Aldatmak ve Aldatılmak ÜzerineAldatmak ve Aldatılmak ÜzerineArkadaşa ait araçla yola çıkmıştık istikamet Fethiye… Dört feminist geçinen kadın… gece gündüz sürecek bir serüvene doğru akıyorduk…Bazen bir petrolde duruyor birer sigara yakıyor ve benzin alıyorduk. Sanki dünyadaki erkeklere kadınların gücünü ispatlamaya çalışıyorduk… Sonuçta başarılı olmuştuk kendimizce… Birçok kadına göre her birimiz verdiğimiz savaşta galip gelmiştik. Kendi gücümüzle aykırı yaşamı tercih ediyorduk. Topluma aykırı dört bayan…Peki yıllar öncesinde genç kızlık hayalleriyle süslü temiz dünyası olan bu kadınların ortak noktası neydi diye soracak olanlara cevabım “ Feodal sistem” diyeceğim. Toplumun ataerkil yapısını reddediş bizleri aykırı benlikler haline getirmişti. Ülkemizde kadını horgören bir ağalık sisteminin mevcudiyetine direnen az sayıda kadının direnişi bizimkisi… Hepimiz hayatımızın bir döneminde şiddete maruz kalmış birer kadınız… Aydın olmamız dahi buna engel olamamış ve sonunda pes ederek ideallerimizin ardına takılmışız. Yol boyunca hayatlarımızın son on yılını anlatarak acılarımızı tazeledik. Sonra yol ortasında durup dağlara doğru bakıp yıldızlardan birini sahiplendik. Erkek egemenliği bitmiştir diyerek yıldızlarımızı kalbimize hapsederek yola devam ettik. Kadın olmanın yanı sıra aynı zamanda anneydik. Çocuklarımızdan bahsettiğimiz anlarda gözlerimiz parlıyor onlar için güzel bir dünya hayal ediyorduk. Belki de mutsuz olmamızın nedeni bu çocukların varlığıydı. Onlar için değil miydi yıllarca bize hüzün veren evlilikleri yürütmek adına verdiğimiz mücadele… Sonuç değişmese de savaş vermiştik yapayalnız. İçimizden sadece Aslı evliliğini bitirmemişti. Nesrin eşinden ayrılmış iki çocuğuyla kendine yeni bir düzen kurmuştu. Zehra’nın durumu biraz karışıktı. Eşinden ayrılmasına rağmen şimdi eski eşiyle birlikte yaşıyordu. Ona “Neden evlenmiyorsun” dediğimde bana “ Boşanmak 3 yılımı aldı. Evlenince adam yine beni sahiplenecek… Başına buyruk yaşayacak ve ben yine mahkeme kapılarında uğraşacağım. Böyle daha iyi… Zaten iki çocuğumuz var. Beni kaybetmekten korkuyor. Bu da bana zevk veriyor.” Dedi. Haklı olabilirdi. Acaba ben onun yaptığını mı yapardım. Ben yapmazdım ama annem bir sözünde böyle bir ifade kullanmıştı. “ Eğer sana verdiği zararları kapatır ve yaptıklarını hafifletirse birleşirsin. Ama resmi nikah yapmayacaksın” demişti. Biraz dini yönü kuvvetli ya anacığımın imam nikahıyla eski eşime dönecekmişim. Benim içimde nötr olan bir adamın yanında ne işim olabilir… Nesrin ise aşık olduğundan bahsetti. Zaten yola çıktığımızdan beri telefonu susmamıştı. Nasıl bir sevda diye düşünmüştüm. Hem erkeklere meydan okuyorduk ama hepimizin hayatına damgasını vuran erkeklerin himayesi altındaydık. Kimimiz babasına kimimiz çocuğuna kimimiz ise sevgilisine hesap vermişti. Onlardan tamamen bağımsız olmayı ne zaman başaracaktık. Aslı farklı bir kişiliğe sahipti. Aldatılmış şiddete ve tacize uğramıştı yıllarca kocası tarafından… Onu yaşamından çıkarmayı başaramayınca soyutlamayı tercih etmişti. Başına buyruk yaşıyor ve hesap