Ah Özlem 4Ah Özlem 4Akşam üstü 18:30 olmuştu. Sınıftan bir arkadaş abi üniversitenin kütüphanesine en son ne zaman gittin diye sorduğunda bir daha sorarmısın karşıdaki kızla kesişiyordum, sağlam keseyim kızın üstünde pozitif bir etki bırakayım diye tüm duyularımı kapatmıştım, ve sağ ol geldin önüme geçtin tüm duylarımı açtın Allah’ım duyuyorum dedim. En son ne zaman dedi. Düşündüm, en son bundan 3 sene önce üniversite 1 deyken kütüphane kartı çıkarmak için gitmiştim dedim. Abi gitmelisin, ortam çok güzelleşmiş, kız barınma yurdu gibi olmuş, git lütfen gör, bu işletme kantininde bir kız yakalayıp kesişeceğim diye kıvranacağına, gir kütüphaneye kesişme talebini karşılayama dedi.Dersler bittikten sonra kütüphanede yaşadığım yoğun kesişme terapim sebebiyle 17:30 da ki son otobüsü kaçırmıştım. Son otobüsü kaçırmak durumunda Kıbrıs’ta en güvenilir alternatif taşıma aracı ayaklarınızdır. Yağmur bastırınca ZZ lerden birine otostop çekmek istedim baktım karşıdan benim ev arkadaşı Bülent saatte 10mil hızla bana doğru yaklaşıyor. Sağanak yağışta beni görsün , alsın taşısın diye el sallamaya başladım, baktım durmuyor attım kendimi yola sağolsun şahane bir slalomla ezmeden geçip gitti. Yağmur saçı ıslatmasın diye Kafaya geçirdiğim siyah naylon poşetten tırsmış olabilir mi acaba diye kitaplarıma sarılmış düşünür yürümeye üşenirken bir araba durdu yanımda eğildim baktım Özlem. Başar ne şanssızsın , bu yaz yağmurlarıda hep seni bulur dedi. Aksine şanslıyım yaz yağmurlarında aşkım beni bulur dedim pırıl pırıl gülümsedi. Baktım bu pırıldama yaz tatilinde dişlerine taktığı tellerinden geliyor , ne takarsan tak sana yakışıyor dedim. Araç camları buğulu olduğu için bakayım içeride kim var, yer varsa yerleşeyim niyetiyle kafayı Özlem’in önünden içeri soktum. Bir an yanak dudağa geldik, kafayı Özlem’e çevirdim en nihayetinde dudak dudağa geldik öpme dedim. Hiçte öpmeye niyetim yok dedi. Hayır niyetlensende öpme, telli bir kızı öpme konusunda yaşanmış bir tecrübem yok, dilimde nasıl kesikler damakta nasıl bir metal tadı bırakır bilmiyorum, şu an kafam araba içinde kıçım araba dışındayken bunu test etmek istemiyorum , inan şu konumumuzu hiç romantik bulmuyorum, derin bir kesiğe karşı en yakın hastane buradan 60 dakika yürüme mesafesinden dedim. Arabanın içini analiz etmek istiyorum Özlem, önde yanında kim oturuyor bakmak istiyorum, bu sebeple seninle kısa bir süre dudak yanağa gelicez, çok öpmek istiyorsan fazla zarar vermeden yanaklara asılabilirsin dedim . Dudak yanağa geldik baktım ön koltukta 2 tane jöle adam kucak kucağa oturuyor , çok yakışmışsınız birbirinize umarım sert bir frende önde ki aracın arka koltuğuna geçersiniz dedim. Özlem yanağımdan öptü. Özlem bak yapma, başımıza iş almayalım hayatım, bırak bu konuyu biraz araştırayım, riskleri ortaya dökeyim, ondan sonra istediğin kadar cayır cayır öpüşürüz , lütfen öpme, benim canım kıymetli lanm diye ikaz ettim. Şu an arka koltuğa bakacağım dudak dudağa geleceğiz aklını başına topla dedim döndüm baktım arkada 6 tane Kıbrıs güzellik yarışmasının ilk 6 lısı gibi dizilmişlerdi. Yarışmaya katılsalar sıralamadaki ilk 6 bu arabadaydı. Özlem hadi atla seni Gülseren semtine kadar bırakayım, Gülseren’de bir arkadaşı daha almamız lazım onun için seni indirmem lazım , uyarsa atla dedi. Kızım Gülseren dediğin yer zaten buradan bakınca şu köşeden sonra ki yer dedim öne atla dedi , dedim 2 jöle adamla kucak kucağa sefere çıkmam yaşam görüşüme tamamen ters, arkadan altıncı Kıbrıs Güzeli öne gelsin ben 5liye katılıyım dedim, öyle de yaptık. Yolun ilk bölümünde Özlem’le soğuk havalandırma buğuyu hemen alır , ben sıcak alır tartışması sebebiyle fikir ayrılığına