Rengin Hanım`ın RenkleriRengin Hanım`ın RenkleriTanıdığım en yaşlı aşk hırsızıydı .Yetmiş yıldan fazlaydı bu dünyada yaşadığı . Ellisi karabasanlıydı . O değil ; Yirmi yaşının kanayan ihtirası çalmıştı ; Orta yaşlı bir kadının kocasını , Başka çocukların babasını . Kan damlayan yerleri vardı . Kimse bilmiyordu sırrını . Duyanlar bilmezden geliyordu . Kimse girmek istemiyordu girdabına . Genel geçer doğrulara hükmünü yitirtiyordu , İlâhi büyüsü . Eli , ayağı , her yanı yaşlıydı . Bir tek gözleri yirmisinde . Büyük sırrı gözlerinden görünsün diye . Sürmeli iki ateş topuydu gözleri , Mavi alevli . Her yerini çizdim beynime , Bir bakamadım gözlerinin derinine . Gözleri korkunç maviydi , Belki de yeşildi . Gözleri onun cehennemiydi . Sanki bakan lanetlenecekti . Sesi , yüzü , Gülüşü bahardı ; Bin türlü çiçeğin intiharı . Gözleri , Çağlayandı ; Suyun intiharı Hep, bir anda ağlardı . Gözleri alabildiğine dişi , O , cinsiyeti olmayan bir duaydı . Ben bakamadım gözlerine . Hep korktum . Bir gün , ansızın ; Alımlı , Cilveli , Genç bir kadınla karşılaşır , Göz göze gelirim diye . Çok anlattı ; Nereli olduğunu , Nasıl yetiştiğini . Benim için önemli değildi . Kimdi , Neyin nesiydi ? Soluk alıyordum yanında , Rahatlıyordum . Dingindi . Sesi ; İçimde boy veren dikenleri törpüleyen bir müzikti . Arınıyordum onunla . En tatlı sözcüklerimi seçerdim , Ona dikenlerimi bırakıp giderken . Batardı ardımdan , Batardı . Kendiyle kalırdı . Kendine kanardı yalnızken . Hangi sözcüğün tutunsa savunma hükmüne , Aşk ; sandıkta boğulmuş siyah bir kombinezon kadardı . Sanki perili köşkünde , Dünya kurulduğundan beri yalnızdı . Buruktu sevdasının damağında kalan tadı . Oysa çocuklar doğurmuştu , Varmıştı kadınlığının doruğuna . Ama asırlardır yoktular , Yalnızdı . Herhangi bir kadındı çocukları için ; Varlığı , yokluğu fark etmeyen . Aramayarak onlar , neyin intikamını alıyordu ? Çoktan bağışlamıştı , Yıllar yılı yakardığı tanrısı onu . . . Bembeyazdı tanıdığımda . Aslında ışığın beyazda kırılmasıydı . Marazi sarısı da vardı , Ört bas edilmiş karası da . Ne yana dönse , Büyük aşkı ; Sandık derinliğinde kokuşan , Kırmızı bir kombinezon kadardı . Bir gün çıkıp geldiler ; Kardeşi ve oğlu . Salon terbiyesi görmüş , İyi yetişmiştiler . Kırdılar dallarını , Yoldular ; o evin duvarlarına dolanan ,sarmaşık yanını . Çıkarıp başına kalkan ettiği örtüsünü , Sosyetik bir şeye hapsettiler saçlarını . Aslında saçları onun kendine ait tek beyazıydı . Onlarsız yüzü renksiz , Hatta saydam kaldı . O an yüzü ; Ufacık bir denizanasıydı ; Çok dalgadan çıkmış , Çok tufan atlatmış . Yüzü hiç kimsenindi . . . Evinin esrarengiz yalnızlığından Alıp , götürdüler onu , Belki de bir huzurevinin huzursuz yalnızlığına . Orta yaşlı bir erkeğin yontulmamış ihtirasını kamçılamış , Bir zamanların dayanılmaz filiz bacakları ; Şimdi fil hastalığındaydı . İnerken merdivenleri sürünerek , Yere saçıldı , Rengin Hanım’ın tüm renkleri . Ayaklarıyla sakladı ; Karayı , griyi . Pembeler dağıldı etrafa , Yeşiller kaldı . Masum , zavallı turuncular . Çocuk şefkatinde ılınmak , Çocuklarına sığınmak değildi , Gittiği . Buydu işte ; Büyük aşkının ödeye ödeye bitmeyen , Milyon bablık En son bedeli . . . Kimse görmedi onu giderken . İhanetini de , Bedelini de . Kimse göremezdi ; Erik ağaçları çiçek açarken ve dökerken . Ya açmış olurlardı , Ya da dökmüş . Erik ağaçları çiçeğini bir gecede açar , Bir gecede dökerdi ; Herkes uyurken . Götürdüler , Gitti . Adı mı ? Rengin . O mu ? Tanıdığım en eski aşk hırsızı . . .
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Ocak
6
Ocak
4
Ocak
3
Ocak
2
Ocak
2
Mart
11
Mart
11
Mart
11
Mart
11
Mart
1
İistiridye Kabuğunda Sevmek Seni
• Özlem Keskin • Aşk Şiirleri • 184 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
1
Mart
11
Mart
11
Mart
1
Mart
1
İistiridye Kabuğunda Sevmek Seni
• Özlem Keskin • Aşk Şiirleri • 184 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||
Copyrights © 2000 - 2009 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır

Rss |
İletişim