kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Hayata Dair Makaleler

Arşivden Bir Film The Lake House


Arşivden Bir Film The Lake House

2006 Yapım Romantik bir Film, Arşive ekleme zamanı...
Sizde bir Pazar günü sıcaktan bunaldıysanız, evde olmanızın keyfini çıkarmak adına bir sinema seyretmenizi tavsiye ederim.
Konya bugünler de çok sıcak ve bunaltıcı. Özellikle uzmanların önerdiği gibi öğle saatlerinde dışarı çıkmamak gerek.
O zaman tehlikeli saatleri atlatmak adına bir şeyler yapmak lazım. Sizde benim gibi çalışma odanızın serinliğinde ailenizle bu keyfi yaşayabilirsiniz. Biraz okumaya ara verme zamanı...
Size bu yüzden güzel bir film öneriyorum. Seyrettiyseniz de bir kez daha seyredebilirsiniz...
Filmin adı : THE LAKE HOUSE.
Filmin başrol oyuncuları: Keanu REEVES, Sandra BULLOCK.
Film, bayan bir doktor ile bir mimar arasında geçen bir aşk hikayesini anlatmaktadır. Ama bildiğimiz aşk hikayelerinden farklı bir hikaye.
Konusu:
" Hayatında bir değişiklik yapma vaktinin geldiğini hisseden Dr. Kate Forster (SANDRA BULLOCK) stajını tamamladığı yerel İllinois hastanesinden ayrılarak hasta trafiğinin yoğun olduğu Chicago`da bir hastanede çalışmayı kabul eder. Geride bırakmaktan üzüntü duyduğu tek şey kiralamış olduğu güzel evdir. Kate şehre doğru yola çıkmadan önce evin bir sonraki sakini için posta kutusuna bir not bırakır. Bu notta kendisine gelen mektuplar için yeni adresini bırakır ve kapının üzerindeki gizemli pati izlerinin kendisi taşınırken de orada olduğunu açıklar. Evin yeni kiracısı Alex eve geldiğinde ise hiçbir yerde pati izinden eser yoktur. Kate ve Alex göl evinin posta kutusu aracılığıyla yazışmayı sürdürürken, inanılmaz ve imkansız bir şekilde iki ayrı yılda yaşadıklarını görürler. “ ( www. Sinemalar.com)
Film hayata gerçekçi bakanlar için çok çekici gelmeyebilir. Aşkın imkansızlığına inananlar bu filmi mutlaka seyretmeliler. Hoş bende aşka inanmayan biri olarak çok fikirlerim değişmedi diyemem ama !
Bu ara doktora sınavı için okuduğum felsefi metinler arasında bu filmi seyretmek iyi bir mola oldu benim için. Sizlere de iyi gelecektir. İyi bir film bazen okuduğunuz kaliteli kitaplar kadar önemlidir. Kitaplarda okuduklarınızın fenomenleşmiş şeklini sinemada görmek insana başka bir zevk de verebiliyor.
Ne diyordum filmden bahsediyordum. Tabi ki filmin sonucunu açıklamayacağım.
Filme dair bir betimleme yaparsak, film fantastik bir aşk filmi.
Birazcık felsefe yapmama izin verirseniz, Antik Yunan Felsefesine baktığımızda göreceğiz ki, Aşk insanın ‘iyi’yi daima ve kendi bünyesine özümseme arzusu olarak ölümlü bir doğanın doğurma yoluyla gerçekleştirdiği ölümsüz olma arzusu olarak tanımlanır. Bu tanım, Aristoteles’in görüşlerinde de vardır. Bu yüzden aşk, akıldışıdır. Onun bu ne`liği, ister istemez aşkı fantastik yapıyor. Bu yüzden Leyla ve Mecnun ve diğerleri var. Ama Batılılar bizden her konuda olduğu gibi bir adım önde. Çünkü, onlar kayıp giden zamanlara bizim kadar uzaktan bakmıyorlar. Hiçbir hikayeyi yarım bırakmak istemiyorlar. Pişmanlıklarla geçmiyor zamanları. Geçenlerde felsefeci bir arkadaş şöyle diyordu: “ Biz doğulular bir şeyin kıymetini kaybettikten sonra anlıyoruz. ” bildiğimiz bir cümle, ama altını çizmek istediğim nokta “BİZ DOĞULULAR” kısmıydı.
Evet biz Doğulular aşkı fantastik yaşamayı daha çok seviyoruz. O yüzden öteki alemde kavuşacağımız aşklara daha çok sahip çıkıyoruz.
Batılılar ise, bir zamanlar kaybettikleri fantastik duyguları yeniden kazanmak için sinemalar yapıyor , kitaplar yazıyor. Hatta üniversitelerinde “Aşk”ın kürsüsünü kuruyorlar. Ama onların fantastik perspektifleri realizmle son buluyor. Bu da onları yaşadıkları ana geri getiriyor. İşte bu filmde tam da bu felsefeyi bulabilirsiniz.
Fantastik duygularla başlayan bir aşkın realizme nasıl dönüştüğünü izleyeceksiniz. Pişmanlık yerine sahip çıkmak istediklerimiz ile fantastik duygularla yaşamanın yanında realizmin o kadar soğuk olmadığını hissettiren güzel bir film.
Aşktan vazgeçmeyen ama imkansızlığına inanan "bayan doktor" , şöyle diyor en son yazdığı mektupta : “ ...zamanın durduğu anda bir düştü... ...sahip olduğum hayatı yaşamalıyım. Lütfen artık bana yazma. Bırak gitmeliyim...” Bir doktordan da aşka dair incelik beklememek gerek galiba:) Bu da benim yorumum:) Bana çok kızacaklar ama, ben felsefeciyim düşündüklerimi ifade ederim gözlerimi ayıra ayıra :) Çok çalışıyorlar onun için dedim:)
Aşkından vazgeçmeyen bir adamın kendisini eleştiren kardeşine verdiği cevap bütün filmi özetliyordu. Kardeşi yaşadığının gerçek olmadığını söylediğinde ona şöyle diyor Alex: “ O bildiğim her şeyden daha gerçekti...Onu seviyorum ve şimdi o gitti. O gitti...”
Aşkın akıl dışılığına ya da imkansızlığına inat söylenmiş bir söz: O BİLDİĞİM HER ŞEYDEN DAHA GERÇEKTİ...
Bir aşkı öldüren zamandır. Bu fikir tartışılabilir. Bu filmin konusu da zamanın içinde aşkın bitmesine izin vermek yerine, zamanı kendi lehine çeviren iki insanın mücadele ederek aşkın nasıl gerçek bir realiteye dönüştüğünü anlatıyor...
Ama bir şey hatırlatayım. Kadın bir ara umudunu kesiyor. Ama Alex aşkından vaz geçmiyor. Ee ne demişler, “Erkekler sevdi mi ölünceye kadar, kadınlar sevdi mi evleninceye kadar !
Filmde bir şey daha dikkatinizi çekecek, mektuplar. Doktor ile Alex sürekli birbirlerine mektup yazıyorlar. Bu da yine Batılıların sıkıldıkları teknolojik hayatları arasında kaybettikleri değerleri hatırlatmak adına yaptıkları bir irdeleme...
Bir de benim filmde en çok beğendiğim Göl Evi’nin içindeki büyüyen kocaman bir ağaç... Ağacın da bir anlamı var...Evin de ayrı bir hikayesi var. Tabi filmdeki bu sembolleri kendimce yorumlamayım. Artık susayım. Yoksa seyretmekten vaz geçeceksiniz. Kendimi sinema konusunda bir uzman gibi gösterme ukalalığı göstermeyeyim...
Güya kendime söz vermiştim, aşk üzerine ne felsefe yapmayacağım ne de herhangi bir kitap okuyacağım diye...
Neyse toparlayım... Bu film bana şu mesajı verdi. Onu söylemeden gitmeyeceğim.Amiyane söyleyeceğim bu sonucu... : )
“Sizin de bir aşkınız varsa ona sahip çıkın kardeşim !, diyor
Tabi filmdeki aşk olgusunu bütün kavramlara isterseniz iliştirebilirsiniz... O da sizin fantastik duygunuza kalmış... Felsefe sagolsun. Biraz "hayatımı karmaşıklaştırdığını" söyleseler de :) ben zevk alıyorum:)
Film hakkında kendi sitesinden bilgi almak isterseniz adresi:
http://thelakehousemovie.warnerbros.com/
Bir de bu kadar çok konusunca şunu söyleyebilirsiniz: Bu filmi seyrettikten sonra ne yapalım Emel?, diye:)
Akşam üstü eşinizle ya da sevdiğinizle elele yürüyüşe çıkın...Arada bir de gözlerine bakmayı unutmayın:)
Size fantastik ama sonu realite olan güzel bir gün diliyorum..
eMeL sÜnTeR



