kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Yazarlar / Recep Güler

Recep Güler - Yazar


14.04.1984 Bursa`nın Orhaneli ilçesinde dünyaya gelmişim, çocukluğumun en deli yıllarını gazioluk köyünde geçirdim. okula kayıt olmadan başladım köyümüzde öğrenci sayısı 7 idi o yıllarda öğretmen ise köy imami dayımdı. ardından birkaç öğretmen atanmıştı. ilkokul 2. sınıftan itibaren öğrenci sayısı az olması dolayısı ile yakın köyümüz olan Altıntaş Köy`ündeki okula yerleştirildik. ilk kez gittiğim bir köy olduğu için olsa gerekki tedirgin ve ürkektim. neyseki zamanla diğer arkadaşlarla sıkı bir dostluğumuz başladı. ilköğretimimi bu köyde tamamladım sonrasında anadolu lisesi sınavlarına girdim ancak başarılı olamadığım için anadolu lisede okuma şansınıda kaybettim. daha sonra kontenjandan meslek lisesine yerleştirildim. Bursa Tophane Endüstri Meslek Lisesi Metal İşleri bölümünü okumak üzere Lise hayatıma başladım. Köyden gelmiş olmam dolayısı ile kendimi büyük bir şehire alıştıramadığım ve sahte rollerine kaptırdığım için ilk olarak lise 1. sınıfta ilk dönem 9 ikinci dönem 10 gibi büyük bir başarı ile sınıfta kaldım. Babam bu duruma çok sinirlendi ve beni tekrar köye götürdü. Bir akşam oturup konuştuk babam eğer okumazsan ileride şehire yerleşmek istediğinde çok sorunlar yaşarsın dedi ancak ben halen daha şehrin pembe görünümünden ve oyuncak hislerimden kurtulamamıştım ve babama okuyacağım sözü vermiştim. tekrar birinci sınıftan başlayarak kaldığım yerden okuluma devam ettim. küçük takıntılar dışında normal bir şekilde lise öğrenimimi 3. sınıfa kadar geldim. 3. sınıfta staj gördüğüm fabrikada başarılı olduğum için işçi olarak okul bitiminde devam ettim bir süre. sonrasında meslek yüksek okulu başladı. ancak ben yine aynı çocuksu duygularım yüzünden 1. sınıf henüz bitmemiş iken bıraktım... şimdi keşke bırakmasaydım desemde hiç birşey değişmeyecek. şuandan itibaren hem çalışıp hemde okulumu kaldığım yerden açıköğretim olarak yada tekrar sınava girerek devam ettirmek çok zor malum Türkiye koşulları. askerliğime kısa bir süre kalmıştı ben üzerimdeki bu olumsuzlukları birazda olsa azaltabilmek için askere gidinceye kadar tekrar köye döndüm ve bir süre ruhumu dinlendirdim. ve askerlik zamanı geldi. izmir in narlıdere ilçesinde istihkam okulunda 75 günlük bir süreyle acemi birliğimi tamamladım sonrasında usta birliği olarak Çanakkale - Gelibolu ilçesine, ustabirliğimi tamamlamak üzere gittim gelibolu`da geçirdiğim 12 ay içersinde çok samimi söylüyorum o kadar şey öğrendimki... ve ardından askerlik hayatımda bitmişti. şimdi gerçek hayata yavaş yavaş sarılma zamanı geldi diyerek döndüm askerlik görevimden. Askerden geldikten sonra tekrar köye gittim. burun cerrahi operasyonu geçirdiğim için bir süre çalışamayacaktım. o yüzden temiz havaya ihtiyacım vardı ve bende köye gitmeyi tercih ettim. aradan 4 ay geçtikten sonra şehre döndüm ve eski staj gördüğüm ve çalıştığım fabrikaya işçi olarak devam ettim ve şuan halen daha devam etmekteyim. Lise itibari ile ve şuan dahilinde ailemden hep ayrı yaşamak zorunda kaldım. gerçekten manevi olarak çok kayıplar verdim psikolojik sorunlar yaşadım buna en büyük etken ise aşırı duygusal olmamdı. küçüklüğümde birtek oyuncağım olmamıştı ve köyde küçük çocuk sayısı az olduğu için küçüklük dönemim genel olarak büyüklerimin yanında geçti. En çok bir akrabamın tahta radyosunu özlüyorum. dinlerken acaba içersinde minik insanlarmı var diye düşündüğüm o sevimli radyo... Tv den hep uzak kaldım buna sebep ise lise ile birlikte başlayan bilgisayar kullanma alışkanlığı boş zamanlarımda hep internet cafelere giderek web ve grafik tasarım üzerine çalışmalar yaptım şuan halen daha yapmaktayım. hobi olarak en çok yaptığım şey. günlük hayatımda genel olarak bilgisayar başında olur ve çok yoğun geçer. onunda dışında iş yada akraba ziyaretlerim gerçekleşir. Şiir yazma alışkanlığım ise çocuk yaşlarda inekleri otlatmaya giderken önceleri resim çizerdim sonra 12 yaşlarında bir kıza aşık olmuştum boya ve resim defterim kalem ve kağıta dönüştü. ve 1998 yılından itibaren şuana kadar şiir yazarım hep. en büyük hayalim bir aşk şairi olmaktı şimdi ise değil. benim için şairlikten öte şiir yazmaktan öte insanlara sevgi iyilik ve hoşgörüyü aşılamanın daha mantıklı bir fikir olduğuna kanaat verdim ve şiir yazmaktan ziyade ideal olarak insanlara sevgi aşılamayı hoşgörü saygıyı öğretmeyi ve hayatın her karesinden ders almayı hedef kıldım... belki aklımın tozlu raflarında hatırlayamadığım bir çok şey kalmıştır anlatmadığım hatırladığım kadarı ile hayatım bu şekilde geçti. Birgün biryerlerde karşılaşmak, tanışmak ve en önemlisi dost olmak dileklerimle... sevgi, saygı ve sonsuz şükranlarımı sunarım... Recep GÜLER
edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Download Korean movies | Credit Cards | US Business Directory | BabbFest | Personal Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul