Anı Bırakmayacağım Ardımda Bölüm3
Bazen gitmek gerekir, ama gerçek anlamda gitmek, yok olmak, kaybolmak değil. Seven insanın hep umudu vardır. Gelecektir sevgili. Ve giderken ardında iz bırakır.
Köksüz bir çiçek gibi sürükleniyordu Nalan rüzgarın önünde, taç yapraklarını açmış ve kendine ait olan ne varsa gezdiği yerlerde bırakmış bir türlü ait olamadığı o yerlerde kendinden parçalar bırakarak o yerleri kendi benliğinden uzaklaştırmaya çalışmıştı. Ama nereye giderse gitsin, bulduğu ya da yanında götürdüğü hep aynı huzursuzluktu; bir yerlere ait olmanın huzurunu hissedemiyordu. Bazıları dünyaya güvenli alanlarda hür iradeleriyle bir yerlere çakılıp kalmak için değil, köksüz, vatansız ve bu yüzden tam anlamıyla özgür olup acı çekmek için gelirler. Nalan da onlardandı.
Katillik, insanın kana susamışlığı, kötü olana yatkınlığı, nefret etmek kapasitesinin yüksekliği, savaşmanın, acı çekmenin ve çektirmenin önüne geçilemeyeceği, insanın dünyaya gelip kendi varlığının yanında başkalarının varlıklarının da farkına vardığı ve bundan hoşlandığı andan itibaren bellidir. Unutmanın, unutamamanın lanetine sahip her zihin, hafızadan eksilen o zehirli tohumları isteyerek ya da istemeyerek büyütmeye başlamış ve kardeş olmuştur, damarlarında karmakarışık ortak bir kan akmaya başlamıştır, insanları birbirine düşman etmeye devam ederek.
Hepimiz yalancıyız biraz, hepimiz küçük birer tanrı sayıp kendimizi başkalarının hayatlarını yürütmeye çalışırız. Tanrının davranışlarını bile sorgularken, tanrı olmaktan da uzaktan yakından bir ilişkimiz olmadığı için, oldukça yüksek bir hata yapma potansiyeline sahiptir insan. Hata yapıp başka hayatları bir süreliğine de olsa orta yerinden kırıp parçalara ayırma, sakatlama, birilerinin canını yakma, birilerine acı verme potansiyeline sahiptir. İnsan olmak biraz da cellat olmaya benziyor bazen. Geride birileri kalırken, hayatın başka anını, getirdiği bir başka insana yelken açmışken inanılmaz bir kayıtsızlık ya da şartların yarattığı mecburiyet hissiyle; farkında olmadan ellerinde tuttuğu bir kürekle toprak atıyor durmadan birilerinin üzerine.
Demir’de Nalan’ın katili sayılırdı. Hastanede ki son gününde herkesin yüzünde gülücükler vardı. Nalan ise karamsarlığı üzerinden atamamıştı. Demir’i unutmamış, unutamamıştı. Yaptığı, bütün çabalara rağmen kötü olmaya kararlı dünyayı protesto mu yoksa sadece bir vazgeçiş miydi, kararsızdı Şimdi yeniden başlamak üzere her şeye, yeni bir beyaz sayfa açılacaktı.