Kan Kırmızı (son)


Kan Kırmızı (son)
En sonunda olay yerine gelmişti Halil. Gerçi daha olay mahalli denilemezdi bulunduğu yere ama ne önemi vardı ki? Az sonra birçok insan hayatlarının en unutulmaz anısını yaşayacaklardı. Diğerleri için durum daha kötüydü onlar için bu olay ölümü temsil edecekti sadece. Şuursuzca dolaşan insanlara akıllarını başlarına devşirmeleri gerektiğini acı bir biçimde gösterecekti. Aceleyle giden genç bir çocukla çarpışmış neyse ki çok hassas olan bomba görev yerine gelmeden patlamamıştı. Başka zaman olsa Çocukla kavgaya girişebilirdi ama bugün çok dikkatli olması gerekiyordu. Pimi çekmeden önce dua edip şahadet getirdi. Beynine parçalanmadan gelen son görüntü kaçmaya çalışan insanların yüzündeki dehşet ifadesiydi. Her şey bitmişti. Başarmıştı.
…..
Salak adam! Ayakkabısını bağlamak için yere eğilmeye çalıştığında arkasından dikkatsizce gelmiş, zaten dengesini kaybetmiş vücudunun yere kapaklanmasını sağlamıştı. Kalabalıkta böyle şeylerin olabileceğini düşünüp adamdan bir özür bekledi ama aldığı birkaç küfürden başka bir şey değildi. Çıkabilecek bir kavgadan uzak durmak için yolun sağ tarafına geçip adamdan olabildiğince uzaklaşarak yoluna devam etti. Yolda yürürken zaman geçirebilmek ve yaşadığı talihsiz olayı unutabilmek için telefonunu çıkarıp okulundan bir arkadaşını aradı. Yaklaştığını anladığı anda telefonunu kapatmak istedi ama arkadaşı otobüste yaşadığı bir olayı hararetli bir şekilde anlatmaya devam etti. Bir yandan Sibel’e bakıyor bir yandan da arkadaşından kurtulmanın yollarını arıyordu. O anda görüntüler tane tane fotoğraflar halinde yansıdı zihnine. Adamdın biri ceketini çıkarıp Gömleğine sıkıca bantladığı bombanın pimin çekti. Adamla olan uzaklığının onu kurtarabileceğini düşündü. Önündeki adamların ölmesi bunun imkansız olduğunu gösterdi. Son isteği kız arkadaşının gecikmesiydi. Ölmüştü.
…..
Saatine baktı gecikebilirdi. Yürüyüşünü hızlandırdı. İnsanların arasından olabildiğince çabuk sıyrılmaya çalışıyordu. Emre’ye nereye gideceklerini sorduğunda “sürpriz” cevabını almıştı. Süprizleri bilinmeyenleri beraberinde getirirdi ve bilinmeyen her şey potansiyel bir tehlikeydi Sibel için. “Umarım bir tanıdık görmem” diye düşündü fakat kafasında sözünü bitirmesiyle mahalleden komşuları Meral teyzeyi görmesi bir oldu. Selamlaşmadan Meral teyzenin ahret soruları başladı. Bin türlü takla attı neden burada olduğunu makul bir şekilde anlatabilmek için. Meral teyzenin aklına gelebilecek hiç şüphe kalmaması lazımdı. Annesine Sibel’i gördüğünü anlatması Sibel için sonun başlangıcı olurdu. Saatine baktı vaktinde orada olması imkansızdı.Emre’nin kendisini anlayışla karşılayacağını düşünüp Meral teyzenin kendiliğinden konuşmasını bitirmesini bekledi. Konuşma devam ederken Galatasaray lisesinin önünden büyük bir gürültü duyuldu. İki saniye içinde bir kaos ortamı oluştu caddede. Koşuşan insanlar yerde yatanların çığlıklarıyla birleşerek küçük bir kıyamet manzarasını çağrıştırıyordu. Emre! Orada olabilirdi. Meral teyzeyi yana itip olay yerine koşturdu. Cesetlerin birçoğu tanınmaz haldeydi. Kendini kaybetmiş, gözyaşları içinde Emre’yi aramaya başladı. Onun ölmediğini düşünüyor ama kendini aramaktan alıkoyamıyordu. Cep telefonunu aramak aklına geldi. Telefonun çalması Sibel’in hayallerinin de sonu olmuştu. Kendi durumuna sevinebilmesi için uzunca bir süre gerekti. Hayattaki ayrıntıların insan yaşamını ne kadar etkilediğini gördü. Biten hayatlara saygısını yaşayarak gösterdi. Onurlu, hareketli, dolu dolu yaşayarak...

Yazı Sahibi

BurakYavuz
Burak Yavuz

Yazı Sayısı 25 Yazısı var.
Yaptığı Yorum 7 Yorum Yapmış
Aldığı Yorum 40 Yorum Almış
Bilgiler
Eklenme Tarihi 23.03.2009 tarihinde eklendi.
Okunma Sayısı 216 kez okundu.
Beğeni Düzeyi
Begeni Sayısı 0 kişi yazıyı beğenmiş.
Eleştiri Sayısı 0 kişi yazıyı eleştirmiş.
Paylaşım
Facebook da Paylaş Facebook' da Paylaş
Yazıyı Profilinizde Paylaşır.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir. Yorum yapabilmek için üye olunuz ya da üye girişi yapınız.
Telif Hakkı Uyarısı!

Kan Kırmızı (son) isimli yazı, Burak Yavuz tarafından 23.03.2009 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Etiket ve Anahtar Kelimeler

kan+kirmizi+son+ , kan , kırmızı , son , burak , yavuz , yaşamdan , hikayeler , , Kan Kırmızı (son), Kan Kırmızı (son) hikayesi, Kan Kırmızı (son) hikaye, Kan Kırmızı (son) nedir?, Kan Kırmızı (son) hakkında bilgi, Kan Kırmızı (son) hikayeleri, hikayeleri, Kan nedir, Kan hikayesi, Kan hikayeleri, Kırmızı nedir, Kırmızı hikayesi, Kırmızı hikayeleri, (son) nedir, (son) hikayesi, (son) hikayeleri,







Giriş Paneli







Haftanın Konusu
Sadakat

Bu hafta, haftanın konusu Sadakat seçilmiştir. Bu konuda yazılan yazıları okumak için aşağıdaki butonu kullanabilirsiniz...

Yazıları Oku

Okudunuz mu ?

GülgünÖztürkOyunbozan
Gülgün Öztürk

Köşe Yazıları

Erol SunatÇarpık Ayakkabı Çarpık Ayağa Uyar
Erol Sunat

Ertuğrul ErdoğanArabesk Siyaseti
Ertuğrul Erdoğan

Aynur BaşKelimelerle Büyümek…
Aynur Baş
ADnet Reklamları