kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Yazarlar / Bilal Duman







Okudunuz Mu?
SelmanKozan
Selman Kozan


Bilal Duman - Yazar


Hikaye Yarşması
bana dair... 1977 yılının sonbaharında Antalya`da doğmuşum. Ben doğarken annem felç olmuş.İnsanın daha doğarken başka bir insana zarar verebileceğini öğrendim.Annemin sütü yokmuş. Dünyada nasibin ne ise kaşığında o çıkarmış, onu öğrendim. İki yaşında yürüdüm, ayakta durmayı öğrendim. Dört yaşında akdenizde boğulma tehlikesi geçirdim, derinliğini bilmediğin suya girilmeyeceğini öğrendim. Aynı yıl yüzmeyi öğrendim, bir musibetin bin nasihattan daha hayırlı olduğunu öğrendim. Altı yaşında Manavgat` tan Elmalı` ya taşındık, Manavgat ve Antalya`dan başka yerlerde de insanların yaşadığını öğrendim. Yedi yaşıma geldim, okuma yazmayı öğrendim.On yaşında Elmalı` dan Senirkent`e taşındık, memurluğun sevdiklerinden ayrılmak olduğunu öğrendim. Onbeş yaşında lise eğitimi için Antalya` ya, dedemlerin yanına gittim, hiç kimsenin anne baba sevgisini veremeyeceğini öğrendim. Onyedi yaşında üniversiteyi kazanıp, Ankara` ya gittim. okyanusu görmek için kıyıdan uzaklaşmak gerektiğini öğrendim. Beş arkadaş aynı evi paylaştık, herkesin kendine ait bir dünyası ve herkesin bir hayat hikayesi olduğunu öğrendim. Onsekiz yaşında oy kullandım,doğru bildiklerinden emin olmamayı öğrendim.Ondokuz yaşımda kungfuda Türkiye 2.si oldum, hiçbir mazeretin başarının yerini tutmayacağını öğrendim.Yirmi yaşında siyah kuşak aldım, akla takılmayan kuşak donu tutmaya yararmış, onu öğrendim. Yirmibir yaşında üniversiteden mezun oldum, hayatın aslında o zaman başladığını öğrendim. Aynı yıl bir kamu kuruluşunun açtığı sınavı kazanarak, memur oldum, para herşey demek değilmiş, onu öğrendim. Üniversitede muhasebe dersi almama rağmen, muhasebe müdürlüğünde görevlendirildim, iş işte öğrenilirmiş onu öğrendim. Babam vefat etti, çaresizliği öğrendim. Yirmiüç yaşında askere gittim, emir almayı öğrendim. Personel asteğmen olarak Honaz`a gittim, emir vermenin, emir almaktan daha zor olduğunu öğrendim. Bademciklerim şişti, sağlık ocağına gittim, bazı ilaçlar sağlığı korur, bazı ilaçlar sağlığı alırmış onu öğrendim. İki defa kalbim durdu, öldürmeyen Allah öldürmezmiş, onu öğrendim. Bir ay gözlerim görmedi, körlüğün ne demek olduğunu öğrendim. Kırkbeş gün yürüyemedim, ellerimi kullanamadım, görmenin, ellerin, ayakların ve yürümenin ne büyük nimet olduğunu öğrendim. İki ay hastanede yattım, beterin beteri olduğunu öğrendim. Hastaneden taburcu olurken, her sağlıklı insanın bir özürlü adayı olduğunu öğrendim. Yirmibeş yaşında evlendim, evliliğin bir kurum olduğunu öğrendim. Yirmisekiz yaşında karateye başladım, hiç kimsenin toprağa girmeden ölmüş sayılamayacağını öğrendim. Yirmidokuz yaşında karateyi bıraktım, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını öğrendim. Otuz yaşında babamın söylediği herşeyin doğru olduğunu öğrendim. Aynı yıl halı sahada maç yapmaya başladım, bazı eksikliklerin takım oyunu sayesinde giderilebileceğini öğrendim. Otuzbir yaşındayım ve hayayın neler öğreteceğini bilmiyorum.

Radyo
Canlı Yayında


ADnet Reklamları










Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Credit Report | Myspace Backgrounds | Data Entry Made Easy | Credit Card Consolidation | Personal Loans | Video | Arkadaş | Saat