FermuarFermuar1976 yılının Haziran sonunda TRT’de hafta sonu canlı yayın programına çıkacağımızı duyunca çok heyecanlandık. Birkaç senedir halk oyunları ile uğraşıyorum, o güne kadar yaptığımız gösteri sayısı da çok fazla ama televizyon yayınına hiç çıkmamıştık. Üstelik canlı olarak televizyon yayınında yer almak inanılacak gibi değil. Yayın akışı içinde üç ekip gösteri yapacak, bende bunların arasında Artvin yöresi ekibinde oynayacağım.Günlerce hazırlanıldı, kısıtlı zamana göre oyun akışlarında yeniden sahne düzenlemeleri yapıldı. Beklenen o cumartesi günü geldiğinde tüm eşyalarımızı alarak heyecanla İTÜ Maçka Maden fakültesine gittik. TRT o günlerde bu binadan televizyon yayını yapıyor. Bize soyunma odası gösterildi, program sunucusu bizim derneğin başkanıyla söyleşi yapacak ve aralarda da üç ekip sırayla sahnede gösterisini canlı olarak yapacak. Sahne zaten çok da büyük değil, seyirci yok. Bizler tüm tanıdıklarımıza günler öncesinde filan tarihte televizyona çıkacağız diye söyledik. Bu olayı hepimiz önemsiyoruz. İçeride sahne kıyafetlerimizi giydik. Benim giydiğim siyah pantolon bana biraz dar geldi. Fermuarı da çok sağlam gibi gözükmüyor. Takviye olarak içeriden birkaç çengelli iğne ile de fermuarı takviye etmeyi ihmal etmedim. Artvin yöresi oyunları çok hareketlidir. Çökmeler kalkmalar, hızlı hareketler baştan sona devam eder. Neyse beklenen saat geldi, yönetmenin oluruyla müzikle beraber küçük sahneye çıktık ve belirlenen zamanda hayda hurra derken heyecanla gösterimizi bitirdik. Nefes nefese kenarda soluklanmaya çalışırken görevli bir bey yaklaştı, yayın yönetmeniymiş “Merak etme, seni önden çok göstermemeye çalıştım” “Anlamadım, nasıl yani” “Gösteri’de fermuarınız patladı, biz fark edene kadar biraz zaman geçti ama sonra sizi önden yakın bir daha almadık” dedi. Bir anda tepeden tırnağa kıpkırmızı olduğumu yüzümün yanmasından anladım. Fermuarımı yokladım, açılmış ve çengelli iğnelerde firar etmişler. Grup içinde büyük bir şamata oldu, kahkahalar her yanda. Benim beyaz çamaşırım bir anda tüm Türkiye’de ekranların karşısındaki insanların gözünün içine girmişti. Canlı yayın azizliği işte buydu ve bu sefer beni yakalamıştı. Sonra toparlanıp çıktık, gösteride akılda kalan tek kare benim beyaz çamaşırımın göründüğü an olarak çevremizde tescil edildi. Namus iki paralık olmuştu. Sahnede böyle komik olaylar işin tadı tuzu aslında. O sene aslında yine neşeli bir olay yaşamıştık. Dernek olarak kız liselerinin gösterilerinde de kızlara eşlik etmek içinde gidiyorduk. Yine böyle bir Kız Lisesinin gösterisi var. Okulun salonundaki sahne’nin arka kısmının ortasında küçük bir çıkış var. Prova yaparken o çıkışa dikkat etmemiz konusunda bir birimizi uyardık. Öğleden sonra gösteri başladı, biz altı erkek dansçı tüm ekiplerin değişmez elemanıyız. Antep yöresinin dokuzlu oyununu oynuyoruz, bir ara ekipten bir arkadaşı sahnede göremedik. Ekip şefi arkadaş hemen uyandı ve ekibi yerinde oynatmaya başladı. Biz o anda neler olduğunu anladık, bir arkadaşın oynarken dikkati dağılmış ve o küçük çıkışa düşmüş. Çıkarken bir daha düşmesin mi, işte o zaman salonda kahkaha koptu. Çocukcağız zaten utanç içinde, bir de kahkahaları duyunca iyice kızardı ama ekibe katılıp oyuna da devam etti. Yıllar sonra bir bankada çalışmaya başladım, işe girişimin ikinci günü bağlı olduğum genel müdür yardımcısı merkez şube’de yapılacak bir toplantıya beni de götürdü. Tanışıldıktan sonra yumuşak deri koltuğa oturdum. Herkesi takip etmeye ve konuyu da iyi anlamaya çalışırken bir ara gözüm karşımda oturan hanımın bakışlarına takıldı. Yan gözle bana baktığını hissettim. Gayri ihtiyari önüme baktım. Fermuarım açılmış ve alttan da gömleklerimin etekleri ile çamaşırım görünüyor. Bir anda soğuk terlerin ensemden aktığını hissettim. Hızla ceketimin iki parçasını önüme aldım, elimdeki notları da önüme koydum. O andan itibaren de dikkatim sıfırlandı, toplantıdan koptum. Toplantı çıkışı genel müdür yardımcısı dayanamayıp sordu “Sen böyle suskun durmazdın, ne oldu?” “Pantolonumun fermuarı patlamış, sonra fark ettim ve ondan sonrada koptum” Kahkahalarla gülüşürken ben bir terzi bulmak için çıktım.
Telif Hakkı Uyarısı Fermuar isimli yazı, Gürcan Şen tarafından 20.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Ocak
5
Aralık
31
Aralık
29
Aralık
28
Aralık
26
Aralık
29
Kasım
28
Kasım
26
Kasım
11
Kasım
7
Aralık
18
Temmuz
10
Eylül
9
Mart
2
Ekim
20 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||
Copyrights © 2000 - 2009 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır

Rss |
İletişim