düştük. Özlem umarım bu ilk kavgamız beraberinde taşıması ferah büyük bir aşk getirir dedim getirmez canım dedi. Camların buğusu soğuk havalandırma ile kaybolunca Özlem üstüme gelmesin benimle dalga geçmesin diye sus pus kalmayı tercih ettim. Kızlar dedim, önde ki dahil altısı birden baktı. Eğer sıkışıyorsanız ben dizlerinizin üstüne yatabilirim dedim olur dediler, yalnız yüz üstü yatarım belden rahatsızım dedim hayır dediler bende ne haliniz varsa görün , kangren olun inşallah dedim ama içimden dedim. Yanımda neredeyse sarmaş dolaş oturduğum ve bu konumdan dolayı müthiş keyif aldığım yüzüme yansımış olacak ki Kıbrıs 3. güzeli olması muhtemel kız neden bilinçsiz gülümsüyorsun dedi, hemen toparlandım. Kıbrıs 2. güzeli ki hemen sağımdaydı dizi bilinçli veya bilinçsiz dizimin üzerindeydi sen şu Özlem’in meşhur Başarımısın yoksa dedi bilinçli bir şekilde ellerimi dizimin üstündeki dizine koyarak evet dedim. Yarışmaya katılsan Kıbrıs 2.güzelisin farkındamısın dedim çok tatlısın teşekkür ederim sende fena sayılmazsın kız arkadaşın varmı dedi. Özlem yok diye önden cevabını sinirli 3decibel tonda verdi. Nasıl yok lanm, sen nesin o zaman , ben senin için neyim diye tam konuyu sorgulayacağım derken baktım Jöle adamlar dahil Özlem hariç araç içinde herkes beni hayranlıkla seyrediyor, aaa kız arkadaşı yokmuş, biz bu çocuğu yıllardır sevgilisi var diye biliyorduk, ondan uzak duruyorduk fısıldamaları duydum ha şimdi biri bana yazar ha şimdi çıkma tekliflerinden bunalırım diye sustum. Yolun ikinci bölümünü yaşayamadan Gülseren’e geldik, Özlem sonra görüşürüz Başar dedi, dur dedim öpeyim ama öpemiyorum arkada bu kız çocuklarıyla resmen kenetlendik bizi çözebilene aşk olsun bu baldırımdan dolanmış bacak kimin, bu arabayamı ait dedim 1. Kıbrıs güzeli ay dur benim cimcirme dedi. Bağırış çağırış uğraş didin çözüldük arabadan attım kendimi. Baktım cayır cayır karıncalanıyorum. Baktım arkadan biri geliyor döndüm Jöleli yağız bir delikanlı , pardon hocam dedi, hafif itti beni soktu kafayı ön camdan Özlem’i yanaklardan öptü. Arkaya mı geçeyim dedi. Özlem arkaya geç dedi geçerken tuttum ben bunu arkadaşım dedim, efendim dedi baktım 1.96 boy var hafif tırstım dedim her 5 dakikada bir aracı durdurun inin hava al benim gibi karıncalanma kangren olma emi dedim. Araç biraz gitti durdu. Özlem indi 20 metre depar attı koştu yanıma geldi. Kızlar söylememi rica ettiler, şu cam kenarında oturan kız var ya , onun yarın doğum günü TMT barda kutlayacağız sende gelirmisin dedi , sende ordamısın dedim evet dedi. Dedim o zaman gelirim. Uzandı yanağıma bir öpücük verdi döndü giderken bağırdım arkasından. Özlem dedim. Durdu döndü , kim lanm o arabaya aldığın jöle adam sevgilinmi dedim duyamıyorum dedi, gir kız arabaya ıslanma daha fazla dedim onuda duymadı. Ben baktım bu mesafeden ve sağnak yağış sesinden hiçbir şey duymuyor Özlem seni seviyorum , mezun olunca benimle evlen inan paranda pulunda bedeninde gözüm yok neyde gözüm var emin değilim dedim. Duymuyorum dedi. O arkadaki sol cam kenarında oturan hatuna hasta oldum, arada sen olmasan çoktan nüfusuma geçirmiştim diye bağırdım işte bunu duydu bindi arabaya sinirle pati çeke çeke bastı gitti. Araç yol alırken jöle adamlar ve Özlem hariç tüm kızlar arka cama yapışıp el salladırlar. Özlem dikiz aynasından bakıyordur diye tüm öpücükleri içime attım. Sanırım güzel bir intiba bırakıyorum ben bu kız milletinde diye diye karıncalanmadan dolayı seke seke yürürken cepten siyah poşeti çıkarıp tekrar kafaya geçirdim hızla bir araba yanaştı yanıma baktım içinden Bülent levleyle Barış bezbol sopasıyla indi. Napıyorsunuz lanm dedim. Aha senmiydin lanm Başar dedi. Benim dedim. Olm sen