Adnan HocaAdnan Hoca.......Okul öğretmenlerinden matematik öğretmeni olan Adnan Hoca on yıldır öğretmenlik yapan bir memurdu. Öğretmenlik hayatı boyunca öğrencileriyle arasında hiçbir sorun yaşanmamıştı. Ancak son tayin olduğu lisede son sınıf öğrencileriyle tartışmalar olmuştu. tartışmaların sebebi ise öğrencilerin yazılı notlarının düşük olması nedeniyle öğrenciler suçu öğretmenin üstüne atarak yazılı sorularının zor olduğunu söylemeleri ve disiplinli bir öğretmen olan Adnan Hoca`nın dersinde sırf öğretmene gıcıklık olsun diye konuşmalarıydı........Adnan Hoca bir eşi ve iki erkek çocuğu olan yakışıklı, yeşil gözlü, zayıf, kısa saçlı, nerede ne yapması gerektiğini bilen ve disiplinli bir kişiliği vardı. .......Adnan Hoca`nın hiçbir suçu yoktu. Onun tek suçu öğrencilerin bir türlü ısınamadıkları matematik dersinin öğretmeni olmasıydı. Son sınıf öğrencileri genelde erkekler olmak üzere kendi aralarında gruplar kurdular. Adnan Hoca okula gelene kadar bu gruplar birbirleriyle kavgalıydılar. Fakat Adnan Hoca okula gelince öğrencilerin arasında bırakın kavgayı söz dalaşı bile olmamıştı artık. Hepsi tek bir yürek olarak Adnan hocaya yüklenmeye başlamışlardı. Bunu farkeden Adnan Hoca öğrencilerle bir tartışmaya girmekten kaçınarak her tartışma başayacağı zaman uzlaşma yolları aramaya başlar ve alttan alırdı. Birgün okul çıkışında öğrenciler evine gitmeye çalışan Adnan hoca`nın önünü keserler ve parasını isterler. Adnan Hoca baştan parasını vermek istemez ve öğrencilerden kaçmaya çalışır. Bir- iki sokaklık kovalamacadan sonra genç ve çevik olan öğrenciler Adnan Hocayı yakalarlar ve tekrar cebindeki tüm parasını isterler. Bu durumda yapacağı bişeyinin olmadığını anlayan Adnan Hoca tüm parasını öğrencilere verir. Bunun üstüne öğrenciler bu işin bu kadar çabuk bitmediğini söylerler ve Adnan Hocayı düvmeye çalışırlar. Adnan Hoca aldığı darbeler karşısında öğrencilerin bu saldırıyı yapacağını önceden bildiği için cebinde taşıdığı sustalıyı çıkarır. Bunu gören öğrencilerden biri "bunu sen istedin hoca" der ve haydi arkadaşlar der. birden bütün öğrenciler ceplerinden bişeyler çıkarmaya başlarlar. Kimi sustalı çıkarır kimi ekmek bıçağı çıkarır kimide kelebek adı verilen çakısını çıkarır cebinden. Adnan Hoca bu gösteri karşısında birden heyecana kapıldı ve ne yapacağını bilemedi. Baştan kaçmayı denedi fakat öğrenciler tarafından önü kesilince mecbur karşı koymaya çalışacağını anladı. Baştan tek tek saldırmaya başlayan öğrenciler Hocayı böyle alt edemeyeceklerini anlayınca topluca saldırdılar ve çakı ve bıçaklarını Hoca`nın vücuduna sokmaya başladılar. O ıssız sokakta Hoca`nın bağırışlarını kimse duymadı. Öğrenciler yaptıkları bu hain saldırının ardından hepsi şehrin ayrı bir köşesindeki evlerine kaçtılar ve kimseye bişey belli etmemeye çalıştılar. Yarın sabah okula gittiklarinde Adnan Hoca`nın aşırı kan kaybından öldüğünü öğrendiler. Öğrenciler bir araya gelerek bu konuyu kimseye anlatmamaları gerektiğini ve konunun orada kapandığını söylediler. Öğretmenin öldürülmesi haberi bütün televizyon kanallarında yayınlanmıştı. Tüm öğrenciler her akşam eve gittikleinde haberleri izlerken katilin hala bulunamadığını ve Adnan Hoca`nın eşinin ve çocuklarının feryatlarını izliyorlardı. Aradan bir ay geçmiştiki televizyonlarda hala aynı haber yayınlanmaktaydı. Artık bu haberi izlemeye dayanamayan öğrenciler bu haberi gördükleri kanalı hemen değiştiriyorlardı. Sonraki gün okuldaöğrenciler bir araya geldiler ve artık daha fazla dayanamayacaklarını herşeyi itiraf etmenin zamanının geldiğini konuştular. İlk önce okul müdürüne giderek olayı itiraf ettiler. Bunu duyan öğretmen okul müdürü aşırı bir tepki vermedi ve öğrenciler buna çok şaşırdılar. Daha sonra okul müdürü öğrencilere "Bunu sizin yaptığınızı biliyorduk fakat dürüst olarak kendinizin gelip itiraf etmenizi bekledik. Hepinizi günlerdir izliyorduk ve daha fazla dayanamayacağınızı tahmin ettik. Bugün ya da yarın cinayeti sizin işlediğinizi itiraf edeceğinizi biliyorduk" dedi. .......Öğrenciler polis tarafından tutuklanarak hapse gönderildi. Çete kurmak, cinayet v.b suçlardan hüküm giydiler. Bu haberi duyan aileleri inanamadılar ve hapishaneye giderek çocuklarıyla konuştular çocuklarının böyle birşey yapmayacağını ve onların bunu inkar etmelerini bekleyen aileler çocuklarının bu olayı kabullenmeleri sonucunda çok şaşırdılar ve bazı kililer buna dayanamayarak bayıldılar. Öğrenciler Adnan Hoca`nın eşi ve çocuklarından kendilerini affetmelerini istediler ve böyle bişey yaptıkları için çok üzgün olduklarını söylediler. Adnan Hocanın eşi televizyona çıkarak tüm dünyaya böyle bir acıyı başka kimsenin tatmaması için tüm ailelere çocuklarını iyi yetiştirmeleri için konuştu. Öğrencileride çok pişman olduklar ve çok genç oldukları için geçmişin geriye getirilemeyeceğini yaptıklarını çok düşünerek ve tartarak yapmaları gerektiğini hatırlatarak affetti...
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
3
Aralık
3
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 26 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
19
Nisan
19
Nisan
19
Nisan
19 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||