Dilek Kuyusu


Dilek kuyusu, hemen herkesin diline sakız olmuştu. Kimine göre bir hurafe, kimine göre gerçek bir hikâye. Kasabanın dışında eski virane bir köyün içinde ve herkesin dilinde, çocuklar kimi zaman ailelerinin
Sakın gitmeyin, o köye giden uç çocuktan haber alınamadı diyerek korkutuluyordular.
Dilek kuyusuna çömelip istediklerini fısıldadığında tüm isteklerin oluyormuş düşüncesi hemen hemen bütün çocukların akıllarındaydı. Birçok istekleri vardı, ümit etmeseler de, bu hayat onlara istediklerini vermemişti. İstediklerini düşünüp hatta liste yapanlar bile vardı. İsmail bu hayattan bir bisiklet istiyordu, birçok kere anne ve babasına açılsa da durumlarından şikâyet edip,
Biz sana nasıl bisiklet alalım, babanın durumunu biliyorsun, daha işe yeni girdi üstelikte bir sürü borcumuz var. Diyorlardı.
İsmail her istediğinde bu cevapları duyuyor ve gözyaşlarını ardı sıra akıtıyordu. Henüz 11 yasında idi ve bu yaşta hayatin acı gerçeklerini kabullenmek çok zordu. En iyi arkadaşı Musa''nın da istediği tek şey bisikletti, ama ikisi içinde imkânsız gibiydi. Birçok kere rüyalarında bisiklete binip kasabayı turladıktan sonra ağaçlarla kaplı ormanların patika yollarında ve daha sonrasın da engin dağların eteklerinde, tur atıyorlardı. Büyük bir heyecanla rüyalarını birbirlerine anlatıp büyük keyif alıyorlardı. Sadece rüya değildi, gerçek bir hayalin gerçekleştiği anlardı. Rüyalara tutunup, hayallerde yasıyorlardı. Bir gün İsmail ve Musa bir ağacın gölgesinde oturmuş hayal kurarken,
Musa ben karar verdim, kasabanın dışındaki yıkılmış köye gidip dilek kuyusuna istediğimi söyleyeceğim.
Ama bu çok tehlikeli olabilir, anne ve babamızın bize tembihlerini hatırlıyor olmalısın.
Bunlar bizi korkutmak için anlatılan hurafeler, bunlara inanıyor olamazsın, söylesene kaybolan uç çocuk kimse! Kaybolan çocukların ailesi biziz diye çıkan oldu mu? Hayır, bence bizleri korkutmak için söylenen, palavralar.
İyide, bizi neden korkutmak istesinler ki!
Köye gidip, kuyudan istemeyelim diye, orası çok tehlikeliymiş diye, tabii ki hadi kalk gidelim ve dilek kuyusundan isteyelim belki verir.
Bilmiyorum orası çok uzak, üstelik hava kararmadan eve dönemeyiz, uzun bir yol, bunun gidişi olduğu gibi birde dönüşü var.
Korkmayı bırak, çabuk davranırsak, hava kararmadan geri dönebiliriz.
Bilemiyorum! Bence gitmesek iyi olur.
Seni ödlek, hiç bir zaman cesur olamayacaksın, değil mi?
Bana haksızlık etme, ben kimseden korkmam.
ispatla!
Musa bu söz karsısında afallamıştı, korktuğu için gitmek istemiyordu ama arkadaşının korktuğunu anlamasını istemiyordu, çaresizce
Tamam, hadi gidelim. Dedi.
İstemediği bir cevap vermişti ama mecbur kaldığına inanıyordu. Uzunca ve meşakkatli bir yolun ardından köye yanaşmışlardı. Köy uzaktan görünmeye başlamıştı, dışından kalan yıkık birkaç evden baksa bir şey görülmüyordu. Biraz yürüdükten sonra köye giriş yaptılar, köydeki evlerin neredeyse tamamının camları kırılmış, boyaları dökülmüş ve köşelerine örümcekler ağ kurmuştu. İsmail ve Musa etrafı ağır adımlarla inceleyip biran önce kuyuyu bulmak istiyorlardı. İkisini de büyük bir korku sarmıştı, biran önce kuyuyu bulup dileklerini söylemeliydiler. Kısa bir süre sonra, köyün ortasında, etrafı taşlarla örülmüş, kuyuyu buldular.
Söylenen kuyu bu olmalı. Dedi İsmail
Evet! Haklısın, biran önce dileğimizi söyleyip gidelim.
Korkuyorsun! Sana inanamıyorum, biraz sonra dileklerimiz gerçek olacak ve sen sadece buradan gidelim diyorsun.
Ben hiç inanmıyorum! Dileklerin gerçek olacağına, hem neden ailelerimiz buraya gelip, istediklerini söylemiyorlar, söyler misin?
Çünkü inanmıyorlar.
Doğru olmadığı için inanmıyorlar.
Hadi, kuyuya dileğimizi söyleyelim. dedikten sonra İsmail ve Musa, kuyuya yanaşıp dileklerini fısıldadılar, kuyunun içi zifiri karanlıktı, beklediler ama dilekleri olmamıştı.
Hey! Çocuklar, ne yapıyorsunuz? diyen bir ses işitmişlerdi. Korkuya kapılan ikili etraflarına baktıklarında, yaslı bir adamla karsılaşmışlardı.
Ne o! Dilinizi mi yuttunuz, neden konuşmuyorsunuz?
Biz gidelim. Dedi, İsmail
Siz neden geldiniz?
Dilek kuyusuna, dilekte bulunmak için geldik. Dedi, Musa
Demek dilek kuyusu!" dedi alaycı bir tavırla ve
“Size istediklerinizi bu kurumuş kuyumu verecek!
Biz dilek kuyusuna istediklerinizi söylerseniz gerçek oluyormuş dedikleri için geldik.
Çocuklar böyle şeylere inanmayın, bu kuyu zamanında insanlar tarafından taştan yapılmış ve kimseye bir fayda sağlamayan bir kuyu. Biz dileklerimizi taştan yapılmış bir kuyuya ya da başka bir şeye söylemez, tüm isteklerimizi her şeyin sahibi ve her şeye gücü yeten Allahtan istemeliyiz. Hakkımız da hayırlıysa olur, bundan emin olun, bir kuyu sadece dibindeki karanlığa sürükler ve biz karanlıkta yasayamayız Allahtan isteyin el acın ve dua edin rabbim herkesi duyar

