Kavramlar Birer Sığınakmıdır?Kavramlar Birer Sığınakmıdır?Kavramlar düşüncenin üzerine örtülmüş birer örtüdür..ve bu haliyle öz olan düşünceyi içinde barındırdığı gibi,absorbe etme özelliğiylede anlaşılmamasına da neden olabilir..Peki bu aşamada;Kavram ın altındaki özü doğru okumak ne ile mümkün?Bir kavramın hakimiyet noktası(diğer bir ifadeyle başlangıcı)farklı bir kavramın esaret noktasıdır..Örn:Fransız ihtilali ile milliyetçilik kavramı hakimiyet kazanırken,Üniter devlet kavramı esaret altına alınmıştır;..Hakimiyet ve esaret noktalarının analizi bize kavram ile ilgili özü büyük oranda sunduğu gibi,bu hakimiyetin yayılış şekli ve başlangıç yer ve zamanı dikkate alınması şart olan ayrıntılardır..Kavram ve yapısını irdeledikten sonra asıl konumuz olan`` Kavramların Krallığına`` geçmek isterim..Düşünce her ne kadar derin olsada bir kavrama yaslamadan sunamazsınız..Sunsanız bile buna hazır olmayan zihinler onu çıplak kabul etmeyecektir..ne kadar mantıklı da olsa düşünceniz Çıplak`tır..Kabul edilemez ve akıl dışıdır..Belli bir süre zihninizde beslemeniz,zamanı gelincede bir kulp takıp sahneye çıkarmanızdır size düşen,işte bu ne kadar büyük bir anlayış zayıflığı ise,beterin beteri vardır nev`inden bunun daha beterini her an yaşıyoruz..Her köşe başında bir kavramın egemonyası altına alınıyoruz..Bundan daha ziyanı bu egemonya genellikle anlayamayan zayıf beyinlerin kavramdaki özü ziyadesiyle idrak edememesinden kaynaklanıyor,Bi düşünelim;Güncel bir mesele Başörtüsü;Toplumsal boyutuyla inceleyecek olursak,Başörtülü hanım kardeşlerimizin Özgürlük kavramının elinden tutarak Özlük haklarından olan Eğitimin egemonyası altında Gerekli öğrenimlerini serbestçe alabilmesidir normal olan;ancak anormal bir hareket oluşuyor ve bu girişimin Laik sisteme aykırı bir duruş olduğundan bahsediliyor.İşte bu aşamada insanlar Özgürlükmü?yoksa Laiklikmi?çıkmazına sürülüyor...Laiklik kavramına bir açıklık getirmeye çalışırsak;genelde tanımlamaya çekinilen bir kavramdır,hatta halk arasında ``Anlaşılmaz`` bile bulanlar vardır..Laiklik Avrupa da Ortaçağ da dinin her alanda hakim olduğu bir düşünce esaretinin altından çıkmış bir kavramdır..Genel manada bilimsel özgürlük ve düşünce özgürlüğü ile birlikte beraberinde toplumsal bir birleştiricilik rolünü üstlenmesiyle kabul görmüştür..Devleti yurttasa karsı Nötr seviyeye indirgemiş,özellikle dinin egemonyasından sıyrılmayı amaç edinmiştir..Bizim toplumumuzda ise Cumhuriyetin ilanıyla başlamış kavramsal içerik noktasında yurttaşa hitap etmiş ancak kavramın aslı itibarı ile devlete ait olmuştur..Toplumumuzun bakış açısıyla idrak etmemiz gereken önemli bir nokta,laiklik kavramının aslının insana değil devlete ait olmasıdır..Yani bir insanın ben laikim demesi hiçbirşey ifade etmeyeceği gibi ben laik değilim demeside bir şey ifade etmez...Önemli olan birleştirici rol yapısına sahip olan devletin Laiklik bir ilkemdir demesidir..Bu noktada bahsedilmesi gereken bir ikinci hususta şudur ki;kendini laik addeden ve yine kendini laik addedmeyen kesim arasındaki şiddetli sürtüşme,kavramın zaman içinde içinden çıkılamaz bir şekilde kompleksleşmesine sebebiyet vermiştir..Öyle bir kompleksliktir ki;bir taraf din düşmanlığı kisvesi altına alınırken,diğer tarafta yobaz olarak damgalanmıştır..Laiklik bir din düşmanlığı olmadığı gibi genel çerçevede anlayış biçimi sekülerizme dayalı olmalıdır..Bu ondan bir kopma demek değildir bu onu anlayabilmek demektir..Kaldı ki;insan bilmediğine ve yine cehaleti sebebiyle düşman kesilir..Hiç bir bağnazlık ve dogmaların esiri olmadan toplumuzu yönlendirmede kullanılan temel kavramların anayasal bir içeriğe sahip olması gerektiğini düşünüyorum...Madem ki bu gibi ilkeler Cumhuriyetin temel nitelikleridir;bunların anayasada sadece kavramsal boyutuyla değil içerik olarakta yer alması gerektiğini düşünüyorum...Bu hamle oluşturulumadığı sürece Kavramların sınır savaşı(Başörtüsü örneğinde oldugu gibi) maalesef devam edecektir..ve bundan zarar gören yine toplumun kendisi olacaktır..Şiddetli bağnazlıklardan sıyrılıp,aklı selim ile mantık ve izan çerçevesinde ,birbirimizin ve toplumumuzun gerçeklerinin farkına vararak,bir devrim havası içinde değil sağduyusal zeminde çözüm yolları üretip uygulamaya koymalıyız....
Yazı Sahibi
Etiketler
kavramlar+birer+siginakmidir+ , kavramlar , birer , sığınakmıdır , furkan , coskun , toplumsal , makaleler ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Ocak
6
Ocak
5
Masum Yüreklere Olan!(lanet Olsun İsrail Sana)
• Saniye Kaçar • Toplumsal Makaleler • 51 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ocak
5
Ocak
5
Ocak
2
Mart
14
Bir Sen Vardın Hep Sen Vardın!
• Furkan Coskun • Tutku Denemeleri • 471 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
3
Şubat
29
Şubat
28
Kavramlar Birer Sığınakmıdır?
• Furkan Coskun • Toplumsal Makaleler • 274 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Şubat
23
Mart
14
Bir Sen Vardın Hep Sen Vardın!
• Furkan Coskun • Tutku Denemeleri • 471 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Şubat
23
Şubat
28
Kavramlar Birer Sığınakmıdır?
• Furkan Coskun • Toplumsal Makaleler • 274 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
9
Şubat
29 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||
Copyrights © 2000 - 2009 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır

Rss |
İletişim