Annemin SevgilisiAnnemin SevgilisiGenç bir adam. Benden on yaş daha genç. Pek yakışıklı değil, bana sorsanız hiç yakışıklı değil, ama kadınların ondan nasıl etkilendiklerini görüyorum. Onun o ezik, masum, şefkate ihtiyaç duyan sokak kedisi rolünü oynarken etrafında biriken kadınların ona duydukları hayranlığı görmekten nefret ediyorum.Neyse, nefretimi buraya kusmak için yazmıyorum bu satırları, duyguları bir tarafa bırakıp objektif olmaya çalışmalıyım. Evet, kabul ediyorum, etkileyici bir adam, çekici de denebilir. Spor yapmamaktan sarkmış iğrenç bir göbeği var; ama nasıl oluyorsa çok atletik gözüküyor işte! Sağlıksız. Hem de çok sağlıksız. Ruhu da aklı da bedeni de hasta o adamın! İğrenç herif! Olmuyor, objektif olmayı beceremiyorum işte! Adını duyduğum anda tüylerim diken diken oluyor, boğmak istiyorum! Bir insan olarak bile göremiyorum onu, bir insan da değil zaten, olamaz. Annemin sevgilisi! Annemin hayran olduğu adam, belki de benden bile çok sevdiği adam! Nasıl olabiliyor bu? Nasıl olabiliyor da bir anne, bir başka adam için kendi öz oğluyla tartışıyor? Her şey bir tarafa, bu kadın benim annem olmasa, herhangi bir kadın olsa bile nasıl bir kadın her gece bir başka kadınla birlikte olan bir adama âşık olmaya devam eder? Âşık… Annem ona âşık! Bunu düşünmeye daha önce hiç cesaret edememiştim. Annem ona âşık!... Eğer ben herhangi biri olsaydım annem bana âşık olur muydu? Beni o kadar sever miydi? Yazdığım her bir satırın ardından yüzlerce yıl geçiyormuş gibi hissediyorum. Her şey öylesine ağır ki benim için. Hayat öyle ağır ki… bir adam annesinin sevgilisine karşı ne hissedebilir? Bir şey hissetmeden edebilir mi?... Bu şekilde yaşayamıyorum. ******* Hala gelmedi. İki gündür ne ardı ne sordu. Eminim ki o Amerikalı kızla birlikte. Ne buluyor o hantal geri zekâlıda anlamıyorum. Bir erkekten sadakat beklemeyecek kadar yaşlıyım, ama en azından doğru düzgün kadınlar seçmesini bekleyebilirim sanırım. Neyse bir önemi yok artık, biraz önce aradı, geliyormuş… Mutlu oldum bir an! Oğlumla yaptığımız tartışmaları düşünüyorum, ona karşı ne kadar tahammülsüz olduğunu... Adını anmaya bile dayanamıyor. Ama artık ileri gidiyor. Bana onu eve almamamı söyledi. Ben onun evine gelen misafirlerine karışıyor muyum? Arkadaşları hakkında ağza alınmayacak küfürler ediyor muyum? Bugün ona yeniden anlatmaya çalıştım telefon da. “Böyle düşünüyor olabilirsin, ama lütfen bana söyleme. Rahatsız oluyorum. Senin ağzından böyle şeyler duymak istemiyorum.” dedim. Sustu. Anlamadı, anlamayacak biliyorum. İncindiğini de biliyorum, ama benim de bir hayatım olduğunu ve bunu yaşamak istediğimi, bunu yaşamayı seçtiğimi görmeli. Oğlum istiyor diye onu hayatımdan çıkarmayacağım. Onu düşündüğümde onunla okumak geliyor aklıma, onunla film izlemek, içki içmek, sohbet etmek, yürümek geliyor, tartışmak, üretmek geliyor. İnsanın hayatı boyunca bu kadar çok şey paylaştığı sadece bir insanla karşılaşabildiğini nasıl anlatabilirim oğluma? Keşke oğlumun da ona sıradan bir insana bakarmış gibi bakabilmesini sağlayabilseydim Eminim ki iyi dost olurlardı…
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Aralık
5
Eylül
1
Eylül
1
Eylül
1
Eylül
1
Eylül
1
Eylül
1
Eylül
1
Eylül
1
Eylül
1
Eylül
1 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||