kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede


Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede

Van`ın ücra bir köşesinde kurulu bir köy, elli
haneli, Özalp ilçesine bağlı; sınırın sıfır nok-
tasında kurulu. Bu köyün tek geçim kaynağı mazot
kaçakçılığı. Gurbete çıkan çıkmayan derken, bu
köyün kırk dokuz hanaside bu işle meşgul olmuşlar
Atlar satın alınmış, tabiki fiyatlarından kat kat
pahalıya almışlar. Seçim yapmışlar atlar arsında,
kısraklar elenmiş, doğurgan oldukları için. işle-
rini aksatır diye kim tayla mayla uğraşsın bide
buna kısrağın gebelik dönemini ekleyi tam bir za-
rar. Kısrağı olupta tay sahibi olanlarda tayları
sadece bir kaç ay besleyip elden çıkartıyorlar.Ya
birisine öylesine beleşten verilir, yada başka
köylere giden kamyonculara teslim edilir. Onlarda
insafına ya birine para karşılığı verilir, yada
uçsuz bucaksız boş bir arazide kaderlerine terk
edilir. Zavalı hayvan ya yaşamak için direnir,
yada... Bir hane hariç diğer kırk dokuz hane ise
geçimlerini rahatlık ve bolluk içinde sürdürüp
giderler. Madi durumları düzelir. Toprak evler
yavaş yavaş değişmeye başlar betonname evler ya-
pılır. dışardan ne kadar köyü andırsalarda bu ev-
lerin içleri şehirdeki lüks evlerinki ile yarışta
nerdeyse.İçerde yok yok beyaz eşyadan tut plazma
tv`ye kadar her şey mevcut. Para bu başka şeye benzemez. Gün biter hafta gelir, ay biter yıl ge-
lir. Zaman dilimleri biribirini kovalaya dursun..

. Kırk dokuz haneden uzak fakir bir hayat sür-
düren ekmeğinide taştan çıkaran gurbet elde inşa-
atlarda çalışan ellinci hane reisinin durumuna
bir bakalım.
Kırk beş elli yaşlarında bir adam. On çocuğu var.
Allah`tan karısı iki yılda bir doğum yapmış, yok-
sa on yerine yirmi olurdu, belkide onuda geçerdi.
Çünkü kadının son doğumuyla beraber amelyat olmuş
Ana rahmi kanser olduğu için alınmış.Tabiki üzücü
bir olay. Allah kimseye göstermesin. Allah kimse-
yide mağdur edip kötü insanlara muhtaç etmesin...
İnşaata çalışan adam on sekiz katlı binanın son
katında, son katın kalıbını çakarken, başına gü-
neşmi geçer, tansiyonumu düşer onu bilmiyoruz ta-
biki?! Bir anlık dalgınlıkla kendini boşlukta bu-
lur. (Acaba o an ne düşünmüştür?..) Herhalde
Allah bu adama acımış olacakki, Arzail`in adamın
canını almaya izin vermemiş. On sekizinci kattan
düşerken: İki gün önce sıvacıların kurduğu iske-
lenin üstünde, on beşinci katın bitişiğinde dö-
şenmiş kalaslara çarparak büyük bir şans eseri
olsa gerek, pencereden içeri fırlar. Şansa bak!
Ya kör duvara denk gelseydi, ya pencere kapalı
olsaydı... Her neyse bunu tartışacak gücüne sahip
değilim. Ha mucize deyin, ha ilahi takdir. Ne
derseniz deyin. Ama acı bir gerçeğide saklayamaz.
Bu düşme esnasında bir kolunu kaybeder ve bir bu-
çuk aylık hastane yatışından sonra, tedavisi biti
diye taburcu edilir. Parası bitmiş per perişan
bir haldedir. Bir buçuk aylık hastane masrafları-
nıda taşeron firma üslenir. Sigortası olmayan bu
işçi onları şikayet etmesin diye mecbur karşıla-
mışlar yani. Adamında bunlardan bir bilgisi olma-
dığı için, ifadesinide patronun isteği doğrultu-
sunda olur. Sevildiğini zaneder. Fakat çok kısa
bir sürede yanıldığını anlar. Ama iş işten geç-
miştir artık. Taburcu olduğu vakit inşaatan içeri
bile almazlar. Yazıhaneye bile yaklaştırmazlar..
Elinin tersi ile herşeyi bir kenara itip. Çanta-
sını, yatağını kaptığı gibi tekrar yallara düşer,
Evi gene sırtındadır onun. "Ver elini Van ben ge-
liyorum" der. "Dünyada Van Ahirette iman" derler,
deyip. Özlediği toprağına, ailesine, sılasına,aş-
kına ve sevdasına gelir; Buruk bir acı ile gelir.
İncinen gurur iyilikten umudunu kesmiştir artık;
Kötülüğü benimseyip kendini o şekil odaklar. taşı
toprağı altın, şehir: İstanbul! Umutlara gebedir
bu şehir. Ama bizim adam çocuğunu alamadan gelir.
Umut kapılarını kapatarak gelir. Evinde hiç bir
şey yoktur. Ne plazma tv`ler, ne klimalar, nede
beyaz eşya ile mobilya takımları. Eeee tek gözlü
sığmaz belki belki bu eşyalar, ama on bir aile
ferdi sığıyordu işte. Buna birde sakat baba ekle-
nince oldumu on iki kişi. Yirmi kare metrelik
yere: Toprak zeminin üstüne serilen kuru otun üs-
tüne serilmiş deliklerle dolu bir kilim ve hasır.
Kilimin bir çok yerinde olan deliklerden ot par-
çaları dışarı çıkmış, çocuklarda onları teker te-
ker çıkarıp minderin üstünde oyunlar oynarlar.
Bu deliklerden ot çıkara çıkara evin kızlarınıda
bezdirmişlerdi. evin kızları sinir oluyorlardı bu
duruma, tabiki buna birde komşuların ihtişamı ek-
lenince olan oluyordu. Süpürmesi ayrı bir dert,
yıkaması ayrı bir dert. odanın bitişiğinde aynı
hole bağlı olan tandır bölümü bulunuyordu...
(Tandır köy yerinde yere çukur kazılarak duvarla-
rı yanmış çamurdan olan bir tür fırın) İki günde
bir tandır günü olduğu için, o gün odaya duman
girer. Toprak duvarlar beyaz kireçle badana edil-
miş. Bu duman duvarları ve ağaçlarla örtülmüş ta-
vanıda isle karalıyordu. zaten yağmur yağdığında
dam damlar her yer berbat oluyordu. Bu hole bağlı
en sonunda bir kapı daha vardır.. Buda ahır ile
ağıla açılan kapıydı. On tane koyunu birde yerli
ineği vardır adamın. Koyunlardan elde edilen yün
ile çorap, kazak, eldiven örülüyordu çocuklara,
sütü ilede yaz ve kış peynir ihtiyaçlarını gide-
riyorlar; İnek ilede kış boyu yoğurt ihtiyaçları-
nı karşılarlar. Belkide çocukların sağlam kemik-
lere sahip olmaları bu hayvanlara borçludurlar.
Bol bol kalsium alıyorlar. Zaten kahvaltıda: Zey-
tin, reçel, helva, bal gibi gıdaları yılda bir
kere onuda Ramazan ayında görebiliyorlardı. vü-
cutlarında başka vitamin eksikliği çoktur tabiki.
Borçları yüzünden dört-beş ay içinde koyunlarını
satmak zorunda kalır ve tek inekle ayakta kalmaya
çalışır. Bu zaman dilimi içinde hiç kimse adama
iyilik eli uzatmaz ve onu kaderine terk ederler.
Belkide kimse köylüyü iyiliğe doğru tetiklemedi,
sonuçta yalnız bıraktılar. Adam tam hayattan kop-
muştur derken, birden aklını kulanır, fakat kötü
bir biçimde kulanmaya karar verir. kötülüğü be-
nimsemiş adam karar verirken hiç vicdan azabı
çekmez. "Sabır, sabır, sabır, buraya kadar" der..
Ve köylünün mazota gittiği bir gece, onları gö-
zetleyip Jandarmaya ihbar eder. Jandarma o akşam
herkesi göz altına alıp, atlara, mazota, varille-
re ve heybelerede el koyar. bir gece nezarette
kalan kırk dokuz kişi savcılıkta serbest bırakı-
lır. Haklarında soruşturma ve davalar açılır.bir
iki haftalık aradan sonra tekrar toplanıp gider-
ler. bizim adam tekrar onları ihbar eder. Köylü-
ler gene yakalanıp yakayı ele verirler. Bu şekil
dört-beş ay geçer. Köylüler iflasın eşiğine ge-
lirler. mahkemeler, cezalar derken durum kötüle-
şir durur! İçlerinden bir genç aldığı duyumlarla
araştırıp durumu fark eder bizim adama çaktırma-
dan tüm köylüleri toplar bir odaya. Her haneden
bir kişi, hane reisi o yoksa onun yerine vekalet
edecek biri ve toplanırlar o odaya. Durumu olduğu
gibi masaya yatırırlar. Ateşli tartışmalar alıp
başını gider. Kimi genç derki: "Onu öldürelim
bir çukura atıp gömelim" Kimiside: "Çocuklarını
dövelim, karısı ve kızlarınıda sövüp tehdit ede-
lim" Fikir üstüne fikir hep kötülükle, şidetle
çözüm yolunu seçerler. Üç-dört kişiden fazlada
destek görmez bu fikirler ve benimsenmez. kimi
derki: "Devlet karışmasın yoksa yanarız. Ne yap-
sakta sessiz sedasız yapalım" Kimi kararsız kalır
kimi tarafsız, kimide çoğunluktan yana tavır ta-
kınır. İki-üç gün sonuç alınmaz. bunu gören yaşlı
dede. Duruma el koyar ve derki: "Arkadaşlar ben
oğlumun yerine buraya geldim, o bir kaç günlüğü-
ne yok. Bakıyorumda üç gündür hiç bir sonuca va-
ramadınız. Eğer böyle giderse Allah muhafaza bi-
rizin elinden bir kaza çıkar. Onu ne ölümle nede
dayakla yola getirebiliriz. Öldürsek ailesi direk
bizi suçlar, dövsekte aynı yola çıkar. Diyelimki
komple ailesini yok ettik ve varsayalım hiç biri-
mizde bir pürüz çıkmadı ve hiç kimsede deşifre
olmadı. Peki bunları devlet sormazmı? `Nerdedir-
ler?` diye." Dedikten sonra hiç kimseden bir çıt
sesi bile çıkmadı. Herkes yaşlı dedenin nasıl bir
yol bulduğunu merakla bekler. Yaşlı dede kaldığı
yerden devam eder. "Çok basit ve etkili bir fik-
rim var. Peki hiç düşündünüzmü bu adam bizi niye
ihbar ediyor? Onu sormanız lazım. Bu adam kaza
geçirdi ve yoksullaştı, fakirdi zaten. Kazadan
sonra geçmiş olsundan başka kimse onun evine uğ-
radımı `Bir ihtiyacı varmı` diye sordumu? Hayır
sormadınız" Kimseden ses çıkmadı ve dede devam
etti. "Düşünüyorumda geçte olsa bu adma yardım
elini uzatalım" `nasıl?` diyen bakışlarla herkes
konuşmadan dedeye baktı. Dede devam etti: "Bakın
arkadaşlar hepimizin bir-iki atı var. Dahada çök-
medik. Aramızda para toplayalım ona iki at, iki
iki heybe, dört tanede varil alalım ve onuda ara-
mıza alıp birlikte sınırı geçip mazot kaçakçılı-
ğı yapalım. Bakalım o zamanda edermi etmezmi?.."
Orda bulunan herkes o fikri benimseyip ellerini
ceplerine atıp para toplamaya koyulurlar. Daha
sonrada tam dağılma sırasında dedenin elini öpme
yarışına girerler ve bu şekilde yakalanmadan de-
vam edip giderler. Adamın durumuda diğerleri gibi
rahata ve ihtişama kavuşur.

SON


Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede
Yazı Sahibi
Yılmaz Dayar
Yılmaz Dayar tarafından 23.5.2008 tarihinde eklendi 375 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede isimli yazı, Yılmaz Dayar tarafından 23.05.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Aralık
2
Deve Dikeni
Münevver ErilmezYaşamdan Hikayeler • 39 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
2
Duygu Gemisi 3
Berna BaşabaşYaşamdan Hikayeler • 29 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Duygu Gemisi 2
Berna BaşabaşYaşamdan Hikayeler • 13 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
2
Adak (7 Bölüm)
Aylin BaşdemirYaşamdan Hikayeler • 16 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
1
Çelişkifinal
Gülhan TekeYaşamdan Hikayeler • 39 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Bir Gece Vakti Hatırladım Seni
Yılmaz DayarSevgi Şiirleri • 89 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Rüya
Yılmaz DayarÖyküsel Şiirler • 78 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Vanlı Anem
Yılmaz DayarAnne Şiirleri • 247 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Annem Seni Dinlemedim
Yılmaz DayarAnne Şiirleri • 117 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Artık Gelsin Bu Barış
Yılmaz DayarKlasik Şiirler • 75 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
23
Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede
Yılmaz DayarYaşamdan Hikayeler • 376 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
21
Vanlı Anem
Yılmaz DayarAnne Şiirleri • 247 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
18
Ey Taş Yürekli
Yılmaz DayarAşk Şiirleri • 238 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
22
Kaybolmuş Bir Serseriyim
Yılmaz DayarHüzün Şiirleri • 189 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Nisan
16
Uzak Dur Benden
Yılmaz DayarSitem Şiirleri • 176 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede, Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede hikayesi, Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede hikaye, Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede nedir?, Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede hakkında bilgi, Akılı ve Yaşlı Mazotçu Dede hikayeleri, Yılmaz Dayar hikayeleri, Akılı nedir, Akılı hikayesi, Akılı hikayeleri, Yaşlı nedir, Yaşlı hikayesi, Yaşlı hikayeleri, Mazotçu nedir, Mazotçu hikayesi, Mazotçu hikayeleri, Dede nedir, Dede hikayesi, Dede hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Bad Credit Mortgages | McDonalds | Credit Card | J j benitez | Finnish Sauna | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul