Ankara!Ankara!Ankara...Bir rüyaymış seni sevmek.Rüyanın peşine düşüp gelinmezmiş ayağına.Tozuna yüz sürmek için bırakılmazmış aşk başka bir şehirde başkalarına emanet.Çorak topraklarına yazılmazmış sevda.Güneş olan yakarmışsın...Yağmur olsan akarmış!Sonsuzlukmuş diğer adın.Seni sevmenin yokmuş sonu.Herşeye rağmen bu çirkef halinle çaldığım günlere doğarmışsın her sabah.Yıktığın umutlarımı unutmayayım diye batarken güneşin,göz kırparmış gökyüzü... Ankara... Ne kadar aciz,ne kadar paçoz,ne kadar geçilmezmişsin!Ve nasıl savunmasız bırakırmışsın insanı.Adını ananlara beyaz görünür,her adımda nasıl kan damlarmış metrekarenden.Kaldırımlar nasıl çürümüş papatya kokarmış.Her köşe başında binbir hayali aklar,dalga geçer gibi nasıl can yakarmışsın. Oysa başkaydı düşler.O ilk yolculuk...Buraya gelen ilk otobüs.Kalbim heyecandan ölecekmiş...Bu kötü günleri görebilmek için dayanmış.Burada herşey sahte be Ankara!Aşka kapılıp unuturmuşum senide...Öylesi kör eden bir aşk zor bu devirde. Ey sevgili...Ey lanet cennet,ey uçurum..Ey Ankara! Hadi yine çıkar hançerini.Kanat tekrar.Bir günde kaç kez öldürebiliyormuşsun göster hadi.Nehirlerin yok,güneşin ısıtmaz,yağmurun arıtmaz..Yaşanmaz olası Ankara! Binaların soğuk yüzüne çarpar geri dönermiş hayaller sende.İnsan yanındayken üşür,uzak olunca özlermiş.Öylesi kararsız,öylesi anlaşılmaz,öylesi karmaşıksın Ankara! Şimdi bir kez daha kim inandıracak beni...Kurduğum hayaller gerçek olursa mutlu olur muyum? Kim kanıtlayacak bu gördüklerimin sadece kandırmaca olduğunu.Hani insan o siyah kabuğu kıramayınca göremezmiş pembeleri.Sende herşey siyahmış Ankara! Bir zamanlar en büyülü sözcüklerle andığım ismine küfürler yakıştırıyor dilim şimdilerde.Sen ki en sevdiğimdin..Bana neler kazandırdın ki kaybettiklerini unutturasın!! Sen ki bir bebektin günden güne büyüdün içimde, şimdi nasıl olduda bu kadar küçüldün gözümde! Bir gece yakmamak için bir şehri nasıl direnirmiş insan.Bilir misin? Yaksada yanmazmış taş duvarlar,çöller,hava...Ne anlamı var Ankara.Ne yaşatıyor,ne öldürüyorsun... Unutmaki her seven senin yüzüne yüz sürmek için yanıp tutuşmazmış.Sevdikte n`oldu Ankara!Alnı kara!Resmiyete terleyen yakalarınmı öğretecek bana aşkı.Hani en büyük aşklar burada yaşanırdı.Ben onu bir deniz kıyısında unuttum Ankara!Ondan sana kaçarken bir çıkış gibi görünsende insanı yiyip bitiren bir umutsuzlukmuşun!Nakış nakış işlerken suretini gecelerde,odamın duvarları boşa susmazmış...4 duvar.Hala görebildiğim tek şey. Ankara...Gökyüzümdün..Gök gözlümdün..Yarim,yarım..diğer yanımdın! Sen bitirirmişsin umutları...Sen ağlatır,yaşları yavaş yavaş akıtırmışsın içime.Sen sevgiye inat nefreti öğretirmişsin insana...Sen varya... Ey en sevmediğim..Ey kocaman yenilgimi...Ey acınası zaferim...Ey son umudum! Sende bitermişsin be Ankara!Koca yüreğimde koca bir boşluk olurda silermişsin anıları.Bir rüzgarda verir marifetmiş gibi kapatırmışsın kabahatini. Sen aşka sunulan düşmanmışsın.Timsah gözyaşları...Kandırışın kolay oldu.Seni kazanmamsa zor...Şimdi ben sendeyken,savaş senin...Peki sen bende misin? Son olarak unutma o devasa egom!...O buzlar prensi... HER AŞK BİTERMİŞ!.... 17.04.08 ANKARA
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
28
Kendime Sende Bulduğumdan Beri…
• Hüsnü Cesur • Mektup Hikayeleri • 91 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Kasım
18
Kasım
10
Ekim
22
Eylül
6
Eylül
6
Eylül
5
Eylül
1
Ağustos
27
Şubat
9
Kasım
5
Mayıs
13
Mayıs
20
Ağustos
29 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||