kafada o torbayla benim yolu kesince seni tanıyamadım, dost düşman kavramlarında karmaşa yaşadım, eve gittim Barış’ı aldım şahsı dövelim o şahıs sen çıktın bunca yolu boşa geldik dedi. Sabah kalktık baktık yağmur hala dinmemiş , lanm bura Londra’mı Magosa’mı anlayamadım kültür şoku yaşıyorum dedim Bülent sana bir şok daha yaşatayım bu gün ekmek alma sırası sende dedi. Tamam dedim çıktım dışarı yollar Venedik gibi sandal olsa gezilecek kıvama gelmişti Bülent çıkardı kafayı Başar diye bağırdı kaldırdım baktım ne istiyon olm dedim. Sigara al dedi. Para at dedim. Veririm ben sana sonra dedi. Lanm olm bak 5 kere reenkarnasyona uğrayıp satsan o bedeni bu borçlarını ödeyemezsin dedim. Akşam üstü oldu dedim acaba gitsemmi doğum gününe? Dedim 50 tane jöle adam olur şimdi bu doğum gününde, bir sorun olsa bunlar beni alta alır. Bağırdım koridorda arkadaşlar mutfakta toplanın çok önemli bir konuya değineceğim dedim. Baktım kimse odasından çıkmadı. Dedim kız mevzusu ikisi birden kapıyı açıp koşmaya başladı , Barış Bülent’i koridorda geçer gibi olunca Bülent Barış’ın enseden yakalayıp yere indirdi. Bunlar koridorda kavga etmeye başladılar kız benimdir senindir diye. Baktım kavga heyecanlı dedim taraf olayım Barış’ın yanında yer aldım biz Barış’la Bülent’i tuvaletin önünde bi 10 dakika dövdük. Buz dolabından soğuk rakıyı şişesini alıp Bülent’in şiş kafaya tuttum abi dedim bunu böyle bir yarım saat tut geçmezse ekmek ısırıp basıcam dedim saol dedi. Arkadaşlar dedim, bu gece bir doğum günü partisi var. En az 15 kız olacak , bunun iki katı jöle adam olacak benimle gelirmisiniz dedim bunlar sevinçten ayaklarıma kapandılar , lan olm caymayacağım, geleceksiniz , kalkın lanm dik durun aşağlamayın kendinizi dedim olsun abi biz burada bacaklarına kaola gibi yapışıp kalmaktan son derece mutluyuz dediler. Gece banyoda Bülent dedim. Efendim dedi. Abi parfüm varmı bende ki işporta, etkisi apartmandan çıkana kadar dedim. Barış’ın bak şu dolapta Kenzosu var dedi çıkardım sürerken elimden kaydı şişe kırıldı 3 parçaya ayrıldı. Ben hemen delilleri yok edeyim telaşıyla 2 küçük parçayı sifona attım çektim gitti, sonuncu büyük olanı balkondan aşağı atarım diye nereye koyacağımı bilemezken Barış girdi banyoya elimdeki kırık Kenzo şişesi parçasını gördü ne yaptınız lanm parfümüme diye çıkışınca Barış dedim, efendim dedi. Bak abi dedim, bunu mecbur 3 parçaya böldük, bunun tüm parçalarının bir araya gelmesi insanlık için ne büyük bir felaket senin haberin varmı dedim yok dedi. Hah ben de onun için bunun bir parçasını Elflere diğer parçasını Hobitlere verdim al bu son parçada sende yani insan ırkında kalacak dedim verdim eline. Bu insanlık için çok büyük bir sorumluluk bunu taşıyabileceğine eminmisin dedim eminim dedi. Öpüştük helalleştik. Baktım biz helalleşirken Bülent ağlıyor sana noldu lanm dedim, abi ne diyorsun ne anlatıyorsun bilmiyorum ama çok doğru işler yapıyorsun, bu insanlık bu gün varsa senin sayende dedi sarıldı, bende biraz ortama renk katayım diye ağladım. Gittik park ettik , TMT kapı güvenlik dedi damsız almıyoruz. Dedim doğum günü partisine geldik isim ne dedi dedim Özlem ama Özlem’in doğum günü değil, kız arkadaşının dedim bir kişi girip bakabilir dedi Bülent dedi ben gireyim girdi 20 dakika sonra çıktı geldi biz Barış’la bunun üstüne uçtuk nerdesin lanm diye ortaya aldık tam dövmeye başladık baktım Bülent ağlıyor , dedim Barış vurma. Olm neden ağlıyorsun daha vurmadık bile dedim, abi içerisini görseniz sizde ağlarsınız, ben bu kadar kızı İzmir Kız Lisesi dağılırken görmüştüm bunca yıl geçti aradan bir daha görmedim dedi. Bu arada Kıbrıs 2. güzeli geldi kapıdaki güvenlikle konuştu içeri girdik. İçeriye