“Son seçimlerde Abdüllatif Şener uzun süre siyaset içinde bulunduğunu ve adaylık da bulunmayacağını belirttiğinde çok şaşırmış,başka bir nedeni olduğunu düşünmüş olsam da nasıl bir neden olabileceğini daha düne kadar anlayamamıştım.AKP’ye kapatılma davasının açılmasından sonra Abdüllatif Şener yeni bir parti kuracağının işaretini toplantıla...”
Son seçimlerde Abdüllatif Şener uzun süre siyaset içinde bulunduğunu ve adaylık da bulunmayacağını belirttiğinde çok şaşırmış,başka bir nedeni olduğunu düşünmüş olsam da nasıl bir neden olabileceğini daha düne kadar anlayamamıştım.AKP’ye kapatılma davasının açılmasından sonra Abdüllatif Şener yeni bir parti kuracağının işaretini toplantılarda vermektedir.1960 ihtilaliyle AP’nin kaderini 2008 de yaşanması ihtimalini göz önünde bulunduran veya birileri tarafından kapatılma davasını önceden AKP’ye ileten kurumlar sayesinde Şener bu yüce göreve seçilmiş ve AKP’nin kapatılmasından sonra alternatif bir parti kurma görevi kendisine verilecektir. AKP’nin kapatılma iddasıyla yasaklı listeler arasına Abdüllatif Şener’in de alınması gerekirdi.Çünkü Abdüllatif Şener AKP’de Bakanlık görevinde bulunmuş ve bir çok anlaşma ve eyleme imza atmış kişidir.Şener’in şuanda görevde bulunmaması bunun bir nedeni olarak göremeyiz.Çünkü AKP hiçbir iç ve dış politika değişimi yapmayarak aynı çizgide görevlerini yerine getirmektedir.Buna ilave olarak Abdullah Gül’de AKP görev yapmamaktadır;ancak yasaklı kişiler listesinde yer almaktadır.AKP ilk zamanlarda da ABD’nin Türkiye’deki görevlisiydi şimdi de görevlisidir.Hatta Büyük Ortadoğu projesi eşbaşkanlığını yaparak 24 Müslüman ülkenin sınırlarının değiştirilme amacını taşıyan projenin üst düzey görevlisidir.Bu 24 ülke arasında Türkiye’de bulunmaktadır.Hatta Avrupa bütün toplantılarda bu haritaları yayınlamaktadır.Türkiye’nin doğusu "Kürdistan” olarak gösterilmektedir(Makalemin başındaki resimde haritayı görebilirsiniz).Bu projeye eşbaşkanlık görevini yürüten bir partinin ve bu parti için bugün ve geçmişte görev almış üst düzey bakanların yüce divanda vatana ihanetle yargılanması anayasalarda belirtilmektedir.Türkiye’yi parçalayan bir projenin eşbaşkanının Türkiye’yi yönetmesi AKP nin en büyük şuçudur.Oysa kapatma davasında laik düzene karşı şuç işlendiği belirtiliyor.Bu nunla beraber vatan ayinlik de eklenmeliydi.Bu hükümetten sonra Abdüllatif Şener gibi ABD,AB güdümlü partiler değil,Milli değerlerimizi savunan,ulusal sınırlar içerisinde birliği kollektive eden bir Ulusal Meclisin kurulması gerekmektedir.Latin ülkelerinde esen ulusal sosyalizm değerleri ABD ve AB ye başkaldırdıktan sonra hızla yükselişe geçmiştir. Kendi işçisini,çiftçisinin üretimini destekleyerek,Milli değerlerine sahip çıkan bir hükümet hayali içerisinde miyiz,yoksa AB’nin ve ABD’nin pazarı olan,çiftçisine kota koyan,işçisini büyük şirketlerin kölesi durumuna düşürerek Tuzla tershanelerindeki ölümlere gözlerini kapayan bağımlı bir hükümet hayali içinde mi?
Burcu Şener / 29.06.2008.Bu Amerika`nın bir projesi olabilir.Ama Ak Parti bu ihtimalin gerçekleşmesinin önünü kesen güçtür.Ne ile yapar bunu? Ekonomiyle, gelişmiş teknoloji ve askeriye ile.=======Taha Süren`,n cevabının en çok da bu kısmına güldüm doğrusu ne yalan diyeyim ekonomimizle ha :) hiç bu kadar batık olmuş muydu ekonomi , hiç bu kadar yıkık duruma düşmüş müydü ve bakıyorum da geçen yıl ki sivri dilli Taha Süren bu yıl kardeş olmaktan bahsediyor, tabi başka çare yok değil mi ? Evet halkın belki uyandığı bir tek gerçek var o da ekonominin battığı konusu Türkiye ciddi bir kriz geçirmektedir sevgili arkadaşım haritaya gerek kalmadı ki zaten Türkiye saatıldı fazlasıyla ki bu yeni yapılan bir şey değil özelleşmeyle büyüyen şirketler çok iş gücü az para çok emek sefil hayat vs de vs... İçim yandı yine yazını okuyunca...Saygılar.
Taha Süren / 11.05.2008Allah aşkına ütopyaları bir kenara bırakalım reel düşünelim biraz.Bazıları dindar insanları "kıldışı" olmakla suçluyor, ama bu ülkede ütopyalar peşinde koşmayan tek kesim dindarlardır."Başbakan ve Ak Parti ABD`nin görevlisidir" diyorsunuz.Kafalardaki klasik şablonları bir yana bırakalım bence.Bu yazdıklarınızı Doğu Perinçek`te söylüyor, ulusal gazeteler hergün yazıyor,tv`leri bas bas bağırıyor.Birde hep şöyle bir propaganda var "hiç olmadığı kadar birlik ve beraberliğe muhtaç bir zamandayız"..Türkiye Cumhuriyeti 85 yıldır ayaktadır.Dönelim ve tarihe bakalım, ne zaman sekteye uğradık?? Darbe zamanlarında değil mi? O zaman demokratikleşeceğiz, ergenekon mergenekon olmayacak, ondan sonra ABD`ye bağımlı olmayız işte.Evet bir bağımlılık sözkonusudur ama resmen görevli demişsiniz.Ayrıca makalenizdeki Kürdistan meselesi, bu Ak Parti`yi ilgilendiren bir husus değildir.Bu Amerika`nın bir projesi olabilir.Ama Ak Parti bu ihtimalin gerçekleşmesinin önünü kesen güçtür.Ne ile yapar bunu? Ekonomiyle, gelişmiş teknoloji ve askeriye ile.Tsk için ayrılan paylara bakın isterseniz 5 sene öncesiyle bu günün kıyaslamasına.Bu yazdıklarınızdan gerçekten kaygı duymanıza gerek yok, ideolojik hesaplarımızı bırakalım, bu ülke için el ele çalışalım..Genç nesillerin, yaşıtlarımızın zaten siyasetten haberi yok, olanlarda birbirine düşman kesilen gruplardan oluşuyor.Selamlar, sevgiler...