İki Gemiİki Gemihint okyanusunda yol alıyordu gemi, uçsuz bucaksız görünen bu denizde. güney dalgaları, büyük tahta gövdesine çarpıp dağılıyordu. acaba fırtınaya rastgelecek miydi, ve sağ salim yoluna devam edebilecek miydi? nereye varacağı belli bile değildi. kaç zamandır tek bir gemi bile görmemişti. doğuya doğru yol almaya devam edecekti.diğer gemi büyük bir fırtına atlatmıştı. herkes perişan düşmüştü, ama kurtulmuşlardı. gözcü uzakta bir gemi gördü, büyük yelkenleri yalpa yalpa. karşılaştılar. kaptanlar dürbünle birbirlerine bakakaldılar. tanıdık mıydı, korsan mıydı? şüphe duydular. ellerini salladı sinyalciler. yaklaştılar. doğuya giden geminin kaptanı kızıl eşarbını sallamıştı gelen gemiye. kızıl kaptan derlerdi tayfaları ona. kızıl kaptan dürbünle bakarak bu gelen geminin inşa tarzından tanımadığı sulardan geldiğini farketmişti. insanların simaları, giysileri de farklıydı. tehlikeli gelmemişti gözüne, tehlike hissetmemişti. halatlar atıldı, bir köprü kuruldu. iki kaptan köprünün ortasında eski dostlar gibi sarıldılar. nerden geliyorsun dedi kızıl kaptan eski dilde. "ına tsız kasu?" bu dili bilen insan pek yoktu artık bu günlerde. eski denizci kavimlerin kullandığı, karından gelen sesleri çok olan garip bir dildi bu. bu dile en yakın dil mikronezya yerlileri tarafından kullanılıyordu. ama o yerlilerin çoğu ne asya kıtasını ne avrupa kıtasını bilirdi, ne de hayatları boyunca o uzak ülkelerden birini görmüşlerdi. kendisi de bu dili çok eski bir tacirden öğrenmişti. 10 yıl boyunca o tacirin küçük ayakkabıcı dükkanında çıraklık yapmıştı. onun hikayelerini dinleyerek geçmişti çocukluğu. karşı geminin kaptanı karşılık verdi: "kanai his tasu, kazad hırniya" "güneşin doğduğu yerden geliyoruz. battığı yere gidiyoruz." demek oluyordu bu. adını sordu, adı maviydi. mavi anlamına gelen kelimeydi daha doğrusu. maviyi kendi gemisine davet etti. tayfalar bu garip sesleri, konuşmaları bir süre şaşkın şaşkın dinlediler, hiçbirşey anlamadıkları için de dikkatlari diğer gemidekilere yöneldi. ufak tefek, güler yüzlü ve bir sürü insan...balıkçı değillerdi, ama korsan da değil gibilerdi. onlar da kendi aralarında vücut dili ve gülücüklerle anlaşabilmişlerdi. çok kısa zamanda iki gemi yolcuları kaynaşmışlardı. büyük bir curcuna kopmuştu. iki gemide de erkek, kadın, çocuk, yaşlı her türlü insan vardı. köpekler, tavuklar bile vardı. karar verilmişti. iki gemi o gece bağlı kalacaktı. kızıl kaptan ve mavi birbirlerine geldikleri yerleri, havayı, denizi, gördükleri insanları anlatacaklardı. kızıl kaptan çok heyecanlıydı. mavi ona hiç bilmediği halde neden doğuya gittiğini sorduğunda, bunu rüyasında gördüğünü anlatmıştı. hem de defalarca. güneşin doğuşunu görmüştü defalarca. denizden doğmuştu hem de. mavi şaşırmış ve bir kahkaha patlatmıştı. kızılın omzuna güçlüce bir sille indirdi ki, kızıl oturduğu yerden düşüyordu nerdeyse. mavinin gülünce gözlerinin etrafı derin çizgilerle doluyordu. elmacık kemikleri kocamandı. Karga burnu, ve minicik bir çenesi vardı. suratı yıllarca güneşten kavrulmuştu, koyuydu. elmacıkları koyu kızıl hatta mora varan renkteydi. sakalları tek tüktü. gülmekten kendini alamamıştı. biraz sallandı oturduğu yerde, ve anlattı: kendisi de buna benzer rüyaları görmüştü. ama güneşin