girdik baktım doğum günü grubu U şeklinde bir locada oturuyor gözlerim Özlem’imi aradı baktım Özlem ve dün arabaya aldıkları 1.98 lık Jöle adam kafaya kafaya vermişler romantizm yaşamaya çalışıyorlar Bülent dedim. Efendim dedi. Bu gece her ne yaparsam her nasıl sapıtırsam beni engelleme dedim, bana ne lanm ne halin varsa gör dedi, yanaklarından öpüp teşekkür ettim gittim Bremen mızıkacıları gibi dizilmiş 6 Kıbrıslı ilk güzel arasına oturdum ne haber lanm Bremenliler dedim anlamadılar gülmediler. Ben böyle ne haber diye bağırınca Özlem duydu beni döndü ay gibi yüzünü Başar hoş geldin dedi resmice eywallah gülüm dedim döndüm Kıbrıs 1. güzeline hayatım doğum günün kutlu olsun inan sana hediye almak aklımıza gelmedi ama mumları üflemene yardımcı olurum hiç olmazsa bir işe yarayayım dedim tamam dedi. Aradan zaman geçti ben 6 güzelle kaynaşıp yine istem dışı veya içi diz diz üstüne geldik yav dedim , sizin bütün hayatınız böyle dip dibe sıkışıkmı geçiyor, inanın 2 günde bu sıkışıklıkta isilik oldum kesin sizde isiliğin bir ileri safhası pişik vardır dedim kahkahalara boğuldular. Özlem den alınacak intikam bol olduğu için arka arkaya espiriler yapıp neşeli bir ortam yaratıyordum. Zaman geçtikçe ben işi iyice abartmaya başlayıp bulunduğum alanda arka arkaya şampanyalar patlatıyor ıslak tişört yarışmaları tertipliyordum. Kıbrıs güzellik yarışmasında derece almak mühim değil mühim olan ıslak tişört yarışmasında dereceye girebilmek diyede kızları galyana getiriyordum. Baktım bir el dokunuyor , kaldırdım kafayı Özlem , dedi bir saniye gelirmisin? Döndüm dedim kızlar bu yeri başkasına vermeyin, henüz pişik olamadım beni isil isil yarı yolda bırakmayın dedim sevinçle olur dediler kalktım gittim Özlem le dans pistinin yanında buluştuk o ara slow çaldı dedim ne konuşacaksan dans ederek konuşalım, sarıldım şehvetli dedi klasik dans edelim bir el belde bir el elde pozisyon aldık. Sen ne yapmaya çalışıyorsun beni kıskandırmayamı çalışıyorsun , kıskandıramazsın çünkü bana aşık olduğunu biliyorum dedi klasik düzeni bozdu el boyuna dolandı tuttu benim elleri kendi beline doladı. Bu güne kadar sürekli Bülent’e sarılan ben biraz afalladım dedim o yanında ki sırık jöle adam kim, dedi birbirimizi tanımaya çalışıyoruz. Dedim neden çalışıp yoruyorsun o narin bünyeni, zaten tanıdığın biri var o da benim dedim daha sıkı sarıldı. Şu an arkamda oturan o sırığı kıskandırmak için yapmış olduğun bu eylemi hoş karşılamıyorum dedim, nasıl tespit dedim bir el dokundu baktım sırık Jöle, arkadaşım müsaade edermisin dedi, o an Barış ve Bülent’le göz göze geldik kafalarıyla onayladılar kafa çıkardım Jöle adama boy avantajı sebebiyle benim kafa bunun çeneye isabet etti. 2 hafta sonra sabah kahvaltıda , Başar inanmıyacaksın ama senin şu 6 Kıbrıs güzeli dediğin kızlar hakikatten katıldıkları güzellik yarışmadınsa ilk altıyı almışlar çok güzel tespitlerde bulunuyorsun dedi bana tespit mespit demeyin lanm dedim. Fin
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Ah Özlem 4 isimli yazı, Başar Besimler tarafından 24.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
1
Kasım
26
Nesnelerle Münakaşalarım (saat)
• Doğukan Ertan • Komik Hikayeler • 99 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
26
Nesneler İle Münakaşalarım (hesap Makinesi)
• Doğukan Ertan • Komik Hikayeler • 72 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
24
Kasım
23
Kasım
17
Ekim
25
Ekim
6
Eylül
22
Eylül
19
Zincir Markette Zincirleme Aşk
• Başar Besimler • Komik Hikayeler • 501 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ekim
6
Ağustos
16
Eylül
6
Ağustos
24
Ağustos
23 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||