Anadolu Dan Göçen Esrarlı Bir Millet EtrüsklerAnadolu Dan Göçen Esrarlı Bir Millet Etrüsklermilattan sekiz yüz yıl önce italya nın bugünkü toskana bölgesindeki kıyı ovalarına, anadolu dan geldiği sanılan bir kavim göç etmişti. bunlar: etrüsk lerdi.etrüsk lerden kalan mezarların biçimleri ve bunların ölü gömme gelenekleri lidya lı oldukları sanısını vermektedir. heredot un anlattığı gibi lidya efsanesi de etrüsk lerin italya ya, anadolu dan geldikleri görüşünü kuvvetlendirmektedir. milattan önce 1800 yıllarına doğru asya dan gelen başka kavimlerin baskısı altından kaçarak, güney doğuya doğru yola çıkan etrüsk ler, akdeniz kıyılarını takip ederek, mısır a gelmişlerdi. o sıralarda mısır da firavunlar en parlak çağlarını yaşıyorlardı. etrüsk lerin mısır a yerleşmelerine izin vermediler. bunun üzerine yollarına, kuzey afrika kıyıları boyunca devam eden etrüsk ler, akdeniz i geçerek etrürya adını verdikleri bugünkü toskana bölgesine gelip yerleştiler. etrüsk lerin bir kolu da ispanya ya, sardunya ve balear adalarına dağıldı. etrürya o çağlarda, içinde yırtıcı hayvanların bulunduğu ormanlarla kaplıydı. ama bu çalışkan insanlar, burada ilk evlerini, ilk köylerini kurdular. etrüsk ler, bu verimli bölgede durup dinlenmeden çalıştılar ve başarıya ulaştılar. kuzeyde po ovasına, güneyde kampanya bölgesine kadar olan yerleri ellerinde bulunduran italik leri egemenlikleri altına aldılar ve başşehri roma olan büyük bir krallık kurdular. ilkel köyleri, kalın surlarla çevrili birer şehir durumuna gelmişti. bunlar tarkini, volsini, bologna, floransa, mantua, perugia ve adria (adriya denizine adını veren şehir) şehirleriydi. böylece, etrüsk ler, roma lılardan çok önce italyan kültür ve uygarlığının yaratılmasında ve gelişmesinde önemli rol oynadılar. etrüsk şehir ve evleri: etrüsk şehirleri, yunan şehirleri gibi, birbirinden ayrı, bağımsız şehir devletleri durumundaydı. "lucumone" denilen bir başkan tarafından idare edilirdi. her şehir kendi imkanlarıyla yetinirdi. ancak bir saldırıya uğradıkları zaman, birbirlerine yardım ederlerdi. bu şehirler çoğunlukla yüksek tepelerde kurulurdu. düşman saldırışından korunmak için de kalın surlarla çevrilirdi. etrüsk ler şehirlerinin planını kare biçiminde yaparlardı. şehir kuracakları alanın sınırlarını, sabanla toprağı kazarak işaretler, yer yer sabanın demirini topraktan çıkararak surların giriş kapılarının yerini belirtirlerdi. şehirdeki evlerinin özel bir biçimi vardı. bu biçim, etrüsk lerin asya lı olduklarını belirtme yönünden dikkati çeker. etrüsk evleri de kare biçimindeydi. pencereler evin ortasındaki avluya bakardı. çatılar ve kat bölümleri boydan boya atılmış kalaslarla yapılırdı. sonraları roma lılar, etrüsk lerin bu tekniğinden yararlanmışlardır. etrüsk ler iyi yaşamasını sevdikleri için evlerinin içini konforlu bir biçimde, halılar, yataklar, geniş divanlar, yemek masalarıyla döşerler, biblolarla süslerlerdi. etrüsk ler çok canlı ve zekiydiler, ama zevklerine de çok düşkündüler. eğlenmeyi, şarkı söyleyip dansetmeyi çok severlerdi. avlar düzenler, vurdukları hayvanların etleriyle ziyafetler çeker, kürk ve derileriyle süslü elbiseler yaparlardı. etrüsk ler iyi denizciydi; etrüsk lerin aslında korsanlık yaptıkları sanılmaktadır. ama italya ya yerleştikten ve zenginliğe kavuştuktan sonra yağmacılıktan vazgeçip akdeniz de gemicilikle uğraşmaya başladılar. hem kürek, hem de yelkenle yol alan sağlam ticaret tekneleri