kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Kişisel Hikayeler

Ağlayabilmek


Ağlayabilmek

Dışarıda bardaksız boşalan bir yağmur vardı.Camdan dışarısını seyrediyordum,içimde tarifi olmayan bir sıkıntı...
Yağmurdan nasibini alıyordu insanlar.Kırmızı mini etekli,beyaz bluzlu kız;apartmanın giriş kapısının saçağına,kendisini yağmurdan koruduğunu zannediyordu.Bluzu ıslanmış incecik vücuduna yapışmıştı.Biraz ileride yaşlı kadın;rüzgardan ters dönen şemsiyesini düzeltmeye çabalarken,bir taraftanda rüzgardan havalanan eteğini tutmaya çalışıyordu.Herkeste bir telaş bir koşturma...Dışarısını seyretmek de beni sıkıntımdan alıkoymadı.Camın önünden çekilip kanepeye uzandım.Birazda televizyon izleyelim bakalım.Göz kapaklarım gittikce ağırlaşıyor,ben ise inatla onları iki mandalla açık tutmaya çalışan çizgi film kahramanları gibiydim.
Yok olmayacak,en iyisi kalkmalı.Sandalyenin üzerine gelişi güzel atılmış montumu alıp kendimi dışarı attım.Yağmur dinmiş,güneş çıkmıştı.İnsanlar normal yaşantılarına dönmüşlerdi,koşturan yoktu oradan,oraya.Kendimi ağaçlı bir yolda buldum.Buraya nasıl geldiğimi hatırlamıyordum,oldukça ıssız bir yerdi.Yolun sonunda devasa bir kapı vardı,oraya doğru yöneldim.Kapının önüne geldiğimde kendiliğinden açıldı.

-Buyrun.
Tepeden tırnağa beyazlar içinde bir çocuktu kapıda beni karşılayan.
Şaşkındım ,kapıdan içeri teredütle girdim.Burası ne büyük bir bahçeydi böyle?Ortada fıskıyeli bir havuz,etrafında beyazlar içerisinde onlarca
çocuk.
-Duygu babası sizi bekliyor.

-Duygu babası mı, o kim?
Çocuk elimden tutup havuzun yanındaki bankta oturan,siyahlar içerisindeki adamın yanına götürdü beni.
-Ah!yavrum senin neyin var?
Adam sımsıkı sarılıp sırtımı sıvazlıyor,başımı okşuyordu.Hareketleri sevgiden,şevkatten ,içtenlikten uzak tiksindirici bir yapmacıklıktaydı.Tüm bu yapmacıklığına reğmen siyahlı adama sımsıkı sarılıp;hislerimi kaybettim duygu babası demeyi ne çok isterdim.Bir ot`dan farkım yok,üzerime basılacak da ezileceğim diye korkuyordum.Duygu babası beni şapur şupur öpüp;

-Gel bakalım ,beni takip et.

Binadan içeri girdik,koridorun sonunda`ki sınıfa gittik.Sınıfın kapısında gülme-ağlama dersi yazıyordu.

-Geç otur bir yere.Arkadaşlarını izle,sende onlar gibi yapmaya çalış.

Sınıfta iki grup vardı,Bir grup ağlıyor,daha doğrusu ağlamaya çalışıyordu.Diğer grup ise gülme egzersizleri yapıyordu.Ağlama dersindeki grup ağızlarını açmış ağıtlar yakıyor,avaz avaz bağırıyor,gözlerini kısıp gözyaşlarını akıtmaya çalışıyorlardı.Gülme dersindeki grup tam tersine kahkahalar atıyor,ağızlarını garip şekillere sokuyorlardı.
Ders bitip teneffüs zili çalmıştı.Çocukların hepsi bu sefer teneffüs`de oynama dersine katılmışlardı.Birbirlerini itip kakıyor,yerlerde yuvarlanıyor,önlerine gelene pata küte vuruyor oyun öğreniyorlardı.Birazdan yemek saatini belirten zil çaldı.Herkes tek sıra halinde yemek haneye yöneldi.Bende girdim sıraya.Masalar önceden hazırlanmış çeşit, çeşit yemekler,salatalar ,tatlılar ,meyvalar vardı.Her masanın üzerinde sıcak,soğuk,acı,tatlı,ekşi,tuzlu diye yiyecekleri yemeklerden neler hissedeceklerini belirten yazılar vardı.Yemek yemek bile dersti.Buradan çıkıp duygu okulunda gezmeye başladım.İlgi dersi yazan sınıfa girdim.
Çocuklar birer birer siyahlı adama gidiyor sımsıkı sarılıyorlar,o da onlrın başını okşuyor,yüzlerini öpüyor seviyordu.Gösterdiği ilgi,ilgiden çok uzak iğrenç bir yapmacıklıktan başka bir şey değildi.

-Herkes odalarına!herkes odalarına!koridorda kimse kalmasın.Odalarınızın kapılarını kapatın lütfen.
Hastlardan biri öldüğünde görevliler böyle bağırıyor,koridoru boşaltıyorlardı.Onkoloji 3. kat azrailin daimi mekanı.Yanınızdan her an geçme ihtimali çok yüksek,kimbilir belkide kolunuza, bacağınıza,saçınıza dokunuyordur da siz hissetmiyorsunuzdur.
Uyuduğum sandalyeden doğruldum aklıma ilk gelen şey babamdı.Hemen ellerine baktım,yüzüne dokundum;
-Oh! sıcak.
-Korma! uyuyor Ali amca.Sende uyudun epey,üstünü örtecektim uyanırsın diye ellemedim.
-İyi yapmışsın leyla abla.Kaç gündür ilk defa uyumuşum.Ne uyku ama kabuslar gördüm.
-Evet tuhaf sesler çıkartıyordun.
-Boşver anlatırım bir ara rüyamı.Yine biri gitti galiba görevlinin sesine uyandım.
-Evet,327 deki genç kadın vardıya kolon kanseri o.
-Yapma ya!sabah konuştum çok iyiydi,hatta çay istedi benden.Eşi ne çok sevinmişti çay içiyor diye.Adam gidip bir termos çay alıp da gelmişti kantinden, karısı isterse hemen versin diye.

Yüzümden sıcak birşeyler iniyordu,ağlıyordum,ağlıyordum...
Neredeyse aylar olmuştu bu duyguyu yaşamayalı.En son babamın akciğer kanseri olduğunu öğrendiğim gün kendime kaybedene kadar ağlamıştım.Ve şimdi duygu babası bana hislerimi geri vermişti.Ağlama egzersizlerinin faydasını görüyordum.

Biz hala onkoloji 3. kat 329 nolu odadayız.Azrail bugünde ıska geçti...

canan
mayıs 2008


Ağlayabilmek
Yazı Sahibi
Zamira Candan
Zamira Candan tarafından 21.5.2008 tarihinde eklendi 409 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Mustafa Çetin yazıyı tebrik etti...
tebrik Firdevs Göktepe yazıyı tebrik etti...
tebrik Kemal Zindan yazıyı tebrik etti...
tebrik Hatice Yücesoy yazıyı tebrik etti...
tebrik Gülgün Öztürk yazıyı tebrik etti...
tebrik Nüsret Gümüş yazıyı tebrik etti...
tebrik Çiğdem Bekar Abilov yazıyı tebrik etti...
tebrik Ali Kemal Nacaroğlu yazıyı tebrik etti...
tebrik Arda Uzel yazıyı tebrik etti...
Çiğdem Bekar Abilov yazıyı favori listesine aldı...
Ya ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu ortam ve burada yazılanlardan etkilenmemek mümkün değil. Güzel bir yazıydı. Güzel kelimesi önemlidir ve güzeli anlatır işte... Bir rüyayı böyle tasfir etmek... Gayet güzel... Kaleminize sağlık...


21.10.2008 tarihinde yorumlandı.

muhteşemdi bir hikaye, etkiyeyici bir anlatım ve hüzün veren duygular...


28.07.2008 tarihinde yorumlandı.

Hayret ve hayranlıkla okudum hikayeyi.Çok başarılı ve etkileyici.Kutlarım


02.07.2008 tarihinde yorumlandı.

tebrik ederim güzel olmuş başarılar dilerim


06.06.2008 tarihinde yorumlandı.

