AffedebilmekAffedebilmekArkadaş bir kavgadan sonra her şeyin BİTTİĞİNİ düşünür.Dost ise TEKRAR ARAR. Çölde yolculuk eden iki arkadaşın hikâyesini çoğunuz bilirsiniz. Birde ben yazayım istedim kendi süzgecimden geçirerek. Çöl sıcağının altında, yorgunluktan ve susuzluktan mıdır bilinmez yolculuğun en çetefetli yerinde iki arkadaş tartışmaya başlarlar. Öfkesine hakim olamayan biri diğerine okkalı bir tokat yapıştırır. Tokadı yiyenin canı hayli yanmıştır ama sesini çıkarmaz ve kumun üzerine şöyle yazar. “Bugün en iyi arkadaşım bana bir tokat attı.” Bu konuda hiç konuşmadan yollarına devam ederler. Yorgunluk ve susuzluğun hat safhaya ulaştığı bir anda yolları üstünde bir vahayla karşılaşırlar. Tokat yiyen koşarak hemen vahaya atlar. Olacak ya bataklığa saplanır. Çırpındıkça dibe doğru batmaya başlar. Tam boğulmak üzereyken tokat atan arkadaşı bin bir güçlükle onu kurtarır. Ölümden kurtulan eline sivri bir taş parçası alıp yakındaki bir kayanın üzerine şunu yazar. “Bugün en iyi arkadaşım hayatımı kurtardı.” Tokadı atan onun bu davranışına şaşırır, anlamakta zorlanır ve ona dönerek sorar. “Sana bir tokat atıp canını yaktığımda ki sen haklıydın bu davranışımı kum üzerine yazdın. Ama hayatını kurtarınca bunu kayaya yazıyorsun. NEDEN? “Tokadın çok canımı yaktı. Evet, incindim de. Ancak biri size incittiğinde onun bu davranışını kum üzerine yazın ki rüzgâr estiğinde kolayca silinebilsin. Ama biri size iyilik yaptığında onun bu davranışını kayalara kazımak lazım ki asırlarca kalabilsin. Hatasız kul olmaz derler. Hepimiz insanız hatalarımızla varız. Her birimiz zaman zaman hatalar yapıyoruz. Çevremize karşı kırıcı olabiliyor, öfkemize yenik düşebiliyoruz. Bazen bunu en sevdiklerimize karşı da yapabiliyoruz. En fazla can yakan da sanırım bu olsa gerek. Bunun acısını hem incinen hem de inciten yaşıyor. Çoğu zaman inciten daha yoğun yaşıyor bu acıyı. Derin bir pişmanlık içini yiyip bitiriyor. Gerçek dostlar arasında bir ÖZÜR her şeyi tamir edebiliyor. Evet, özür dilemekten korkmamalı. Gerektiğinde özür dilemek büyük bir meziyet. Ama asıl meziyet sonunda özür dilemek zorunda kalacağımız bir davranışı hiç YAPMAMAK bence. Ve affedebilmek. Affetmek, affedebilmek her babanın harcı değil. İnsan sevgisiyle dolu kocaman bir yürek istiyor. Ve taş gibi bir irade. Öfkesinin, kininin altında ezilmeyecek bir yürek ve irade. Yaradan’ın akıl ve sağlıktan sonra en büyük lütfu bu. Ama bu konuda biraz cimri mi davranmış nedir öfkesini, kinini bir kenara atıp affetme yüceliğini gösterebilenimiz çok az. Affetmeyi becerebilmek önemli bir ayrıcalık. İncinmelerimizi rüzgâra bırakıp savurmayı, iyilikleri kayalara, yüreklere kazımayı öğrenmeliyiz. Başta öfkemizi yenmeyi, dilimize sahip olmayı tabiî ki. Gerektiğinde özür dilemeyi de. Ve KEŞKESİZ yaşamayı. Öğrenmek yeterli mi? Tabi ki hayır. Öğrendiğimizi davranış haline getirmek gerekli. Eğitim de bunun için değil mi? Ailede, okulda, sokakta toplumun tüm katmanlarında, insanın olduğu her yerde verilen ve desteklenen bir eğitim. Bu eğitime olan ihtiyacımız ortada. Toplumsal bir cinnetin sınırlarında dolaşıp duruyoruz. İçerisinde keşke olmayan bir hayat yok. Önemli olan sayısını en aza indirmek. İyiye, doğruya, güzel olan her şeye doğru atılacak adımlarda hiçbir zaman geç kalınmış değildir. İşe kendimizden başlayarak bir adım atalım. Böylesine güzel bir konuyu kötü bir anlatımla sizlerle paylaştığım için beni affetmekle başlayabilirsiniz.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Affedebilmek isimli yazı, Mehmet Akkun tarafından 24.04.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
3
Aralık
3
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Sudenaz’dan Mektuplar (ıv)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 25 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Kasım
28
Kasım
27
Kasım
21
Kasım
9
Şubat
1
Mayıs
11
Temmuz
27
Eylül
1
Nisan
24 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||