kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Deneme / Deneme / Karalamalar

Sorunları Çözmek Gerek


Sorunları Çözmek Gerek

Sorunları Çözmek Gerek
Şu anda gündemimizi en çok işgal eden konular arasında bulunuyor ,türban. Şu bir aydır türbanla yatar türbanla kalkar olduk. Aslında bu konuyu bir aylık süre zarfına sıkıştırmakta ne kadar doğru olur bilemem. Çünkü Türkiye gündeminde zaman zaman kış uykusuna yatan zamanı gelince de uyanan bir kavram oldu bu türban. Tarihçesi, nereden geldiği ,isimlendirilmesi ,kullanım şekli ve daha aklınıza gelebilecek bir çok soru ve tartışma konusu…
İşte tam bu karmaşanın içinde gerçek olan bir şey var ,o da bu konunun varlığı ve yanında getireceği söylenilen endişeleri. Benim de tam olarak üzerinde durmak istediğim yerde konunu bu gerçekleri.

Hepimizin bildiği ve yakından takip ettiği gibi şu geçtiğimiz günlerde türbanla ilgili anayasa değişikliği cumhurbaşkanımız tarafından onaylanıp yürürlüğe girdi. Muhalefette daha değişikliğin yayınlandığı resmi gazetenin üstündeki mürekkep kurumadan anayasa mahkemesinin yolunu tuttu.(Anayasal hakkını kullanarak) Ama tabi ki de bu olaylar burada anlattığım kadar kolay ve çabuk gelişmedi. Deyimi yerindeyse kavgalar, kıyametler koptu. Ve bu kavganın tarafları sadece hükümet ve muhalefet olamadı , tüm Türkiye oldu.

Peki bu kadar tartışmanın nedeni neydi bu konunun. Bazılarına göre yanında getireceği endişeler. İyi de neydi bu endişeler. Türkiye’nin karanlığa gidiyor olması, İranlaşıyoruz korkuları, toplumun ikiye ayrılacak olması ve son olarak ta mahalle baskısı. Böyle söylenildi bize ,endişe…

Bana da durun demek geldi içimden bir durun! Ülkeyi şeriat ta boğmak istiyoruz denilmedi “İranlaşmıyoruz” , toplumu ikiye bölen zaten bu çağdışı yasaklar “bölünmüyoruz”. Aksine çağdaşlaşıyoruz laikleşiyoruz. Çünkü üniversite kapılarındaki türbansızsın ‘GEÇ’ , türbanlısın ‘KAL’ komutu veren bir trafik lambasını andıran zihniyeti kaldırıyoruz. Bu tablo inanın ki diğerinden daha laik ve demokratik.

Bu kadar kesin yargılara vardıktan sonra bu sorunu görmezden gelmek için ortaya atılan endişeleri de çürütmek boynumuzun borcu oluyor haliyle. En çok çekindikleri konudan başlayalım ilk önce , mahalle baskısı. Bilindiği gibi bu türban yasağı kamuyu ve haliyle üniversiteleri kapsıyor. Yani toplumsal alanda isteyenler türbanlarını takabiliyorlar. İstemeyenler ise de toplum içinde hiçbir baskıya ve dayatmaya maruz kalmadan gönlünce yaşayabiliyorlar. İşte durum böyleyken de benim aklıma şu soru geliyor: Bu mahallenin sadece türbansız üniversiteye giren kızlarımıza mı garezi var? Tabi ki de hayır. Türkiye bu konuları geçeli çok oldu , bazı şeyleri içinde sindirmeyi bildi . Ama bunları söylerken de benim çapulcu diye isimlendirdiğim bir takım insanları da hariç tutmak lazım. Bu çapulcu grubunun zaten türbanla veya bu hakkın savunucularıyla da ilgisi yok. Bu konu sadece onların yapacakları eylemlerin arkasına sığınacakları bir isimden ibaret olacak. Eğer endişe nedeni bu amaçsız küçük insan grubuysa burada herkese yapacak işler düşüyor ,yasaklardan önce.

Bir başka addettikleri endişe ise laikliğin elden gideceği yönünde. Türkiye bu slogana alıştı zaten ne zaman birileri bir şey yapmak istemese sorumluluktan kaçsa ,sorunları çözmek isteyenleri bu sloganla suçlar. Ama laiklik ilkesi anayasamıza girdiğinden beri aynen ulu önderimizin bize emanet ettiği gibi sapa sağlam yerinde duruyor. Ve toplumda ikilileşmeleri ortadan kaldıracak girişimlerle de bu emaneti geliştiriyor ve yarınlara daha güçlü bir şekilde devrediyoruz.
İşin kısası sorunlara ve gelişmelere bu kadar siyah gözlüklerle bakmanın gereği yok. İhtiyacımız olan şey geçmişten kalan sorunlarımızı geleceğe ertelememek. İşte bunu içinde sorunlarımızı bir mantık ve hukuk çerçevesinde çözmek ve ortak paydada toplanmak gerekiyor inanın bu bize yasaklardan daha iyi gelecek.


Sorunları Çözmek Gerek
Yazı Sahibi
Emre Cankara
Emre Cankara tarafından 1.3.2008 tarihinde eklendi 366 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrikler güzel bir yazı olmuş ama okul ödevi için biraz esinlendim yazıdan kusura bakma lütfen


02.03.2008 tarihinde yorumlandı.

tebrikler


02.03.2008 tarihinde yorumlandı.


Ocak
4
Geç Kalan Sevda
Hatice TaşdelenDeneme / Karalamalar • 93 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Ocak
3
Hayalin Gerçekçi Yanı
Onur CanavarDeneme / Karalamalar • 55 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
3
Çaylar Geldi!
Turan GündüzDeneme / Karalamalar • 34 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ocak
2
İssız Adam
Barış ÖztürkDeneme / Karalamalar • 75 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ocak
2
Detlenmişsin
Tuba AltınışıkDeneme / Karalamalar • 32 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Mart
29
Ne Renk Ne De Köken
Emre CankaraHayata Dair Denemeler • 190 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
1
Sorunları Çözmek Gerek
Emre CankaraDeneme / Karalamalar • 367 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
1
Sorunları Çözmek Gerek
Emre CankaraDeneme / Karalamalar • 367 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
29
Ne Renk Ne De Köken
Emre CankaraHayata Dair Denemeler • 190 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Sorunları Çözmek Gerek, Sorunları Çözmek Gerek denemesi, Sorunları Çözmek Gerek deneme, Sorunları Çözmek Gerek nedir?, Sorunları Çözmek Gerek hakkında bilgi, Sorunları Çözmek Gerek denemeleri, Emre Cankara denemeleri, Sorunları nedir, Sorunları denemesi, Sorunları denemeleri, Çözmek nedir, Çözmek denemesi, Çözmek denemeleri, Gerek nedir, Gerek denemesi, Gerek denemeleri,

edebiyat



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Gelen Gideni Aratır

Erol Sunat
Deli Para…

Sezer Nişancı
Yeni Yıl Eskidi mi?

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2009 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Videolar Arkadaş Bul