Ra` Dan Gelen Taştan BebeklerRa` Dan Gelen Taştan BebeklerArtık ne Tanrılar var sayıklandığım, nede bir soluk için yakarışlarım.Kaçıncı yokluk ve hiçliğin kristalleri kırılan; ellerim kan yazıları ile darmadağın. Yokolmuş bir diyardan yeniden bir ses beklemek gibi bir düş kurar oldu taşlanmış yürekler. Nedenlerin döner kuyularında olta atan balıkçılar kadar hüsran bir sonu bekliyorum. Onca ümidin darağacına asılışını seğrettim belkide bu kuyunun başında. Oysa son bir umutla, tek kalan bir solukla... Sonu gelmeyecek bir dizinin başkahramanı olmak gibi birşey bu. Sonu yoktur; seyirci iyi son bekler ama yönetmen sıkılmıştır artık bunlardan; ya öümdür yada ölümden beter ayrılıktır netice.Yoksun artık bu sahnede... Beklemenin insanı kahreden istasyonunda mevsimler geçmiştir; tren defalarca uğramıştırda o istasyona açılmamıştır kapıları. Hep bir sonraki sefer, her bir sonraki. RA`dır o! Kaçıncı düşündün düşmüş, kaçıncı kez terketmiştir rüyalarında kendisini. Kaçıncı kez lanet etmiştirde kendisine; kaçıncı kez uğramıştır bir çocukla oynar gibi aynı istasyona gelerek. Oyuncağı elinde alınmış bir kız çocuğuna "Bak bebeğini getirdim sana" diyerek kaçıncı kez taştan bebekler kırmıştır rayların dibinde. Bıkmadan kaçınçı bekleyiştir bu; kırılan bebekler, kırılan umutlar, kırılan geleceğin törpülenmiş mirası... Şimdi yokluğun yokluk dendiği, alay edildiği saçaklar altında ıhlamur kokularından uzak; açmayan mor salkımlara hasret, beyaz gelincik şafağında mesneviler gibi tek bir papatya yaprağına yazılıyor herşey. Artık iklimler aynı, aynı haftalar, aynı saat koşuyor önümde. Bir kolum bir ilin dağlarında zeytin dalı tutarken ıslanıyor unutulmamış bir hatıranın kıyısında. Bir kolum bir okulun duvarlırını boyuyor derin okyanus mavisi. Acının , cefanın, yıkılmışlığın, ezilmişliğin zindanında aynı nağmeyi fısıldıyor dudaklarım da, bir ilahi ekliyor ruhum sonuna "Ölüyorum!". Her yenigün başka acı, her yenigün başka keder ve başka umutsuzluklar seriyor ve bir dua yeniden yeniden yükseliyor göğe doğru parçalanmış taştan bebeklerin avuçlarından martıların kanatlarına: YOKLUK... Adını yokluk koydum. Artık ne gelebilirsin ne de gel diyebilirsin... düşgezginin anısına.(RA).. denizden
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Ra` Dan Gelen Taştan Bebekler isimli yazı, Nalan Öztürk tarafından 11.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
2
Son Bir Nefes Hakkım Var Sende
• Asude Kökbek • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 53 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
2
İçimizden Bir Yıldız Kaydı
• Selahattin Yetgin • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 44 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
2
Yalnız Kalmak Karanlık Gecede
• Sadi Saçak • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 34 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
22
Kasım
21
Kasım
21
Kasım
21
Kasım
20
Ağustos
22
Ağustos
16
Ağustos
14
Ağustos
14
Şimdi Bir Çocuk Olsam Sevginle
• Deniz Oğuz • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 137 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
8 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||