Biz Neydik Böyle? / Uzak Bir Ülke ( Garibistan )

Biz zamanlar ötesiydik, mekânlar üstüydük. Biz her yerde bulunan bir avuç insandık. Biz her yerde bulunduğumuz için oldukça kalabalıktık. Sayımızı göstermeye rakamlar yetmeyecek kadar fazlaydık. Bölünerek çoğalıyorduk, genleşerek hacim kazanıyorduk.

Biz tuhaftık, kendimiz kendimizi göremesek de, yine kendimizin keskin nazarlarından kaçamıyorduk. Bir bütüne tutunmuş, bütünden sıyrılıp bütünün üstüne çıkmayı hedefleyen parçalardık.

Yaptıklarımıza akıl sır ermiyordu, erdiremiyorduk. Kandırmak şiarımızdı; önümüze geleni, yolumuza çıkanı, dönüp bakanı kandırıyorduk. Kandırmadan rahatlayamıyorduk. Esasında sadece kendimizi kandırıyorduk.

Bir mezbelenin üstüne basarak yükseliyorduk. En rezilimiz en tepeye çıkıyordu. En tepe için durmadan yarışıyorduk. Çelme takıyor, omuz vuruyor, kafa atıyorduk. Tepeye çıkınca herkese tepeden bakıyorduk, kürsüye yapışıyor, inmeyi bilemiyorduk; en şaşaalı nutukları art arda sıralıyor, bütün alkışları yan cebimize dolduruyorduk. Üstün yeteneklerimiz sayesinde her konuda nutuk atabiliyorduk lakin ana fikri değiştirmemekte sağlam bir kararlılık sergiliyorduk.

Ana fikir hep bizdik. Kendimize hayran olmaktan alamıyorduk kendimizi. Olsaydı derhal örterdik, kavi savunmalar sunardık; kusurumuzu bulamıyorduk. Kendimizi övmekten daha değerli bir uğraş yoktu bizim için yeryüzü yuvarlağında.

Kendimize bayılıyorduk, elimizde değildi. “Ben her şeye değerim.” nakaratlı “Benden değerlisi yok.” türküsü söylüyorduk. Kendimiz çalıyor kendimiz oynuyorduk. Bütün pistler bizimdi. Atımıza biniyor, dörtnala koşturuyorduk onu; bütün pistler gibi bütün atlar ve bütün meydanlar da bizimdi.

Biz kökleri toprağın derinliklerinde, dalları gökyüzüne uzanmış ulu çınarlardık. Ne yârden geçiyorduk ne serden. Yâr de bizimdi, ser de. Yanılıp da “İki güzellik bir arada olmaz.” diyenleri aforoz ediyor, taşlıyorduk. Arkalarına teneke bağlayıp mahalle mahalle kovalıyorduk onları. Önümüzdeki, kuyruğuna bağlanmış tenekelerle tangır tungur kaçarken, biz göğsümüzü yumrukluyor, zafer naraları atıyorduk.

Biz ne acayiptik, her şeyi biliyorduk. Fikirlerimiz sel gibi akıp gidiyordu. Görmediğimiz yerleri anlatıyor, okumadığımız kitapları yorumluyorduk. Gırtlağımız, aşağıya inip kalbimize yerleşmeyen kelimelerle doluydu. Aşk diyorduk, din diyorduk, ilim diyorduk, sanat diyorduk, medeniyet diyorduk, ahlâk diyorduk. Kimseye söz hakkı vermiyorduk. Konuşmak isteyene kaşlarımızı çatarak işaret parmağımızı sallıyorduk. Susamıyorduk, kimse bizi susturamıyordu. Bağırdıkça ruhumuz azalıyor, ruhumuz azaldıkça daha yüksek sesle bağırıyorduk. İçimiz tükendikçe bilgimiz artıyordu. Bilmediğimiz tek önemsiz şey, bilmediğimizi bilmemekti.

Biz ne enteresan bukalemunlardık. Her yöne dönüyor her yolu deniyorduk. İstikrarımızı, bilerek, mahsus kaybediyor; çağa, ortama, modaya kısacası işimize gelen her şeye anında uyum sağlıyorduk. Biz ahenkle yaşayan uyumlu insanlardık.

Biz kelimeler, kavramlar üstüydük. En güzel sözcükler başkalarında çirkinleşirken, en çirkin kavramlar bizde güzelleşiyordu. Kavramların içini boşaltıyor, eğiyor, büküyor, istediğimiz şekle rahatlıkla sokabiliyorduk onları.

