Ahlaki Sorumluluk ÜstüneAhlaki Sorumluluk ÜstüneBir, bizi yaratı.veya kimilerince hiç kimse olmayan kendiliğindenliğin mahsulleriyiz. Her ne sebebe bağlanırsa bağlansın insiyatif dışı bir varoluşun ürünüyüzdür.Dikkat ederseniz daha somut sonal adım olması itibariyle ebeveynlerimizin zevk ,üreme,güç yada başkaca arzularının dışsal bir yansıması olarak birden bire hayat hamlemiz başlar.Bu sürecin devamında toplumsal çevrenin dayatması veya zaruri bir olgu olarak karşımıza çıkan aile tarih gibi kurumlarda belirlenmişlik içinde bir kendini belirleme olarak karşımıza çıkar özgürlük. Ben körü körüne bir determinizmin varlığına mahkum olmuş iradesiz yaratıklar olduğumuz iddiasında bulunuyor değilim; Ancak mutlak irade yanlılarının “insanın önünde iki yol vardır kişi hangisini seçmek isterse onu seçer” mantalitesinin de gerçekliğin ötesinde romantik bir yaklaşım olduğu kanısındayım. Gerek insan üstü bir yaratıcının varlığını kabul eden ; gerekse de varoluşun temeline tanrının dışında başkaca bir ilkeyi yerleştirenlerin görüşlerinin toplamına bakılınca sınırsız bir özgürlüğün mümkün olmadığı anlaşılır. örneğin gelişim psikologlarının(freud,erikson gibi) yaptıkları araştırmaların neticesinde ulaştıkları sonuçlara bakılırsa –ve eğer gerçekten bunlar doğruysa- kişiliği oluşturan temel iki faktör vardır: kalıtım ve çevre. Hepinizin bildiği gibi kalıtım konusunda birey yüzde yüz etkisiz pasifize olmuş durumdadır. Çevreye gelince düşüncelerimizden eylemlerimize eylemlerimizden alışkanlıklarımıza baktığımız vakit bu alanda da tek başına bir birey olarak irademizin ne denli zayıf olduğunu bizler’de görürüz. Davranışçı psikologlardan watson: bana tek yumurta ikizini verin birini doktor öğretmen avukat vs. bir diğerini hırsız katil vs. yapayım derken çevrenin, eğitimin bireyin gelişimi üzerinde ne denli etkili olduğunu vurgulamıştır.Ancak benim üzerinde durduğum husus bu belirlenmişlik içerisinde ki insanın davranışlarından ne ölçüde sorumlu tutulacağı hususudur. Eğer gerçekten bireyi belirleyen etmenler kalıtım ve çevreyse ve bu iki unsur bireyin iradisi dışında gelişiyorsa insanlık serüvenin başlamasından bu yana geçen zaman dilimi içerisinde yapılmış bütün yargılamaların ne denli haklı dayanak noktası olabilir ki? Durum böyle olunca bir insana ahlaksızlık damgasını vurup bazı nitelemelerle mahkum etmek kanaatimce insafsızlığın daniskası olur ki bir yönüyle de bu kelimenin tam anlamıyla cehaletin göstergesidir. Ben kendi adıma bireye kötü yada iyi demek yerine insandan bağımsız eylemlerin kendilerini değerlendirmeyi yeğlerim.hatta daha ileri giderek söyleyebilirim ki eylemler kendi başlarına hiçbir değer ifade etmezler. Her eylem eylem olmak bakımından-iyinin ve kötünün ötesinde bir diğerine eşittir
Yazı Sahibi
Etiketler
ahlaki+sorumluluk+ustune , ahlaki , sorumluluk , üstüne , serdar , serdar , hayata , dair , denemeler ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
2
İstedik mi Yaparız Arkadaş/izmir/10
• Lutuf Veli • Hayata Dair Denemeler • 20 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Temmuz
23
Ocak
24
Eylül
1
Aralık
25
Şehirlerin Gazabından Bana Yol Ver Gideyim
• Serdar Serdar • Sevgi ve Aşk Şiirleri • 209 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
18
Ağustos
6
Her Erkeğin Arkasında ki O Ünlü Kadın Üstüne
• Serdar Serdar • Hayata Dair Denemeler • 472 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
31
Ahlaki Sorumluluk Üstüne
• Serdar Serdar • Hayata Dair Denemeler • 438 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
8
Nisan
6
Züleyha Efsanesi/sudaki Prenses
• Serdar Serdar • Sevgi ve Aşk Şiirleri • 392 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
8 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||