vermeyi bir kenara bırakmıştı. Sevgilisiyle eşinde bulamadıklarını telafi ediyordu. Yaptığının doğruluğunu kimseyle tartışacak değilim. Ama bu seçim onun tercihi öyleyse onun için doğru davranıştır. Belki de kocasından intikam aldığına inanıyor… Gün boyunca alış veriş yaptıktan sonra bir çay bahçesinde soluğu aldık. Hepimiz sevdiklerimize hediyeler almıştık. Ben şirinem biricik kızım için birkaç şey almıştım. Onun gözlerindeki sevinci hayal ediyordum. O sıra da Aslı’nın sesiyle irkildim “ Ay kızlar…”dedi. Hepimiz şaşırmış biraz da endişeliydik. “ Ne oldu” dedik. “Ben kocama hediye almayı unuttum” dedi. Diğerleri gülümsüyordu bense söyleyeceklerimin onu zedeleyip zedelemeyeceğini düşünüyordum. Ama içimde kalacağına bu espriyi yapmalıydım. “ Niye sen ona hediyesini verdin ya” dedim. Hepsi bana bakıyordu. Aslı; “ Ne” dedi. “Kızım sen ona daha önce boynuz almamış mıydın?” dedim “ Haklısın ya… Hediyeye gerek yok daha” dedi. Gülümsedi. Bir kadını bu duruma getiren erkeklerdir. Yıllar önce sevdiği insanla kaçarak evlenen arkadaşım yaptığı fedakârlığa karşılık aldatılmış ve kullanılmıştı. Aynı şekilde eşinin oynadığı oyunlara karşılık verdiğine inanıyordu pişmanlık duymadan… Sevgilisi de onun gibi evli ve çocuk sahibi bir adamdı. İşin garip noktası ise sevgilisinin onu eşi dışında diğer erkeklerden deli gibi kıskanması… Ona “ Seni eşinden neden kıskanmıyor?” dediğimde Aslı gülümseyerek; “ Sevgilim bana eşini baban olarak görüyorum dedi” demişti. Böyle bir mantığı anlayamıyorum… Bir adam sevdiği kadını kocasıyla nasıl paylaşabilir. Kocanın böyle bir ilişkiden haberi olmadığından onun için yorum yapamayacağım. Aslı’nın kocasını tanıdığım kadarıyla yapacağı davranışı tahmin edebiliyorum. Adam arkasına bakmadan çekip gider. Keşke hiç kimse aldatmak ve aldatılmak zorunda kalmasa… Aslında insanlar kendilerini aldatmış oluyor böyle davranmakla… Aldatan karşısındakinin üstünlüğünü kabullenemediğinden kendini tatmin etme yönünü seçiyor. Aldatılan ise intikam ateşiyle aynı yolu seçmek için kendini zorluyor… Her iki durumda da bireyler kendileriyle oynuyor diyeceğim…
Yazı Sahibi
Etiketler
aldatmak+ve+aldatilmak+uzerine , aldatmak , ve , aldatılmak , üzerine , havva , gülbeyaz , yaşamdan , hikayeler ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Aldatmak ve Aldatılmak Üzerine isimli yazı, Havva Gülbeyaz tarafından 9/15/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
2
Aralık
1
Ağustos
5
Temmuz
22
Temmuz
13
Sen Varlığa Geçişin Kapısısın
• Havva Gülbeyaz • Hayata Dair Denemeler • 167 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
13
Temmuz
13
Eylül
28
Eylül
15
Aldatmak ve Aldatılmak Üzerine
• Havva Gülbeyaz • Yaşamdan Hikayeler • 1484 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
20
Sinop Tarihi Cezaevi ve Nazım Hikmet
• Havva Gülbeyaz • Eleştiri Makaleleri • 1215 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Eylül
15
Eylül
14
Bu Kadar Zor mu Seni Seviyorum Demek
• Havva Gülbeyaz • Sevgi ve Aşk Şiirleri • 974 kez okundu. • 16 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||