yaptılar. bunlarla bütün akdeniz de, ispanya, balear adaları ve anadolunun birçok limanlarında dolaşıyorlardı. etrüsk ler, kartaca lılar ve yunan lılarla (etrüsk ler sonradan onlar gibi giyinmeye başladı) ticaret yapılorlardı. etrüsk ler çeşitli tanrılara taparlardı. din ve inanışlarında lidya lıların, yunan lıların ve italik lerin izleri ve etkileri görülmektedir. en büyük tanrıları, yunan lıların zevs tanrısına benzeyen yupiter idi. etrüsk lerin yazısı; etrüsk lere ait birçok yazıta mezar duvarlarında rastlanmıştır. yazılarında yunan alfabesini kullanırlardı ama kelimeleri apayrıydı. yüzyıla yakın bir zamandanberi bu yazıları çözmeye uğraşan bilginler olumlu bir sonuca varamamışlardır. bunda, etrüsk lerin, mısır lılar gibi birkaç çeşit yazı kullanmamış olmalarının etkisi büyüktür. böylece etrüsk yazıtları, onları, tarihte esrarengiz bir millet olarak saklamaktadır. etrüsk ler ölüleri için özel mezar odaları yaparlardı. bunların içini, ölünün iş ve aile hayatına ait resimlerle süslerler; balta, mızrak, kılıç, kalkan gibi silahlarını ve süs eşyalarını koyarlardı. etrüsk lerin tarihten silinmesi: etrüsk ler bir yönden tarımla, diğer yönden deniz ticaretiyle kısa zamanda kalkınıp zenginleştiler. milattan önce 8 inci yüzyıldan sonra kampanya ya kadar inerek bütün latin şehirlerini egemenlikleri altına aldılar. bu arada roma yı da ele geçirerek kendilerine merkez yaptılar. roma nın ilk etrüsk kralı tarkuinius tur. bu kral roma kapitülünde yupiter tapınağını yaptırmaya başlamış ve şehrin tepeleri arasındaki bataklık arazinin sularını boşaltmak için kanallar açtırmıştı. bundan başka o zamanki roma yı bir sur içine almış ve bir de sirk yaptırmıştı. tarkuinius tan sonra yerine geçen damadı servius tullius, yedi tepe üzerinde kurulu roma yı çevreleyen ve kendi adıyla anılan surları yaptırdı. tarihte muhteşem tarkuinius adıyla ün alan tarkuinius un oğlu çok gaddardı. sindirici ve baskılı idaresi sonucu roma lılar ayaklanarak etrüsk leri roma dan kovdular. etrüsk ler bu tarihten sonra bir daha da eski güç ve zenginliklerine kavuşamadılar. italya nın birçok bölgelerine dağılan etrüsk ler, zamanla italya daki diğer milletlerin arasında eriyerek kayboldular.
Telif Hakkı Uyarısı Anadolu Dan Göçen Esrarlı Bir Millet Etrüskler isimli yazı, Zeynep Akıllı tarafından 1/10/2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
17
Kasım
14
Kasım
13
Piri Reis Gökbilimci mi? Falcı mı?
• Zeynep Akıllı • Tarihsel Makaleler • 122 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
8
Atatürk Ün Vasiyeti (türk Dili ve Eğitiminde)
• Zeynep Akıllı • Tarihsel Makaleler • 173 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
7
Johannes Brahms ve İncelik
• Zeynep Akıllı • Tarihsel Makaleler • 79 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
30
Halk Edebiyatında Aşk ve Cinsellik
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 49 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
28
Kasım
28
Kasım
27
Çocuklarınızı Evliliğe Hazırlayın
• Zeynep Akıllı • Toplumsal Makaleler • 47 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
24
Aralık
25
Şubat
11
Aralık
12
Haziran
1
Sakızcı Makbule Teyzem ve İsmail Amcam
• Zeynep Akıllı • Yaşamdan Hikayeler • 7582 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Köpek Ne Yer? Köpeğe Nasıl Bakmalı?
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 4620 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||