Modernleşme sürecinde insana dair çelişki Modernite asli manasi itibari ile;geçmişten gelenleri(gelenek,ve her türlü birikim)durdurarak,hatta daha da ileri gidip his duygu ve inançları geri plana atıp aklı her konuda merkez edinen zaman zaman hümanizmin zaman zaman rasyonalizmin yamaçlarında gezinen 17.yüzyıl Avrupasında ortaya çıkmış toplumsal bir görüştür..Geldiği rüzgarın, belkide fırtınanın götürdüğü çok şey olduğuda muhakkaktır..Kavram olarak kabul görebilecek yada kesinlikle reddedilecek kısımları vardır..Ben bu kavramı kendi asli manası ile değil bize sunulan şekliyle eleştirme arzusundayım..Ancak bu aslının eleştiriden münezzeh olduğu anlamını doğurmasın..Modern sözcüğünü her zikredişimde onlar ile beraber Çağdaş ,Medeni,Aydın v.s kelime ve anlamları elele buluyorum..Oysa birbirinden o kadar uzak yönleri varki..Bunu anlamaya çalıştığımda bizim toplumuzda kelimeler üzerinden yürütülen bir saptırmanın farkına varmakta zorlanmıyorum...Bununla beraber şu da varki genelde bu niteliklere sahip olduğunu iddia eden insanların gerçek manasının ne demeye geldiğini bile bildiğine inanmıyorum..aslında bilmek istemediklerinide biliyorum..yada tanımlamak istemediklerini..Elimde her şekle giren bir oyuncak varken neden tek şekle razı olayım ki?Avrupa da ortaya çıkmış görüşlerin hiçbiri bizim toplumuzla tam uyum göstermiyor..Belki göstermesi beklenemezde..bu sosyolojik olguların asla bir biçilmiş kaftan vazifesi görmeyeceğine inanıyorum..ancak kısımları itibari ile birer yama olabilirler...ve bunları birer yamadan sayarsak kendi kaftanımızdaki deliklerin farkına varıyoruz..İşte tam bu noktada büyük bir çelişki ortaya çıkıyor;modern insan ve kaftanındaki delikler,ya da içdünyasından yaralı insanın yarasını kelimelerle sarmaya çalışması hemde hiçbir tetkik ve tedavi yapmadan,enfeksiyon kapma pahasına bile olsa ,büyük bir bağnazlık...Bu ve bunun gibi ithal kavramlar bana bir dağın zirvesine tırmanırken güneşin altın gibi parlattığı tepeye bakarak olduğumuz yerden o tepeye varmak için hiçbir tedbir almadan arkamıza bile bakmadan atlamaya benziyor..yolculuğumuz keyifli fakat sonumuz hüsrandan ibaret olacaktır..yaptığımızda zaten tam olarak bu değilde nedir?Farklı bir bakış açısı edinirsek;Modern insanın tüm hazlarını en yüksek seviyede yaşamaktır ideali,her türlü lezzeti doruklarda tatmak,daha fazla para,daha büyük mutluluklar,daha güzel bir yaşam..kulağa ne kadar da hoş geliyor öyle değilmi?bu kadar hoş gözüksede bunlar insanın fıtratına ters duruşlar..insanın doyumsuzluğu her basamakta daha çok artacaktır..bu susayıpta tuzlu suyu kana kana içmeye benzer..hiç bir zaman sonuna ulaşamayacaktır doyumunun ve onun tatminsizliği öyle bir noktaya gelecektirki işte o nokta onun en büyük hüsranı olacaktır...Modernitenin geri plana attığı inanç ve din beraberinde getirdiği ahlak ve gerçek medeniyet insana yaşayabileceği en güzel şekli bizzat insanı insandan iyi bilen tarafından indirilmiştir..ve dünya üzerinde varolmuş veya varolacak hiçbir kavram ,olgu,v.s insanın kendi hissiyatında kendi açtığı delikleri tamire çalışmaktan başka işe yaramayacaktır..İnsanın bir nefeslik yaşamı ve bir yudum aklıyla kusurdan sıyrılması imkansızdır.. Bu tür kelimesel saptırmalar ve çakma ,yama düşüncelerle üstümüzü örtmekten ;gururumuzu törpülemekten vazgeçip gerçekten insansal olan dürüstlük ve kanaat, gerçek ahlak ile yaşamımıza şekil vermeliyiz düşüncesindeyim...
Yazı Sahibi
Furkan Coskun tarafından 23.2.2008 tarihinde eklendi 439 kez okundu.
..okuduğum güzel makalelerden biriydi..öncelikle paylaştığınız için teşekkür ediyorum furkan coşkun.."""Avrupa da ortaya çıkmış görüşlerin hiçbiri bizim toplumuzla tam uyum göstermiyor..Belki göstermesi beklenemezde..bu sosyolojik olguların asla bir biçilmiş kaftan vazifesi görmeyeceğine inanıyorum..ancak kısımları itibari ile birer yama olabilirler...ve bunları birer yamadan sayarsak kendi kaftanımızdaki deliklerin farkına varıyoruz..""" diye devam eden görüşünüzlerinizde kullandığınız betimleme ve idoller son derece mantıklı..bağnazlığa ve atgözlüğü niteliğindeki bakış açısına esasen betimlediğiniz eleştirel "kaftanlardaki delik" tanımınızı da çok uyumlu ve tam yerinde buldum..son cümleler zaten olması gerekeni ve konunun özünü yeterince özetlemiş :"""Modernitenin geri plana attığı inanç ve din beraberinde getirdiği ahlak ve gerçek medeniyet insana yaşayabileceği en güzel şekli bizzat insanı insandan iyi bilen tarafından indirilmiştir..ve dünya üzerinde varolmuş veya varolacak hiçbir kavram ,olgu,v.s insanın kendi hissiyatında kendi açtığı delikleri tamire çalışmaktan başka işe yaramayacaktır..İnsanın bir nefeslik yaşamı ve bir yudum aklıyla kusurdan sıyrılması imkansızdır..
Bu tür kelimesel saptırmalar ve çakma ,yama düşüncelerle üstümüzü örtmekten ;gururumuzu törpülemekten vazgeçip gerçekten insansal olan dürüstlük ve kanaat, gerçek ahlak ile yaşamımıza şekil vermeliyiz düşüncesindeyim...""" demişsiniz, bunada kesinlikle katılıyorum..ayrıca buradaki bir yoruma verdiğiniz yanıtı da çok yerinde buldum..aslına bakarsanız insanoğlu yanlış anlamaya çok müsait bir varlık..ve muhalefete de yatkını çok..ben biraz geç okumuş oldum ama güzel bir makale ve güzel bir cevaptı..lütfen paylaşmaya devam edin furkan arkadaşım..tebriklerimle..
Çok güzel ve anlamak isteyene anlaşılır bir şekilde tanımlamışsın.Yobazlığın ve bağnazlığın ne olduğunu açıklarsan bence daha iyi olabilir çünkü insanlar tek Bir kavramın arkasına saklanıp karşısındakinin dediklerine önem vermeden devamlı sığındıkları kelamlardan bahsediyorlar.Devamını bekliyoruz
Bana kalırsa modernizm yada cağa uygunluk belli birikimlerin korunarak (insanı,kültürel,sosyal )Kendini kaybetmeden kendini yenileme ve çağdaş dediğimiz seviyeleri yakalamak olmalıdır.
insan aklını küçümsemek gibi bir niyetim yok, ancak hâlâ renginden dolayı birbirinin yanından geçemeyen ,hayvanın hayvana yapmadığını birbirine yapan bir canlıyız,ama çok akıllıyız.
Sanırım
Furkan kardeşim yazıların ve görüşlerinin devamını bekliyorum... kenan
Sayın köksal; konuya ismim ile alakalı bir beyan ile başlama cehaletini göstermişsiniz..takdire şayan doğrusu..Furkan(Hakkı batıldan ayırt eden demektir)bu kadar veciz bir anlama kendi cehaletinizi yüklemeniz ancak cahil cesareti olarak nitelendirilebilir..Ne diebilirm yazının sonundaki beyti hediye ediyorum(şeriat hakknda açılan agznızn kapanması nyetine)..ilk olarak bu cehalet karşısında şaşırdım profilinize 5 dakika ayırmam şaşkınlığımı atmaya yetti inanın..mesela sevmediklerim listesi içine aldığınız her maddeye yazdığınız yorumda rastladım..seviyesizlik,cehalet,sevgisizlik,önyargı v.s v.s..konuyla alakalı olarak;yazdığım makalede birçok hususu belirttim,eğer ayrıca bir bilgi almak istiyorsanız,rica ederim bunu niyet okumadan yapın ki kaale alalım..düşünüyorum da makalemdeki eleştirdiğim kendini modern addeden kişilere bir örneksiniz aslında,modernite bir törpüdür sizin için gururu törpüleyen,etrafa yobaz,karanlıkçı,gerici gibi safsatalarla saldırmanıza sebep olan bir törpü..laiklik ten bahsetmişsiniz ne olduunu bile bilmediğinize eminim veya şeriat,ne anlama gelir nedir?hiç araştırmadığınız çok belli oluyor..bunu size burda anlatacak değilim ,anlatsam da yer bulurmu oda ayrı bir şüphe..yalnız insan önce düşünmeli sonra yorumlamalı daha sonra yazmalı,dilinin ucundan düşünenleri,anlamaya çalışmadan sonuca varanları muhatap kabul etmek istemem..eger ciddi bir zeminde ,tahammül göstererek birşeyler paylaşma arzusundaysınız da kırmamaya çalışırım..bunun dışında ne siz yorulun nede beni yorun,uğraşacakta deilim...sizi biraz yazı ve yorumlarla inceleyince şu kanaata vardım ki;tahammülsüz kendi içinde çekişme yaşayan ve bunu gerginlik olarak yansıtan,bir çok konuda bağnaz,(aşırı muhafazakar),bide az bilgi,az düşünce ,az araştırmaya sahip olan birisinz...belkide bu erken bi yorum ama kısasa kısas esastır belki yaptığınız hatanın farkına varırsınız..Furkan COŞKUN..
Ey millet uyan! Cehline kurban gidiyorsun!
İslam`ı da "batsın!" diye tutmuş yediyorsun!
Allah`tan utan! Bâri bırak dîni elinden...
Gir leş gibi topraklara kendin, gireceksen!
Lâkin, ne demek bizleri Allah ile iskât?
Allah`tan utanmak da olur, ilim ile... Heyhât!
Mehmet AKİF Ersoy
Adınıza(Furkan) uygun bir yazı olmuş.Bugüne kadar hangi gerici görülmüş ki çağdaşlık,modernlik,uygarlık gibi kavramlara güzel bir bakışı olsun? Yobaz,karanlığı,değişmez kurallarla yaşamayı sever ve bunların doğru olduğunu zannederek ömrünü tamamlar.Mesela,siz 21 YY da değil de 7.yy da yaşamayı çok isterdiniz değil mi?Ya da 21.yy da 7.yüzyılın yaşam tarzını oluşturmayı başararak(Afganistan Talibanları gibi) yaşamaktan da şikayetiniz olmazdı değil mi?Avrupa da ortaya çıkmış görüşlerin hiç biri bizim toplumuzla tam uyum göstermiyor demişsiniz.Örneğin,laiklik gibi değil mi??? Halbuki,şeriat gelse cuk diye otururdu değil mi???