Yazı Sahibi

SerdarAkdeniz
Serdar Akdeniz

Yazı Sayısı 4 Yazısı var.
Yaptığı Yorum 1 Yorum Yapmış
Aldığı Yorum 1 Yorum Almış
Bilgiler
Eklenme Tarihi 28.01.2010 tarihinde eklendi.
Okunma Sayısı 235 kez okundu.
Beğeni Düzeyi
Begeni Sayısı 0 kişi yazıyı beğenmiş.
Eleştiri Sayısı 0 kişi yazıyı eleştirmiş.
Paylaşım
Facebook da Paylaş Facebook' da Paylaş
Yazıyı Profilinizde Paylaşır.

Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir. Yorum yapabilmek için üye olunuz ya da üye girişi yapınız.
Telif Hakkı Uyarısı!

Dilek Kuyusu isimli yazı, Serdar Akdeniz tarafından 28.01.2010 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Etiket ve Anahtar Kelimeler

dilek+kuyusu , dilek-kuyusu-serdar-akdeniz-yasamdan-hikayeler , , Dilek Kuyusu, Dilek Kuyusu hikayesi, Dilek Kuyusu hikaye, Dilek Kuyusu nedir?, Dilek Kuyusu hakkında bilgi, Dilek Kuyusu hikayeleri, hikayeleri, Dilek nedir, Dilek hikayesi, Dilek hikayeleri, Kuyusu nedir, Kuyusu hikayesi, Kuyusu hikayeleri,







Giriş Paneli







Haftanın Konusu
İrade

Bu hafta, haftanın konusu İrade seçilmiştir. Bu konuda yazılan yazıları okumak için aşağıdaki butonu kullanabilirsiniz...

Yazıları Oku

Okudunuz mu ?

ÜmranÖzlükGara Beho ve Al Yazması
Ümran Özlük

Köşe Yazıları

Erol SunatLebalep
Erol Sunat

Ertuğrul Erdoğanİftar Bahane Propaganda Şahane!
Ertuğrul Erdoğan

Aynur BaşAzdan Seçmeli
Aynur Baş
ADnet Reklamları