kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Güncel Makaleler

Eteğimizdeki Taşlar…


Eteğimizdeki Taşlar…

Adetimizdir, bayılırız eteğimize taş toplamaya. Ömrü billah taş toplarız. Vakti saati gelince dökmek için niyetlenmişizdir bu işe.
Taşların güzelliğinden mi, özelliğinden mi, bilinmez dökemeyiz eteğimizdeki taşları…
Biz dökersek, başkaları da döker, ortalık karmakarışık olur diye mi, düşünürüz bilmem.
Taş diye emek emek toplanılan şey, sırdır, kindir, garezdir, çekememezliktir, hasetliktir, kıskançlıktır, erişemediğimiz şeylere çamur atma üzerine kurulu tezgahlardır, büyük bir çoğunluğu da dedikodudur.
Biz taş toplarken, diğer insanların eli de, armut toplamaz elbet…
Onlarda senin, benim, onun, ötekinin, berikinin aleyhinde bir şeyleri taş niyetine toplar hep.
Ummadığın taş, baş yarar demişler ya…
Çocukluktan beri taşlara meraklıyızdır.
Üç taş, beş taş, dokuz taş oynayarak büyümüşüz hepimiz.
Dağlara, taşlara diye temennilerde bulunmuşuz.
Az biraz taş toplamışız çok mu?
Eteklere saklanan taşlar, günü geldiğinde, dökülmezse de, birer, ikişer ortaya yuvarlanıverir arada bir!...
İşte o “arada birlere” dikkat etmek lazım…
Ya seçim zamanlarında, ya adaylık sıralarında köstek olsun diye, ayağı taşlara değsin de düşsün diye yuvarlanıverir ortaya…
Bu kötü huyumuz, bu karnımızdaki hıncımızı almadan inmeyen şişler, yaşama sebebimizdir adeta…
Herkesin elinde bir koz…
Herkes birbirinin açığını arar vaziyette…
İyi niyeti uzun, upuzun bir tatile göndermişiz. Her gelmek isteyişinde, tatilini uzatıp dururuz.
Hoşgörü, dostlar alışverişte görsün mukabilinden bir kavram…
Sıkılan dişlerin ardına özenle sakladığımız gülümseme, aşağılayıcı bir sırıtma şekline dönüşmüş.
Ukala bir tavırla eleştiriler yağdırmaya başlamışız, bize kim engelse…
Meyveli ağacı taşlarlar sözünü, hiç meyve vermediğimiz halde kendimize yontmaktan ayrı bir huzur bulmuşuz!...
Bizi alkışlayan bin yaşasın demişiz.
Dost doğruyu söyler, ama dostun doğru sözü, acı olur demişlerdi ya atalar…
Dost beni övendir, dost beni yanlış yapsam da, senden daha iyisi yoktur diye göklere çıkarandır, değilse dostum değildir diyen bir anlayış geliştirmişiz.
Herkesin topladığı taşlarda, karakterine göre oluşmuş zaten…
Herkes eteğindeki taşları döksün diyorlar ya…
Önce bu sözü söyleyenler bir döksün…
Döksünler de görelim yiğitliklerini…
Dökemezler…
Çünkü, karşı tarafında dökemeyeceğini iyi bilirler.
Taşlar döküldüğünde, ne tabular yıkılacak tahmin bile edemezsiniz.
Kendimiz eteğimizdeki taşları dökmeye yanaşmasak da, herkes eteğindeki taşları döksün yaygaralarında en önde koşmaktan kendimizi alamayız.
Bu yaygaralar aslında dök diyorsam da sakın dökme ha! anlamındadır. Parola anlaşılmıştır. İstenilen zaman kazanılmış, etekteki taşlar, ölüm döşeğinde söylenip söylenemeyeceği kadere kalmış son sözlere kalmıştır!...
Aslında, taşlar dökülmeye başladığı an, muazzam bir seyir anıdır.
Bu an, bütün bir ömürde birkaç kez ya yaşanır, ya yaşanmaz!...
Onun için, bu seyir anını kimse kaçırmak istemez.
Bildiklerinin yanına hiç bilmediklerini, hiç duymadıklarını eklemek tarifi imkansız bir duygudur çünkü!...
İnsanlar eteğindeki taşları bundan dökemiyor olabilirler mi?.
Bilemiyoruz amma, taşların en sırlıları ellerinde olanlar, o taşları koz taşı gibi ellerinde tutmaya devam ediyor gibi.
İşte onun içindir ki, ne kendileri ne de bir başkası için ileriye doğru yeni bir adım atılamıyor.
Birlik olunamıyor…
Dirlik olunamıyor…
Toplanıp, toplanıp dağılmanın adına da, bir yemek yedik diyorlar!...
Dökün şu eteğinizdeki taşları da, zararı yok biz görmeyelim.
Hatta kimse görmesin…
Ancak geriye doğru geldiğinizde kol kola gelin.
Gelemiyorlar…
Gelmelerine gururlar, kibirler ve çevreler mani…
O zaman, şu şunu neden bu kadar geçti, şu şunun gerisinde neden bu kadar kaldı gibi sözlere ve gerçeklere neden bu kadar şaşırıyorsunuz?
Yoksa şaşırma denen davranış biçimi de, oyunun bir parçası mı?




