Üç Bin Yıllık Göç(2)


Antik adı Aigea olan Yumurtalık, Büyük İskender’in Komutanları tarafından kurulmuş bir liman kentidir. Ayas adıyla da bilinen bu antik kent Anadolu’yu Suriye ve Mezopotamya’ya bağlayan tarihi yol üzerinde olması nedeniyle zamanla çok önemli bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Ayrıca sağlık tanrısı Askiepios tapınağının bu kentte bulunması , Aigea’nın dünyanın en önemli hastanelerinden birine sahip olmasına yol açmıştır. Biri denizde diğeri karada olmak üzere iki kaleye sahip olan Antik Ayas şehrinde ; Cenevizlerin ve Venediklilerin kentte birer ticaret kolonisi oluşturmaları, kentin ticari yönden çok daha önemli bir konuma gelmesine sebep olmuştur.

Antik kenti ziyaret eden Ünlü seyyah Marko Polo, yazılarında limanın Cenovalı ve Venedikli tüccarlarla dolu olduğunu, bu tüccarların her türlü ticaret işiyle uğraştıklarından bahsetmektedir.

Bu tüccarlar tüm Kilikya’yı dolaştıkları gibi uzantıları vasıtasıyla Kapadokya’ya kadar mal gönderirlerdi.
Yumurtalık’tan Kapadokya’ya ulaşan yollardan biri Mallos’tan geçerdi.
Mallos antik kenti, Misis ile şimdiki Karataş ilçesinin ortasında, Ceyhan ırmağının batı kıyısındaki şimdiki Kızıltahta Köyü’nün bulunduğu yerdeydi. Büyük İskender’le başlayan Helenistik çağda, dönemin en önemli kentlerinden biri olan Mallos kentiyle ilgili hiçbir kalıntıya rastlanmamıştır. Kentin Pyramos ırmağının getirdiği alüvyonlar altında kaldığı sanılmaktadır. Kent yakınındaki Akdeğirmen adıyla anılan tarihi kalıntının Mallos’a ait olduğu söylenmektedir.
Yumurtalıktan gelen yol ,Karataş ilçesinin 5 km güneybatısında kurulmuş olan Magarsos’tan gelen yolla Mallos antik kentinde birleşerek Misis’e uzanırdı.
Truva kahramanlarından Mopsos tarafından kurulduğu söylenen Misis antik şehrinin, ilkçağda Ceyhan üzerinden denizle ulaşımı bulunan bir liman kenti olduğu sanılmaktadır.
Adana Halep karayolunun geçtiği Misis’te ki tarihi köprünün Anadolu’nun ilk Roma köprüsü olduğu bilinmektedir. Zamanımızda bile hizmet veren bu tarihi köprü yanında kervansaray kalıntılarına rastlamak mümkündür.
Tarihi neolitik çağa kadar uzanan kent Hitit ,Asur, Makedonya,Roma ve Bizans devirlerinde her zaman önemli bir ticaret merkezi olmuştur.
Misis’ten kuzeye doğru giden yollardan bir,i o zamanın metropolü konumundaki Anavarza kentine ulaşırdı. Kentin Asurlularca kurulduğu söylense de Çukurova’ya çok kısa süre hakim olan Asurluların böyle bir kenti oluşturmasına pek ihtimal verilmemektedir. Roma döneminde altın çağını yaşayan Anavarza kenti tam bir metropol görünümündeydi. 1133 depremine kadar bölgedeki en önemli şehir sayılan Anavarza kenti depremden sonra kaderine terk edilmiş, zamanımızda ise harabe şeklindedir. Çukurova’nın tam ortasında yükselen tepe üzerindeki heybetli kalesinin eteklerinde, bir zamanlar Hitit, Asur ,Roma ve Türkmen Yörüklerini barındıran Anavarza’nın düzlükleri zamanımızda bile göçerlere yurt olmaktadır.
Anavarza şehrinin zafer kapısından doğuya doğru ilerleyen antik yol Alikesiği denen bir geçitten geçerek Çarşıntı köprüsüne ulaşırdı. Kalıntıları zamanımıza kadar ulaşan Sumbas Çayı üzerindeki bu köprüden geçen Kervanlar, ikiye ayrılan yoldan Kastabala yada Karatepe yolunu seçerlerdi. Ağ Yolun uzantısı olan bu yollardan biri Hemite Kalesi yanından geçerek Kastabala’ya ,diğeri ise şimdiki Karabacak Köyünden geçerek Bozkuyu Köyü üzerinden Karatepe’ye ulaşırdı. Yakın zamanlara kadar kervanların kullandıkları bu antik yol üzerinden geçen üç bin yıla rağmen hala Yörük göçlerine sahne olmaktadır.


Yazı Sahibi
Muzaffer YükselKaya
Muzaffer Yüksel Kaya
Yazı Sayısı 64 Yazısı var.
Yaptığı Yorum 96 Yorum Yapmış
Aldığı Yorum 75 Yorum Almış
Bilgiler
Eklenme Tarihi 07.04.2009 tarihinde eklendi.
Okunma Sayısı 132 kez okundu.
Beğeni Düzeyi
Begeni Sayısı 0 kişi yazıyı beğenmiş.
Eleştiri Sayısı 0 kişi yazıyı eleştirmiş.
Paylaşım
Facebook da Paylaş Facebook' da Paylaş
Yazıyı Profilinizde Paylaşır.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir. Yorum yapabilmek için üye olunuz ya da üye girişi yapınız.
Telif Hakkı Uyarısı
Üç Bin Yıllık Göç(2) isimli yazı, Muzaffer Yüksel Kaya tarafından 07.04.2009 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Etiket ve Anahtar Kelimeler
uc+bin+yillik+goc+2+ , üç , bin , yıllık , göç , 2 , muzaffer , yüksel , kaya , hayata , dair , denemeler , , Üç Bin Yıllık Göç(2), Üç Bin Yıllık Göç(2) denemesi, Üç Bin Yıllık Göç(2) deneme, Üç Bin Yıllık Göç(2) nedir?, Üç Bin Yıllık Göç(2) hakkında bilgi, Üç Bin Yıllık Göç(2) denemeleri, denemeleri, Bin nedir, Bin denemesi, Bin denemeleri, Yıllık nedir, Yıllık denemesi, Yıllık denemeleri, Göç(2) nedir, Göç(2) denemesi, Göç(2) denemeleri,







Giriş Paneli
E-Posta Adresi :

Şifre :




Kayıt Üye Ol       Şifremi Hatırlat Şifremi Unuttum
Haftanın Konusu : Kitap

Bu hafta, haftanın konusu Kitap seçilmiştir. Bu konuda yazılan yazıları okumak için aşağıdaki butonu kullanabilirsiniz...

Yazıları Oku
Okudunuz mu ?
AbdülkadirAtaman Peşinden Koşulan Yaşam Kalitesinin Hiçliği!
Abdülkadir Ataman
ADnet Reklamları
Köşe Yazıları
Ertuğrul ErdoğanDostlarınızı Arıyor Musunuz?
Ertuğrul Erdoğan

Erol SunatÖcü Geliyor Öcüüüü!
Erol Sunat