Acıya Verecek Meteliğim Yok Artık
25 / 7 / 2007 Çarşamba tarihinde Bekir Cevizci tarafından eklendi, 437 kez okundu...
“Gece saat 00:20. Bir tarafta göz kapaklarımı ağırlaştıran; günün yorgunluğuna bürünmüş uyku, diğer tarafta ise yazmak için inanılmaz bir enerji hissettiğim parmaklarım… Elbette ikincisi ağır bastı. Arşa kanatlanan öfkemi alıp, ucunda eze eze yok etmek için sarıldım kalemime. Yaz, karala, tekrar yaz… Ama rahat yok ki; kar...” Okuyucu Puanı ;
Acıya Verecek Meteliğim Yok ArtıkGece saat 00:20. Bir tarafta göz kapaklarımı ağırlaştıran; günün yorgunluğuna bürünmüş uyku, diğer tarafta ise yazmak için inanılmaz bir enerji hissettiğim parmaklarım… Elbette ikincisi ağır bastı. Arşa kanatlanan öfkemi alıp, ucunda eze eze yok etmek için sarıldım kalemime. Yaz, karala, tekrar yaz… Ama rahat yok ki; kardeşim öfkeliyim diyorum, yapmayın. Geçme penceremin önünden gâvur traktör, gecenin bu vakti gıcırdatma dişlerimi. Her tarafım öfke, her tarafım barut… Geçme buradan, küfretmek için bahane aradığım bir vakitte sebebim olma. ……………. Aslında yazmak için didiştiğim şu aptal kişiliğim. Şu önüne gelene melek gözüyle bakan şaşkın, şaşı, şizofren gözlerim… Gördün işte yine değil mi, melek yüzleri! Yine yedin değil mi kazığı? Yine aldın işte değer verdiklerinden, bukalemun sözleri. Ya sen hiç akıllanmayacak mısın? Kaç kere kapattın kapılarını ama her seferinde, belki yalnızlığıma ilaç olur diye, aldın değil mi birilerini içeri? Akıllanmazsın sen oğlum, hayatın hep darbe yiyerek geçecek. Yok değil mi dürüst insan? Ya da seni buluyor hep, bu sorunlu hilkat garibeleri. Belki denedin kendi kendine yetmeyi değil mi? Ama o zaman da “Ne kendini beğenmiş,ne soytarı” dediler. Hâlbuki bilmiyorlar, sen onların verdiği acıyla kıvranmaktasın ve çaresizliğin en koyu karanlığındasın. Her seferinde çaldın aşkın kapısını kırılırcasına, usanmadan, sabahlara dek ama hiçbir zamanda açmadılar kapıları. Hepside kilitleyip attılar anahtarını, Cehennemin bilmem kaçıncı katına. Ne doğru dürüst sevebildin, ne de doğru dürüst sevildin… Göm artık baltalarını şimdi ve rahat bir uykuya dal, bir sonraki savaş dumanını görene kadar. Kaç kamyona stepnelik yaptın, hiç düşündün mü? Yada yokuşta kalmış frenleri tutmayan kaç namerde, takozluk? Ama yok öyle suçu ona buna atıp kurtulmak. Bir suçlu varsa o da senin şu aptal kişiliğin. Defalarca dedim değiştir diye ama anlamadın. Sana hep dedim ve yine diyorum; insanlar o kadar insan değil. Bu gerçeği kabullenip ya kendine yeni bir mantalite çizersin yada böyle kazık yiye yiye ölüp gidersin. Yok diyorsun, tahammülüm kalmadı acıya. Mademki hiç kimsenin seni acıtmasını istemiyorsun o zaman kendin acıt yüreğini. Hem kendi yaparsa o kadar koymaz insana. Acıyacak yer kalmayınca işte o zaman rahat edersin. Belki de “acımadı ki, acımadı ki” bile dersin… BEKİR CEVİZCİ *Lütfen alıntı yaparken kaynak gösteriniz.
Bu yazıya sadece yazarın arkadaşları yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Eylül
5
Eylül
4
Eylül
4
Eylül
4
Eylül
4
Eylül
4
Eylül
1
Kaşgarlı Mahmud 1000 Yaşında
• Bekir Cevizci • Eğitim Makaleleri • 50 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Baksen Şu Bir Karış Toprağın Ettiğine
• Bekir Cevizci • Memleket Hikayeleri • 113 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
29
Temmuz
16
Sözlerin Resmini Çizmek
• Bekir Cevizci • Hayata Dair Denemeler • 141 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
6
Ben Hayat Doluyum Ey Ölüm Öldür Öldürebilirsen
• Bekir Cevizci • Başkaldırı Hikayeleri • 1274 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
25
Artık Hiçbir Yüz Güzel Değil Senin Yüzünden
• Bekir Cevizci • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 900 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
9
Mayıs
23
Mayıs
17
Zamansızlığın Yokuşlarında
• Bekir Cevizci • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 744 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||||