Adalet / Din / Demokrasi / Cevdet SaitAdalet / Din / Demokrasi / Cevdet SaitGünümüzün müslüman bilinen düşürleri, moda olan demokrasiye kıyısından, köşesinden giriyorlar. Bir şey anlatmaya çalışıyorlar ama, sanırım beceremiyorlar. Bu düşünürlerden bir tanesi, Suriye`li Cevdet Sait. Cevdet Sait, ZAMAN gazetesinin ricası üzerine konuşmuş. Kah demokrasi demiş, kah din. Bazen de ikisini bir birinin içine sokmuş, Demokrasi eşittir din şeklinde formül ileri sürmüş. Konuşma, röportaj olarak gazetede yayınlanmış. Ben, ZAMAN gazetesindeki bu röportajın altına yorum yapmaya çalıştım. ZAMAN, 500 karakterlik yorum kabul ediyor. Benimki fazla oldu; ancak yarısı röportaj yazısının altına eklendi. O yüzden de anlatmak istediğim anlaşılamadı. Muhterem Düşünür Cevdet Sait, ``Adalet Allah`ın emridir`` buyurmuş önce. Sonra devam etmiş ``İslam ülkeleri onu kaybetmiştir`` diyerek. Hey mübarek düşünür! Burada bir yanlışlık oluşmuyor mu? Adaletin kaybolduğu yer, zulümatın hakim olduğu yerdir. Zulümatın hakim olduğu yer ise, nasıl İslam ülkesi olarak anılıyor, anlayabilmiş değilim. Peygamberlerin gönderilme sebebinden de bahsetmiş; ``Onların vazifesi, insanların arasında adaleti ve doğruluğu düzenlemektir`` demiş. Şimdi biz bu söze nasıl anlam verelim? İslam diye anılmaya devam eden ülkelerde, adalet yok ise, ya peygamber gelmemiştir, ya da, peygamber gelmiş, önem verilmemiştir. Arzu edilen adalet oluşumu dil üstünde böylesine raks ediyorsa, peygamber çıkma işaretleri oluştu mu yoksa? Belki yadırganacak bir konudur bu. Ama yadırganmamalı, peygamber geldi-geliyor-gelecek sözleri dış basının sayfalarından çıkmış, Türk basınının sayfalarından bütün ülkeye yayılmıştı. Cevdet Sait, adaletin, yalnız Hulefa-i Raşidin döneminde gerçekleşmiş olduğunu söylüyor. Hulefa-i Raşidin devrinde adaletin olduğu söylendiğinde, `İslam` o anda vardır demektir. O ânın dışındaki zamanlar, herhâlde, Allah`ın peygamber gönderme sebebi olabilir. Adaleti tepenlerin yüzünden adaletin olmadığı yerde, zulüm bütün şirretliğiyle kendini gösterir elbette. `Ah`lar, `vah`lar ayyuka çıkar. Ağlayışlar ve hıçkırışlar oluşur. Nasıl oluştuğu anlaşılamayan bunalımlar birbirini kovalar. Ağlayış, hıçkırış ve bunalış içinde kalanlar, medet umacakları kimseleri aramaya başlarlar. Dışarda bunu, `peygamber` anlamına gelecek sözcükle belirtiyorlarmış. Zulüm gösterenlerin, peygamber bekleme gibi bir dertleri olmayacaktır. Para veya saltanat olarak güç, onlardadır. Nizamı onlar belirleyecekler, menfaatlerinin azaldığı hallerde, kendi oluşturdukları nizamnameyi bile yamultmaktan çekinmeyeceklerdir. Ah ve vah`larıyla adalete muhtaç olduklarını belirten insanlar ise, peygamber bekliyeceklerdir boyunları bükük. Ama garip ki, peygamber tanıma bilgileri yoktur. Çoğu kez sahteleri çıkar ortaya; oluşmakta olan adaleti, alavere-dalavere oyunlarıyla mecrasından çıkarıverirler. Düşünür Cevdet Sait, demokrasi hakkında konuşunca şöyle bir tesbit yapıyor: İslam bilinen toplumlar demokrasiyi istemiyorlar. Çünkü korkuyorlar demokrasi gelirse din yıkılır diye.`` ``Halbuki!`` diyor Sait. ``Din demokrasinin ta kendisidir.`` Künhüne vuruldu; sesi duyuluyor mu?! Bu tesbitle yüz yüze kaldığımızda, artık demokrasinin din olduğuna karar verebiliriz; ``Hayır. demokrasi din değildir`` narası atacaklar çıksa da. Ama İslam dini olduğuna karar verebilir miyiz, o ayrı. Muhterem Cevdet Sait, keşke bundan da bahsetseydi! İbrahim Faik Bayav (23 Mart 2008 17:05 SARIGAZİ-İSTANBUL)
Telif Hakkı Uyarısı Adalet / Din / Demokrasi / Cevdet Sait isimli yazı, İbrahim Faik Bayav tarafından 23.03.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
29
Kasım
29
Kasım
27
Bizimle Başa Çıkamazsınız
• Rasim Canbolat • Eleştiri Makaleleri • 62 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
27
Kasım
23
Öğretmen Sevgiden İbarettir
• Erol Sunat • Eleştiri Makaleleri • 205 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
1
Kasım
21
Vicdanda Çözülecek Sorun Vicdan Varsa Çözülür
• İbrahim Faik Bayav • Toplumsal Makaleler • 105 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
Nükteli Fıkralar 22 (141 / 145)
• İbrahim Faik Bayav • Komik Hikayeler • 222 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
12
Nükteli Fıkralar 21 (136 / 140)
• İbrahim Faik Bayav • Komik Hikayeler • 375 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
10
Bilgiç Dayı`dan Nükteler 54 (321 / 325)
• İbrahim Faik Bayav • Mizah Denemeleri • 82 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
29
İki Dörtlük / Şiir ve Edeb
• İbrahim Faik Bayav • Didaktik Şiirler • 2119 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ağustos
14
Masal / Aslan Şempanze ve Orman
• İbrahim Faik Bayav • Hayvanlara Ait Hikayeler • 1750 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
21
İki Dörtlük / Soyguncu Delikanlı
• İbrahim Faik Bayav • Didaktik Şiirler • 1507 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
16
Masal / Koyun Keçi ve Tilki
• İbrahim Faik Bayav • Hayvanlara Ait Hikayeler • 1467 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
31
Nükte / Adı Taciz Olmuş!
• İbrahim Faik Bayav • İronik Hikayeler • 1272 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||