Anı Bırakmayacağım Ardımda Bölüm2
5 / 5 / 2008 Pazartesi tarihinde Metin Yazar tarafından eklendi, 121 kez okundu...
“Sözlerinin tetiği altında yüreğinin ezildiğini hissediyordu. Yemyeşil gözleri dolmuş, hayatını adayacağı adama buğulu buğulu bakıyordu. Ki o adamın dilinden dökülen her kelime, ıslığı andıran vızıltılarla birbirine karışan, taze etlere saplanan kurşunlardan farksızdı. Öldürmüyor yaralıyordu. Ve Nalan’ı her gün kanayan bir yaraya sahip bırakıyord...” Okuyucu Puanı ;
Anı Bırakmayacağım Ardımda Bölüm2Sözlerinin tetiği altında yüreğinin ezildiğini hissediyordu. Yemyeşil gözleri dolmuş, hayatını adayacağı adama buğulu buğulu bakıyordu. Ki o adamın dilinden dökülen her kelime, ıslığı andıran vızıltılarla birbirine karışan, taze etlere saplanan kurşunlardan farksızdı. Öldürmüyor yaralıyordu. Ve Nalan’ı her gün kanayan bir yaraya sahip bırakıyordu. Nerede olduğunu bildiği, ama bir daha dokunamayacağı, asla geri getiremeyeceği geçmişini bulamayacaktı. Gelecekse artık hiç ulaşılamayacaktı. Her günün adı aynıydı Nalan için. Yalnızlık. Acı. Özlem. Hasret… Hiç te yabancı değildi hasret prangalarına; özlem zincirlerine… ve Demir’in aralarına soktuğu demir parmaklıklara… İlk tanıştıkları dönemde ziyaretçiydi. Şimdi o havasız koğuşların sevilmeyen müdavimlerinden biriydi. Kapanmayan bir yara gibiydi Demir Nalan’ın hayatında. Biraz kabuk bağlar gibi oluyor ama hemen yeniden açılıyordu sanki ve bunu fark ettikçe kahrolurken, ruhuna girmiş o tutsaklığın daha fazla yer kapladığını görüyordu. Demir’in yokluğunda, içini donduran buz gibi rüzgarlar esiyordu hayatında. Yaprakları dökülmüş cılız ağaçların, sıska dallarını andıran elleri yalvarırcasına kararan gününde boşluğa, karanlığa doğru uzanıyordu. Sanki onlar da bir şeyler istiyordu. Günlerinin Demir’i düşleyerek geçmesini izliyordu. Habersiz her geçen gün işkenceydi. Birinci günün ardından merak sarıyordu içini. İkinci günde ise hüzün. Üçüncü günün ardından özlem doluyordu. Dördüncü günün sonundaysa özlem yalnızlıkla birleşip katlanamaz bir hal alıyordu. Bir sabah uyandığında mutsuzluğun gökyüzünü sarmış olduğunu görecek ve Nalan hayatının sonuna kadar bu duvarlar arasına mahkum kalacağından, Demir’e duymuş olduğu sonsuz sevginin kendisini onun bedenine tekrar döndüremeyeceğinden emindi. Kiminin aşkı, ancak kaybolup gittiğinde iri bir elmasın ışıkla yıkandığı anda olduğu kadar parlak olabilir ve arzuyla lanetlenmiş olanlar ancak kaybettiklerini anlarlar aslında aşkın var olduğunu. İşte Nalan da aynı bu düşünce içerisinde geçiriyordu günlerini, gecelerini… Kaç gündür bedeni direnmekteydi. Ağzından bir lokma geçmemişti doğru düzgün. Bedeninin Demir’e olan susuzluğunu aldığı alkolle dindirmeye çalışıyordu. Boğazından tek geçen günlerdir biranın ekşimsi tadıydı. Annesi yalvarıyor, babası bağırıp çağırıyor, ablası yatağına kadar yiyecekler taşıyordu. Kimse bir şey yediremiyordu. Kimseyle konuşmuyordu. Demir’in hayali dışında. Körpe bendeni her geçen gün susuz kalmış çiçek misali kuruyor, güneşsiz gülleri anımsatan şekilde boynunu büküyordu. Yıllar önceydi. Önce gözleri ağladı. Sonra yüreği… Ve bir sabahın erken saatlerinde de feryat figan annesi.
Tavsiye Et :
Eylül
8
Eylül
7
Eylül
7
Eylül
7
Eylül
6
Temmuz
19
`ortak Akıl`sız Başın Cezasını Halk Çeker!
• Metin Yazar • Toplumsal Makaleler • 68 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
16
Mayıs
17
Mayıs
14
Mayıs
6
Anı Bırakmayacağım Ardımda Bölüm3
• Metin Yazar • Aşk Hikayeleri • 192 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
16
Mart
8
Ocak
28
Bana Kimse Sen Gibi Sarılmadı
• Metin Yazar • Mektup Hikayeleri • 457 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
22
Mayıs
6
Anı Bırakmayacağım Ardımda Bölüm3
• Metin Yazar • Aşk Hikayeleri • 192 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
|
||||||||||