Toplam Kalite Yönetimi ve Genel EleştirisiToplam Kalite Yönetimi ve Genel Eleştirisi“20. Yüzyılda üretim seferberliğine başlayan Japonlar, “tüm ekonomileri”, Japon mucizesiyle, yani, tabandan tavana doğru tüm çalışanların yönetime yaratıcı katılımını öngören uygulama yönetimiyle, TKY ile sollamışlardır” Her yazardan okuyabileceğiniz bu hayranca yazıların okuyuculardaki etkisini düşünüyorum da… Okuyucu hayranlığından öte, uygulama haline geçmiş bir organizasyon… Her öğretmenin dilinde pişmiş bir bakla… Aynen çoklu zekâ gibi… Çoklu zekâ uygulaması ve teorik temellerinin eleştirisini başka yazının konusu yaparız. Bu yazının konusu: TKY nedir? Hayran olunacak tarafı var mıdır? Varsa, bu uygulamanın neresine vurulduk? Neden bu kadar çok, dilimizde kalabildi? Toplam kalite yönetimi, fabrika üretim tarzıyla geliştiği ve diğer alanlara uygulanmaya çalışıldığı için kavramları da üretim süreciyle ilgilidir: Gelişme ve yaratıcılıkta tüm katılanların katkısı, sürekli motivasyon, eğitim, kalite devrimi, müşteri, onurlu çalışma ortamı, sürdürülebilir gelişme… Elbette TKY sadece üretimi değil değer üretimini de kapsamaktadır. Dolayısıyla TKY gürül gürül üretimin(!)vebalini değer üreterek de kılıflayan bir sistem üst kuruluşudur. Nerede kullanıldığı da önemlidir. Öğretmenler için ayrı sonuç verir emniyet görevlileri için ayrı fabrikada çalışanlar için ayrı ve sağlık alanında ayrı sonuçlar verir. Kapitalist sistemde ayrı sonuç verir sosyalist sistemde ayrı… TKY asıl olarak, insan yetiştirmede ayrı sonuçlar verir mal yetiştirmede ayrı… İlk toplam kalite uygulaması farklıydı şimdinin Japon harikası, üretime koşullandırılmış TKY’si farklı. TKY genel hatlarıyla şöyle eleştirilebilir: 1) TKY uygulamaları Japonya’dan evvel Türkiye’de, kaliteyi değiştirmek ve yükseltmek için yapılan atılımlarla mevcuttur. 1924–32 Devrim yasalarının uygulamaya geçişi, Alman faşizminden kaçan bilim insanlarının Türkiye’deki eğitim, bilim, sanat, hukuk ve mimarî planları bu konuda öncü çalışmalardır. 2) Atatürk Türkiye’sinden de evvel TKY, insanlığın “kadın ve çocuk merkezli” kaliteli insan yetiştirme düzenidir. Eğer insanlık bu düzeneği geliştirmemiş olsaydı muhtemelen kendinden önceki 100 tür gibi elenecekti! Japonlar da ilk insanlık gelenek ve göreneğine daha yakın olan ulus oldukları için, İngilizler gibi, teknikle buluşan uyum sağlama gelenekleri, tabandan tavana uygulamasını süratle geliştirebilmiştir. İngiltere kapitalizme geçen ilk halksa klasik anlamda son geçiş de Japonlarla olmuştur. 3) Toplam kalite, tüm çalışanların üretime toplam ilgisinin düzeneğidir. Herkes şu üretimin elinden tutsun, demektir. Dolayısıyla, insanlık, üretimle yatıp üretimle kaldırılmak istenecektir. Üretimin doğayı ve dolayısıyla insan doğasını iğdiş ettiği unutturulacak, bu sisteme herkes ortak edilerek sorumluluk dağıtılmış olacaktır. Böylece herkes kapitalist vicdanı paylaşarak gık çıkarmayacaktır! 4) TKY’ nin Türkiye’deki uygulanması gönüllülük esasına göre yürütüleceği söylense de, tarihine layık olarak(!) yukarıdan aşağıya dayatılmaktadır. Sınıf geçme yönetmeliği gibi uygulanması zorunludur. 5) TKY uygulamaları için ekstra bir zaman ya da ücret verilmez; dolayısıyla, zorla fedakârlık öngörörülür. 6) TKY’ nin eğitim ve öğretime uygulanmasında sonuçları itibariyle şunlar görülmektedir: a) Devlet vergiyi peşin almaktadır fakat, sonradan da “her işe ben yetişemeyeceğim; param yok; işlerinizi sizler çözün; her şeyi devletten beklemeyin;” demektedir. b) Hizmet gören insanları “müşteri” gibi görerek, eğitimin özelleşmesinin zeminini hazırlamaktadır. c) Her okul çevresi(muhtar, esnaf, belediye) ve müşteriler(veli) farklı beklenti içinde olacağı için yakın zamanda her eğitim bölgesi kendi müfredatını hazırlar duruma gelecek ve ulus devlet bilinci aşındırılabilecektir. Uygulanacak sistemlerin doğruluk ölçütü yoktur. Müşteri istiyor denilerek din derslerinin çoğaltılması veya özellikle dinsizlik dersinin konulabilmesi veya kendi ana dilinde eğitim yapılabilinecektir. d) Tüm doğrular oy birliyle, müşteri memnuniyet anketleriyle belirlenmiş olacağı için her zaman azınlıkta kalan olacaktır. Muhalif olan memursa 76. madden, bakanın keyfiyetiyle sürgün edilebilecek veya “muhalif olanlar kendilerine çalışacak başka yer bulsunlar ,” türü toplumsal ayrımcılık da görebilecektir. e) Müşteri her zaman haklıdır denilen bir hizmet anlayışında, eğitim-öğretimde kalite, istenildiği gibi olacağı için (!) emeğini satanlar için birinci amaç yerel yönetimin istediği insan olmak ve her siyasi seçim sonucuna göre adam(!) olmaktır. Böylece eğitim-öğretim her seçim döneminde deneme tahtası olacaktır (şimdi de az çak böyledir). Çalışanlar için her devrin adamı olmak, gelene ağam gidene paşam demekle mümkün olacaktır. * * * Bugünkü koşullarda uygulana toplam kalite insan verimliliğinin en iyi şekilde, topluca, ucuza sömürülmesiyle ilgilidir. Denklik yasasına uygun üretim yapıldığında, doğrudan demokrasiye katılmanın koşulları hayata geçtiğinde, toplam kalite anlayışımız yerli yerine oturacaktır.
Yazı Sahibi
Etiketler
toplam+kalite+yonetimi+ve+genel+elestirisi , toplam , kalite , yönetimi , ve , genel , eleştirisi , gürkan , adam , eleştiri , makaleleri ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Toplam Kalite Yönetimi ve Genel Eleştirisi isimli yazı, Gürkan Adam tarafından 21.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Ocak
7
O Çocuklara Sıkılan Mermi Olmayın
• Aylin Başdemir • Eleştiri Makaleleri • 18 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ocak
7
Ocak
6
Ocak
5
Ocak
5
Ekim
29
Türk’ün Felsefeyle İmtihanı (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • İronik Hikayeler • 237 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
21
Toplam Kalite Yönetimi ve Genel Eleştirisi
• Gürkan Adam • Eleştiri Makaleleri • 240 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
4
Bir İstifa Dilekçesi Örneği
• Gürkan Adam • Eleştiri Makaleleri • 2576 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
4
Organik Ağa (kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • İronik Hikayeler • 298 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Temmuz
31
Kansız Oldu! Birinci Cumhuriyeti Gömdük Netekim!
• Gürkan Adam • Siyasi Makaleler • 374 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
10
Yaşlı Adam ve Deniz(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Yaşamdan Hikayeler • 2763 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
4
Bir İstifa Dilekçesi Örneği
• Gürkan Adam • Eleştiri Makaleleri • 2576 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
10
Momentten Önce(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Başkaldırı Hikayeleri • 2025 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
23
Sıralara Kazınmış Hayatlar(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Dostluk Hikayeleri • 1934 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
14
Duyuyor Musun?(kısa Film Senaryosu)
• Gürkan Adam • Dostluk Hikayeleri • 1824 kez okundu. • 3 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||
Copyrights © 2000 - 2009 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır

Rss |
İletişim