batışını görmüştü o. ve batı onun için bir rüya, bir gizemdi. o da hiç bu denizlerden geçmemişti. "peki yanındakiler kim?" diye sordu kızıl. "eş, dost, maceraperest, işçiler, deliler... her türlü insan var" dedi mavi. "benim rüyam onların çok hoşuna gitmiş olucak ki onlar da takıldılar peşime" deyip kahkayı bastı. bi yumruk daha attı kızılın omzuna ama bu sefer hazırlıklıydı, dengesi bozulmadı. "ama bizim gemide yaşlı bir çift var" dedi mavi sonra birden ciddileşerek. "çocuklarıyla beraber geldiler. ama son fırtınada epey yıprandılar. sanmıyorum ki, bu yolculuğun kalanını sağ çıkarsınlar. senden isteğim onları gittiğin yere kadar götür. belki onların toprağını bulamazsın, ama en azından yurtlarından uzakta ölmemiş olurlar" "başım üstüne" dedi kızıl. kendi gemisinde de, homurdanan, bu yolu çekmek istemeyen tayfalar vardı. bu macera onlara uzun boylu gelmişti. hem isterse mavinin gemisine katılır, hem de biraz olsun rehberlik edebilirlerdi. bu fikir mavinin aklına yattı. gemiler 2 gün bağlı kaldılar. çocuklar arkadaş oldu. hatta köpekler karı koca bile olmuştu. tek gecelik aşk onlara güzel gelmişti. ayrılık vakti geldi çattı. yiyeceklerden, giysilerden, araç-gereçlerden değiş tokuş yapanlar çok oldu. bir kaç gün daha kalsalar, aynı dili bile konuşacaklardı neredeyse! kaptanlar akıntıları, rüzgarları, adaları, korsanları birbirlerine anlatmışlardı. halatlar geri atıldı, köprü çekildi. yaşlı çift ağlıyarak vedalaştılar çocuklarıyla. iki günde can ciğer arkadaş olmuş veletler de ağlamaya başlamıştı. köpekler bile bu duygu seline kapılıp ulumaya başlamıştı, garip karmaşık bir ses tufanı oluşmuştu ayrılık esnasında. güneş epey yükselmişti artık. deniz de hafif dalgalıydı, hava rüzgarlıydı. kaptanlar el salladılar, ve o eski dilde vedalaştılar yine. yolun açık olsun... kızıl kaptan uzaklaşırken duygulandı. bir daha görecek miydi onları? geri döneceği bile belirsizdi. heyecanlanmıştı ve de, rüyasına herzamankinden daha yakın hissetmişti. gemisinin hem yolcusu hem de yükü değişmişti bu kısa karşılaşmada. şimdi etrafı dolaşmayı, tüm yolcularla bir bir konuşmayı, kendi duymadığı ve onların duyduğu, paylaştığı hikayeleri dinlemeyi çok istiyordu. ne güzel bir buluşma olmuştu! "yelkenler fora!" diye bağırdı... 21.01.2007 notlar: - Dinlediğiniz müzik eski maya dilinde enstrumansız söylenen bir kapeladır. Grubun adı Ulalı, şarkının adı ise Mahk Jchi`dir. - gemi ve dalga sesleri ise serbest kullanım lisanslıdır ve http://freesound.iua.upf.edu/ sitesinden hazure, hello_flowers ve rockdoctor kullanıcılarına aittir.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Ocak
7
Ocak
4
Ocak
2
Aralık
30
Aralık
30
Temmuz
9
Haziran
18
Haziran
17
İkini Dünya Savaşı Sona Erdi
• Sıtkı Er • Başkaldırı Denemeleri • 233 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
5
Tepe 2 / Tamamlanmamış Bölümler
• Sıtkı Er • Fantazi Hikayeleri • 540 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
29
Haritadan Kaybolmuş Bir Kasaba
• Sıtkı Er • Başkaldırı Denemeleri • 233 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
13
Nisan
30
Şubat
26
Nisan
9
Mart
21 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||
Copyrights © 2000 - 2009 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır

Rss |
İletişim