Eteğimizdeki Taşlar…
Yazı Sahibi
Erol Sunat
Erol Sunat tarafından 19.10.2008 tarihinde eklendi 338 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Eteğimizdeki Taşlar… isimli yazı, Erol Sunat tarafından 19.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Gülhan Teke yazıyı tebrik etti...
eline kalemine yüreğine sağlık ustam.Eteklerimizde o kadar çok taş var ki;bir ara döküp yeniden toplamaya başlamak lazım.Saygılarımla...


23.10.2008 tarihinde yorumlandı.

Şaşırmaktan başka ne yapabilirizki?Biraz konuşsak başlıyorlar taşlamaya,dökerlermi hiç taşlarını?


20.10.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
28
Deli Para…
Erol SunatGüncel Makaleler • 214 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
25
Özür
Nail AsarkayaGüncel Makaleler • 99 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
21
Yine Krizli Günlerle Karşı Karşıyayız!
Erol SunatGüncel Makaleler • 177 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Aralık
18
Pabucumun Bush’u
Sezer NişancıGüncel Makaleler • 291 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Aralık
15
En İyisi Edebiyat Yapmak
Erol SunatGüncel Makaleler • 213 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
28
Deli Para…
Erol SunatGüncel Makaleler • 214 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
21
Yine Krizli Günlerle Karşı Karşıyayız!
Erol SunatGüncel Makaleler • 177 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Aralık
15
En İyisi Edebiyat Yapmak
Erol SunatGüncel Makaleler • 213 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
5
Ekmek Aslanın Ağzında Hikayesi!
Erol SunatGüncel Makaleler • 254 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
30
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!
Erol SunatGüncel Makaleler • 247 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
20
İlkokul Öğretmenime
Erol SunatKlasik Şiirler • 2783 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Şubat
14
Sokak Çocuğu
Erol SunatToplumsal Şiirler • 2556 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Mayıs
21
Gül ve Bülbül Masalı
Erol SunatKlasik Şiirler • 2164 kez okundu. • -1 kez yorumlandı.
Şubat
14
Yarım Bardak Çay
Erol SunatEpik Şiirler • 1704 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Nisan
25
Hem Öksüz Hem Yetimdi
Erol SunatYaşamdan Hikayeler • 888 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Eteğimizdeki Taşlar…, Eteğimizdeki Taşlar… makalesi, Eteğimizdeki Taşlar… makale, Eteğimizdeki Taşlar… nedir?, Eteğimizdeki Taşlar… hakkında bilgi, Eteğimizdeki Taşlar… makaleleri, Erol Sunat makaleleri, Eteğimizdeki nedir, Eteğimizdeki makalesi, Eteğimizdeki makaleleri, Taşlar… nedir, Taşlar… makalesi, Taşlar… makaleleri,

edebiyat



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Gelen Gideni Aratır

Erol Sunat
Deli Para…

Sezer Nişancı
Yeni Yıl Eskidi mi?

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2009 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Videolar Arkadaş Bul