. Örnekte: "gibi".
Örneğin "Yol yılan gibi kıvrılıyor" dendiğinde, "yol" benzeyen, "yılan" kendisine benzetilen, "kıvrılıyor" benzetme yönü, "gibi" ise benzetme edatıdır. Örneğin "Kız tavşan gibi koşuyor" dendiğinde, "kız" benzeyen, "tavşan" kendisine benzetilen, "koşuyor" benzetme yönü", "gibi" ise benzetme edatıdır.
MECAZ;
Anlatımı daha etkili kılmak ve söze canlılık kazandırmak amacıyla yapılır. Mecaz, söze güzellik, güçlülük, canlılık, zarafet, derinlik ve genişlik vermek için kullanılır.
Örneğin:
Kandilli yüzerken uykularda
Mehtabı sürükledik sularda
Yahya Kemal Beyatlı
Bu dizelerde Kandilli'nin sularda yüzmesi, mehtabın sularda sürüklenilmesi, söz ve sözcüklerin asıl anlamının dışında, güzelleştirme, anlamlandırma, zarifleştirme ve güçlendirme amacıyla kullanılmasına örnektir.