Biz araştırmaya, öğrenmeye susamış bilim adamlarıydık. Kulaktan dolma ezberlerimizi, sloganlarımızı, beylik cümlelerimizi bir atıyorduk ortaya, yıldırım çarpmıştan beter ediyorduk insanları. Tüm müsabakaları, tüm münazaraları, tüm münakaşaları biz kazanıyorduk. Merakımız sayesinde cümle ıcığı cıcığı hatmediyorduk. Gereksiz bilgilerimizi en gereksiz işlerde kullanıyor, eksiyle eksinin çarpımından artılar kazanıyorduk.

Her durumun kendine özgü bir edebiyatı vardı ve biz adımızdan daha iyi biliyorduk hepsini: onur edebiyatı, şefkat edebiyatı, yardım edebiyatı, fedakârlık edebiyatı, hak edebiyatı, hukuk edebiyatı… Hakları çiğniyor ve fakat kendi haklarımızı asla çiğnetmiyorduk. Edebiyat yeterliydi, gerisi boştu, laf-ı güzaftı. Koca dünyayı, asılmış, kendi etrafımızda döndürüyorduk.

Biz ne acayiptik, ne tuhaftık, ne gariptik, ne enteresandık. Sahi biz neydik böyle?
Yazı Sahibi
HaticeTaşdelen
Hatice Taşdelen
Yazı Sayısı 63 Yazısı var.
Yaptığı Yorum 1118 Yorum Yapmış
Aldığı Yorum 1364 Yorum Almış
Bilgiler
Eklenme Tarihi 26.06.2009 tarihinde eklendi.
Okunma Sayısı 280 kez okundu.
Beğeni Düzeyi
Begeni Sayısı 0 kişi yazıyı beğenmiş.
Eleştiri Sayısı 0 kişi yazıyı eleştirmiş.
Paylaşım
Facebook da Paylaş Facebook' da Paylaş
Yazıyı Profilinizde Paylaşır.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir. Yorum yapabilmek için üye olunuz ya da üye girişi yapınız.
Telif Hakkı Uyarısı
Biz Neydik Böyle? / Uzak Bir Ülke ( Garibistan ) isimli yazı, Hatice Taşdelen tarafından 26.06.2009 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Etiket ve Anahtar Kelimeler
biz+neydik+boyle+uzak+bir+ulke+garibistan+ , biz , neydik , böyle , uzak , bir , ülke , garibistan , hatice , taşdelen , İronik , hikayeler , , Biz Neydik Böyle? / Uzak Bir Ülke ( Garibistan ), Biz Neydik Böyle? / Uzak Bir Ülke ( Garibistan ) hikayesi, Biz Neydik Böyle? / Uzak Bir Ülke ( Garibistan ) hikaye, Biz Neydik Böyle? / Uzak Bir Ülke ( Garibistan ) nedir?, Biz Neydik Böyle? / Uzak Bir Ülke ( Garibistan ) hakkında bilgi, Biz Neydik Böyle? / Uzak Bir Ülke ( Garibistan ) hikayeleri, hikayeleri, Biz nedir, Biz hikayesi, Biz hikayeleri, Neydik nedir, Neydik hikayesi, Neydik hikayeleri, Böyle? nedir, Böyle? hikayesi, Böyle? hikayeleri, Uzak nedir, Uzak hikayesi, Uzak hikayeleri, Bir nedir, Bir hikayesi, Bir hikayeleri, Ülke nedir, Ülke hikayesi, Ülke hikayeleri, Garibistan nedir, Garibistan hikayesi, Garibistan hikayeleri,







Giriş Paneli
E-Posta Adresi :

Şifre :




Kayıt Üye Ol       Şifremi Hatırlat Şifremi Unuttum
Haftanın Konusu : İdeal

Bu hafta, haftanın konusu İdeal seçilmiştir. Bu konuda yazılan yazıları okumak için aşağıdaki butonu kullanabilirsiniz...

Yazıları Oku
Okudunuz mu ?
MelekSaka Benlik
Melek Saka
ADnet Reklamları
Köşe Yazıları
Ertuğrul ErdoğanDostlarınızı Arıyor Musunuz?
Ertuğrul Erdoğan

Erol SunatÖcü Geliyor Öcüüüü!
Erol Sunat