Mide kanseriydi halam. Çok sevişyordum onu.. Aramızda çok sıcak ve farklı bir ilişki vardı.. Annem kadar yakındı.. Bir ölüm resmi çizilse en çirkini bu olurdu sanırım. Ölümün kendisi değil de ayrılık vuruyor insana. Ve yaşananlardan ziyade nasıl öldüğün kalıyor aklında ve bu son balyoz oluyor kalbinize inen. Ölümün tatlı bir resmi var mı diye sordum hep kendime. Ölümsüzlük var mı diye. Ölümden korkmamak. Ona sordum son dakikalarında. Korkuyor musun? diye. Hayır dedi. Benim bilemediğim ölümsüzlük burada saklı işte. Korkma dedim. korkma. biz de geleceğizz hem. dedeme selam söyle. babaanneme selam söyle,kardeşime selam söyle... sende ölüme selam söyle biz gelıyoruz. gamlanmak ölümün işine gelir. acil şifalar dilerim. soyuttan somuta harika bir geçiş. acıklı ama güzel. ÇÜNKÜ GERÇEK:)


02.06.2008 tarihinde yorumlandı.

Ateş düştüğü yeri yakarmış. Allah acil şifalar versin. Gerçekten çok hüzünlendim


28.05.2008 tarihinde yorumlandı.

Acıları çeken bilir, uzaktan anlatılmak! Azrail bugün de ıska geçti!


24.05.2008 tarihinde yorumlandı.

Çok içten çok duyguluydu...Umarim hep iska geçer azrail ordan.Ama unutulmamalidirki dogmak,büyümek,yaslanmak kadar ölmekde gelip çatacak bir gün herkese.Ölümde o kadar dogal olacak...


23.05.2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
30
Gereksiz İnsan
Hatice TaşdelenKişisel Hikayeler • 61 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Kasım
25
Zencefil
Tuğba MartinKişisel Hikayeler • 86 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Kasım
20
Sevmeler Hep Ağır Gelir İnsana
Serpil EmirKişisel Hikayeler • 69 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Big City Life(büyük Şehir Yaşamı)
Gökhan DemirağKişisel Hikayeler • 112 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
19
İnsanlar Hep Tersine Hep Tersine
Gökhan DemirağKişisel Hikayeler • 78 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
26
Uzaktan
Zamira CandanKaralama Şiirler • 189 kez okundu. • 21 kez yorumlandı.
Eylül
15
Yüreğin Senfonisi
Zamira CandanKaralama Şiirler • 184 kez okundu. • 25 kez yorumlandı.
Ağustos
29
İyilik Tedavülden Kalkmış
Zamira CandanBaşkaldırı Denemeleri • 227 kez okundu. • 18 kez yorumlandı.
Ağustos
7
Kaybolmuşum
Zamira CandanKaralama Şiirler • 201 kez okundu. • 18 kez yorumlandı.
Temmuz
17
Kahkahalarımı Hibe Ettiğim
Zamira CandanKaralama Şiirler • 172 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Mayıs
13
Çalar Saat
Zamira CandanKomik Hikayeler • 537 kez okundu. • 25 kez yorumlandı.
Mayıs
21
Ağlayabilmek
Zamira CandanKişisel Hikayeler • 410 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Mayıs
28
Dinle Bak!!!
Zamira CandanModern Şiirler • 323 kez okundu. • 25 kez yorumlandı.
Mayıs
9
Dokundum Renklere
Zamira CandanHayata Dair Şiirler • 260 kez okundu. • 27 kez yorumlandı.
Ağustos
29
İyilik Tedavülden Kalkmış
Zamira CandanBaşkaldırı Denemeleri • 227 kez okundu. • 18 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Ağlayabilmek, Ağlayabilmek hikayesi, Ağlayabilmek hikaye, Ağlayabilmek nedir?, Ağlayabilmek hakkında bilgi, Ağlayabilmek hikayeleri, Zamira Candan hikayeleri, Ağlayabilmek nedir, Ağlayabilmek hikayesi, Ağlayabilmek hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Mobile Phones | Mortgage Calculator | Photoshop Tutorials | Share Prices | Loan | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul