Aklımın Tavan Arasına Kaldırdım Seni!
“ Aklımın tavan arasına kaldırdım seni
Artık rüyalarda ve dil sürçmelerinde ara kendini”
Tavan arası;unutulan ve tedavülden kalkan eşyaların , eski püskülerin barınağı. Tozlu, kasvetli bir mekan, bir ara.
Anneannemin büyük bir bahçesi olan, çocukluğumun yaz tatillerinin geçtiği çok sevdiğim bir evi vardı. Bu evle tanımıştım “ tavan arasını” . Basıktı, karanlıktı, küf kokularının olduğu, kullanılmayan ve bir daha asla kullanılmayacak olan eşyaların kaldırıldığı, biraz da ürkütücü bir yerdi tavan arası. “Sakla samanı gelir zamanı” atasözü belli ki çok benimsenmişti anneannemce ama bu samanların gelmezdi zamanları. Eşyalara anılar siner, bundan mıdır bilinmez saklanma atılmama sebebi.. Kim bilir belki de!!
İşte aynı bunun gibi, zihinlerimizin de tavan araları mevcut. Freud’un deyimiyle biliçaltı. Bilinçaltı= aklımızın tavan arası.
Birçok yaşanmışlığa sahibiz hepimiz. Anılarımız bol miktarda. Acı, tatlı, tatlı olan ama sonrasında acı veren, hatırlanmak istenmeyen, silinesi ve unutulası şeyler var zihinlerimizde. Bilinç düzeyinde kalırsa tüm bunlar, yani anneannemin eski evine dönüş yaparak söylüyorum; tavan arasına kaldırılması gerekenleri oturma odasında bırakırsanız; ayağınıza dolanır takılırsınız, tökezlersiniz, düşersiniz. Baş edemezsiniz bu unutulası silinesi şeylerde. Onların yeri tavan arasıdır, kaldırmak gerekir oturma odasından.
Ve kaldırıverirsiniz tavan arasına. Kaldırmak zor olsa da. Bilinç düzeyinde değildir artık yaşananlar. Düşünülmez, unutulur. Ama tavan arasında varlığını devam ettirir her şey. Ve davranışlarınızı etkilemeye devam eder; tavan arasındakiler.
Zaman zaman ce-e oynar bizle tavan arasına kaldırdıklarımız. Rüyalarımızdadır unutulası, silinesiler.. Her kimseler her neyseler.. Dil sürçmelerinde yer ederler kendilerine.Bilinçsizce hayatlarımızın oturma odasın taşırız, tavan arasındakileri.
Sonra bir gün belki her gün –bazen hiçbir gün- gıcırdamaya başlar tavan arasının kapıları. Hayatlarınızın oturma odalarından kaldırmışsınızdır kullanılmayanları ama anılar hücum eder beyninize.
Gıcırdar tavan arasının kapıları. Baş edilemeyenler, unutulmasa da edilemeyecekler dökülürler ortaya. Ve siz isyan edersiniz artık;
TAVAN ARASINDAN DA ATIP, ESKİCİYE SATMAK İSTİYORUM SENİ
İŞGAL ETME ARTIK ZİHNİMİ!