Acıtatlı Arası
Kaç rüyada kucakladın beni, kimbilir? Soğukluğumu avuçlarında dolaştırdın, şakaklarına sürdün. Hiçbir derecenin saptayamadığı kadar soğuktum, kucaklayarak ısıttın beni. Kendine öfkeliydin kimi zaman,saçma delice, umarsız, umutsuz bir şekilde hüngür hüngür ağlarken sen ve ben gitgide uzaklaşıyorken senden kucakladın beni.
Kaç yağmurda kokladın beni, kimbilir? Sırılsıklamdım, kendimden kaçmıştım, korkuyordum, yanaklarımdan yağmuru silerek, sesindeki titremeyle, boğazındaki tıkanmayla kucakladın beni.
Kaç fotoğraf karesinde kucakladın beni, kimbilir? Ben gizemli, şaşkın bakışlarla bağımlılığımı sergilerken sana, sen gözaltlarında belirmeye başlayan hüzünlerinle, sarsıcı bir yorgunlukla kucakladın beni.
Kimi zaman arzularını duygularını yaşattın bana; sımsıkı sarılarak, kimi zamanda güçsüzlüğüme yalanlar uydurarak…
Söyle bana şimdi ne zaman, nerede, ne durumdayken sen, ne durumdayken ben ve neler hissederek, neler hissettirerek kucaklayacaksın beni?