7 Yagmurdan Sonra Hüzün7 Yagmurdan Sonra Hüzün-Eee… tabi. Kız uzaklaşırken birkaç kez dönüp, kızaran yüzüme baktı, güldü.-Ne mübarek insansın yahu, insanların yüzünü güldürmede üstüne yok. -Valla sen daha mübarek insansın. -Niye? -Abi hiç mi Tv izlemiyorsun? -Bozuk ya uzun süredir, bilmiyormuş gibi soruyorsun. -Ya… Bu anlattığım olay benim başımdan geçen bir olay değil, Tv’de izlediğim bir reklam. -Hadi canım. Aslında anlamıştım. “Bu numarayı düşünüp bir de uygulamak Ümit’in harcı değil” diye düşünmüştüm. -Hadi hadi, inandın işte. -Yani sırf konuyu değiştirmek için miydi bu anlattıkların. -Konuyu değiştirmek için düşünürken bu reklam aklıma geldi, ben de kendime uyarladım, değiştirdim biraz. -Bu kadar ‘Konuyu değiştirdim, kurtuldum.’ diye sevinme. Asıl konuya daha girmedik bile. -??? -Uydurma değil, gerçek gönül işlerin ne alemde. -Bırak bu işleri şimdi. -Sen Annabel konusunu açarken, bir de şifremi ele geçirip, şantaj yaparken iyiydi değil mi? -Yok ya şifreni filan ele geçirdiğim. Çömez aşıkların hepsi biraz saf olur… -Neeee? -Her yere sevdiğinin ismini yazar. Ben de, “Benim arkadaşımın ne eksiği var, o da saf, o da şifresini sevdiği kızın ismi yapmıştır’ diye düşündüm. -Yani? -Yani şifreni filan ele geçirdiğim yok, o anda tahmin ettim. -Eh o zaman yemekten sonra sana çay yapmama filan gerek yok. -Önemli değil, içmesem de olur. -Tam anlayamadın galiba, ‘Çay içmeyelim’ demedim ki. Sadece, ‘Benim çay yapmama gerek yok.’ Dedim. Sen yapacaksın, ben de ayaklarımı uzatıp bekleyeceğim. -Ayıp oluyor ama. -Sana karate kursuna gittiğimden bahsetmiş miydim? -Tamam ya, bir daha hem benden iri, hem karate bilenlerden uzak olacağım. -Ben mi senden iriymişim. -Üstelik göbekli. -Bana bak! Mutfağa geçerken bağırdım. -Berbat şarkı söyleyen, İngilizce’den anlamadan yabancı sevgili bulan. -Ne sevgilisi ya, arkadaş arkadaş ! Sen bana şantaj yaparken iyiydi değil mi? Çabuk ol, bu kez konuyu değiştiremeyeceksin. Başımı uzattım, çaresizce; -İstersen bu konuyu kapatalım. -Yok ya. -Bitti… Başka bir sevdiği var. -Sen de birden anladın. Çayı koyduktan sonra salona döndüm. -Bak bir kez anlatacağım, bir daha sorma. -Bu ne ya, intihar öğretmeni karikatürüne benzedi. Karikatürde üzerine bombalar bağlamış bir adam çevresindekilere, “Dikkatli izleyin, bunu sadece bir kez göstereceğim” diyordu. -O zaman sen de dikkatli dinle. -Hazır ola da geçeyim mi! -Ben cesaretimi toplamıştım, Nur’a ilan-ı aşkta bulunmaya gidiyordum. -Elinde çiçekler. -Evet, ellerimde çiçekler. Tam evlerine yaklaşmıştım ki, yakışıklı birinin onlara geldiğini ve Nur ile neşeli, mutlu hallerini gördüm ve… -Ve…? -Geri döndüm, saklandım. Sonra elimdeki ismim ve bir şiirim yazılı kağıdı çıkardıktan sonra çiçekleri duvarın üstünden bahçelerini atıp uzaklaştım. -“Ya benimsin ya toprağın” tripleri filan ? -Olur mu, bizim sevdamız eski sevdalardan. Bakma sen görünüşte… -Bakmıyorum görünüşte… -Sus yine münasebetsiz bir şey söyleyeceksin. Her neyse görünüşte neye benzersek benzeyelim, içimizde daima sevdiğinin iyiliğini isteyen soylu bir yürek var. -“Mutlu ol yeter” diyerek mi ayrıldın oradan. -Evet. -Sonrası yok mu? -Sonrası iş yerine gelip, Ahmet abiyi bulmuş. Edebiyattan konuşurken bahsetmiştim, “İş yerinde bir yazar abi var” diye, unutmamış demek ki. -Öylesine mi aramış seni. -Sanırım öylesine, merak etmiş demek ki. Ne de olsa sohbetimiz, beraber bir Çankırı yolculuğumuz oldu. Neyse, sen ne yapacaksın bakalım Annabel ile. -Aslında ben de bilmiyorum. Saldım çayıra, Mevla’m kayıra mantığı ile, zamana bıraktım. Birbirimizi tanımaya çalışıyoruz sadece. -Görüşme filan var mı yakında? -Sen de her şeyi öğreneceksin yani…
Telif Hakkı Uyarısı 7 Yagmurdan Sonra Hüzün isimli yazı, Ahmet Ünal ÇAM tarafından 22.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 15 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 10 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Aralık
4
Aralık
2
Neresinde Kalmıştık Yaşamanın
• Ahmet Ünal ÇAM • Klasik Şiirler • 32 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
1
Aralık
1
Kasım
25
Kasım
13
A R K A D A Ş_10( S O N )
• Ahmet Ünal ÇAM • Yaşamdan Hikayeler • 60 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
21
Mayıs
15
Nisan
21
Temmuz
27
Temmuz
19 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||