``herkes Gibi Olmak Hiçkimse Olmak Demek``
Ben yalnız değilim. Yanlızım aslında.
Bu kelimeyi ben buldum, yalnız, pardon, yanlız başıma.
Herkes tarafından yanlış yazıldığı söylenen bu kelimeyi, ben kendime istiyorum.
Herkes gibi olmak istemiyorum.
Bu beni üzüyor.
``Çok mu popüler oldu gözyaşı dökmek? Hiç sanmıyorum. Bu iyi birşey olmasa gerek aslında, bana öğretilen buydu.``
Ama, o zaman neden herkes üzgün? Neden üzüntü herkesin sırtında? Ve neden içlerine bu denli işledi ki, üzülmedikleri zaman, ek***lik oldugunu düşünüp, daha çok üzülüyorlar?
Çok garip.
Yorumlama kabiliyetimi, ve bilgi dağarcıgımı zorlayacak kadar.
Ergenlik -benim hissettiğim- dedikleri bu olsa gerek.
Sürekli bir mutsuzluk, sürekli aglamaklı tavırlar, sürekli şikayet.. Hatta, çok şikayetçi oldugundan şikayet..
Bu nereye kadar sürecek? Yaşamaktan bezene kadar mı?
Yoksa, en ergin ergen sıfatı üstünüze yapışana kadar mı?
Anlayamıyorum, yüz kasları daha mi çok yoruluyor gülümserken?
``Etkilenebileceginiz çok büyük bir acı, bir üzüntü, bir keder olmadıkça, yüz asılmamalı.. Gülmek zahmet ister, unutuldugunda tekrar ögrenilmesi, çok zor..``
Herkeste, farklı olma, kimlik kazanma çabası var, yediden yetmişe, bilmem kaçtan kaça.
Acı çekmek, bir fark, bir marjinallik, bir ekstra özellik gibi görünüyor.
Yalnızlık, ayrılıklar, isyanlar.. ınsanlar acı çektiklerinde, farklı yani önemli hissediyorlar.
Acı çekmek zor değil.. Bunu istemek başlı başına acı!
Düşünüyorum, bu gidişle, bir gün hepimizin yüzü yere bakacak..
Mutluluk denen sözcük, en başında kavram, yitirilecek. Ve hepimiz, en belirgin(!) özelligi mutsuz olmaları olan insanlar olacagız adeta.. Aynı olacak, daha çok üzüleceğiz..
Gerek yalnız, gerek yanlız..
``herkes gibi olmak, hiçkimse olmak demek``