(roman) Denklik Arayışları 1 Kayıp Kuşak(19)
23 / 10 / 2007 Salı tarihinde Gürkan Adam tarafından eklendi, 253 kez okundu...
“20/02/2005 Yine elim şeyimde odama çekildim. Neymiş istemiyormuş. Önce gırtlağına çöküp, ümüğünü sıka sıka, elmacık kemiklerini ısırmak istedim; burnunu ısırıp koparmak, sonra ölmediğini fark edip saçından tuttuğum gibi kafası kopuncaya kadar saçlarına asılarak daha fazla öldüresiye dövmemek için sokağa atmayı düşündüm. Yatakta bir o yana bir bu...” Okuyucu Puanı ;
(roman) Denklik Arayışları 1 Kayıp Kuşak(19)20/02/2005 Yine elim şeyimde odama çekildim. Neymiş istemiyormuş. Önce gırtlağına çöküp, ümüğünü sıka sıka, elmacık kemiklerini ısırmak istedim; burnunu ısırıp koparmak, sonra ölmediğini fark edip saçından tuttuğum gibi kafası kopuncaya kadar saçlarına asılarak daha fazla öldüresiye dövmemek için sokağa atmayı düşündüm. Yatakta bir o yana bir bu yana döne döne bunları düşündüm, sabaha kadar. Belki öldürseydim, hiç bu kadar yorulmazdım, uykusuzluktan; neticede öldürmüş olurdum ve beni bir daha üzmeyeceğini bilirdim. Neden boşanmak yerine öldürmek? “Bu yalnızlık, bu sürgün, bu insan olma acısı” sanırım tam da bana uygun mısra. İnsanlaşırken cinsel yasaklılık erkeği “dolayısıyla” insan yapıyordu. Bunu şimdi daha net anlıyorum (!) Cinsel yasaklıktan doğan enerjiyi erkek kadını öldürmek üzere kursaydı zaten bunları yazıyor olamazdım. Ne yaptı? Enerjiyi toplum için, toplumda iş görerek ve böylece yücelerek kullandı. Hiç olmazsa temel zemberek tezini yaşayarak anlamlı buluyorum. Doğanın üreyim motorundaki sekme, türün yavrularının gelişim sürelerinin uzaması ve kadının gebelik süresinin uzaması, sürünün, harem sistemini çatlatmış olmalı; üreyemeyen erkek, kovduğu erkekleri kadınlarını paylaşmak zorunda bırakan doğanın üreyim motoruna, boyun eğmiş olmalı. Zavallı ben. Aynı süreci yaşar gibiyim; oysa, bu tuzağa düşmemek için çocuk yapmıyorum. Zaten kadın soğuk… bir de çocuk oldu mu iyice cinsel yasaklı olacak. Ben bu öngörüleri yıllardır yapıyordum. Ama bilmek başka öngörmek başka; ihtiraslaşma, nefsime, doğanın-toplumun biçtiği yasalara uymak başka, uyum geliştirmek başka… * * * Şakıdığım zamanlarda maliyet yapıyordum. Efendim, evlenmeye ne gerek var? Bu günün parasıyla evlenme-düğün masrafı 10 milyar, ev döşemek 10 milyar… Başlık parası filan düşünmüyorum… Kadın çalışmıyorsa vay haline… Çalışıyorsa amortiyi tutturmuşsun. Çalışmayan kadının sana maliyeti maaşının yarısıdır. Çocuğunu saymıyorum… Dırdırını saymıyorum… Hastalığını saymıyorum... Neymiş, evin ihtiyaçları bitmezmiş. Yalan kardeşim! Kadın ihtiyaçları bitmez. Çocuk gibi ne görse ister. Çalışan kadının maliyeti ise: Para kazandığı için söz sahibi olacaktır; evde, her boka maydanoz olur. Evin hamallığını sana yaptırır. Çocukla eğlenen odur fakat, çocuğun da hamalı sensindir; hem eşinin hem çocuğunun hamallığı… vay haline; oysa ne yapmalıydık: Her hafta ver parasını git başka başka kadınlarla birlikte ol! Hiç bir şey yapamıyorsan, eve temizlikçi kadın tut, işlerini düzene soksun, eğer düzen istiyorsan… Bir lokantayla anlaş, hatta anlaşmana gerek bile yok, ev yemekleri yapan yerlere her gün gittiğinde, zaten o insanlar seni eşinden daha iyi anlıyorlar. Bu insanların işi bu. Demek ki maliyet hesabı yapılınca bize kazık atıldığı gün gibi ortaya çıkıyor. Ulan bu hayattan yemediğimiz kazık mı kaldı be, yuh be! Hem bunları söylüyordum, hem de bile bile öngörülerim göbeğinde çırpınır buldum kendimi. Zaman zaman kendime diyorum ki, “kerhaneye gitsene kardeşim, ne meşgul ediyorsun zihnini?” vajina diyalogları veya y…k-kürek muhabbetleri hiç bana göre değil; leş gibi kokuların içinde insan varlığını ve “ötekini” sorguluyor. Parama acıyorum; bok yoluna giden milyonlar tuhaf bir bilginin malzemesiymiş gibi geliyor bana; düşünmek bile tuhafıma gidiyor. Ne vicdan var bende de… Aklım çok eşli ama vicdanım tek eşli. Bu sorunu nasıl çözeriz? Varsayımla temellendirebilir miyim? Teorilerden hangisi bu duruma cevap verir. Asıl anlamadığım, koca koca proflar falan neden erkeğin şeyi, kadının şeyi üzerine onca hukuk kuralı sıralamışlar. Medeni hukuk falan demişler. Hani ağır bir laf gibi oturaklı “medeni” (Medine’li). Koca devletin şeyimizle ne işi olabilir ki kardeşim. Ayıp değil mi? Koca toplumsal örgütlenmenin, devlet örgütlenmesinin ne işi var şeyimizle? İster çok eşli olurum, ister tek eşli… Bu evlilik akdi ile ilgili insanları bilgilendirseler ya. Evlenirken kolaylık sağlanıyor da boşanırken bin dereden su getirtiliyor; niye eziyetime katlanıyorsun be birader. Niye eziyetimi katlıyorsun be birader.
Ağustos
22
Babaoğul ve Kutsal Ruh Nerede
• Kubilay Koçak • Başkaldırı Hikayeleri • 79 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Ağustos
14
Karmaşık Düşünceler Sağanağı
• Mozan Aras • Başkaldırı Hikayeleri • 179 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Temmuz
20
Üçüncü Yol Bilinç Beklerken (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 240 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Kansız Oldu! Birinci Cumhuriyeti Gömdük Netekim!
• Gürkan Adam • Siyasi Makaleler • 175 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Üçüncü Yol Bilinç Beklerken (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 240 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Temmuz
4
Gökçeada Ayın Karanlık Yüzü (2 Bölüm)
• Gürkan Adam • Gezi Hikayeleri • 225 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
21
Gökçeada Ayın Karanlık Yüzü (ı Bölüm)
• Gürkan Adam • Gezi Hikayeleri • 206 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
10
Yaşlı Adam ve Deniz(senaryo)
• Gürkan Adam • Yaşamdan Hikayeler • 1968 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
14
Kasım
23
Sıralara Kazınmış Hayatlar
• Gürkan Adam • Dostluk Hikayeleri • 1648 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
1
Ekim
14 |
![]() |
|
||||||