Arşivden Bir Film The Lake House
Yazı Sahibi
Emel Sünter
Emel Sünter tarafından 30.7.2007 tarihinde eklendi 261 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Sinemayla aranız iyi mi? İyi olmalı... Tebrik ederim.


8/3/2007 tarihinde yorumlandı.

güzel ve değişik


7/31/2007 tarihinde yorumlandı.

mutlaka izleyeceğim.. anlatımın da o kadar güzeldi ki,filmin her ayrıntısını ve sonunu anlatsan sıkılmadan okurdum heralde.


7/30/2007 tarihinde yorumlandı.

iyi çalışılmış... güzeldi...


7/30/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
24
Algı Dünyamız
Bayram ÖzbekHayata Dair Makaleler • 121 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
13
Şişşt Baksana!
Rasim CanbolatHayata Dair Makaleler • 200 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
9
Koç Burcu Kadını ve Erkeği
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 180 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
6
Neden Bu Kadar Yorgunum?
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 216 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
4
Seni Seviyorum Önemli Bir Sözdür
Zeynep AkıllıHayata Dair Makaleler • 289 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
23
Aşkı Gülşen
Emel SünterHayata Dair Denemeler • 103 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
23
Gül Bahçesinde Yalnızım
Emel SünterHayata Dair Denemeler • 134 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
23
Gül ve Aşk
Emel SünterHayata Dair Denemeler • 119 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
8
Konya’da Bir Akşam Üstü – İ
Emel SünterHayata Dair Denemeler • 713 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
30
Arşivden Bir Film The Lake House
Emel SünterHayata Dair Makaleler • 262 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Mart
8
Konya’da Bir Akşam Üstü – İ
Emel SünterHayata Dair Denemeler • 713 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
13
Zeynep
Emel SünterAşk Hikayeleri • 396 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
22
Gece ve Kandil
Emel SünterSevgi ve Aşk Denemeleri • 366 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Aralık
7
Aşk Sensizlikmiş
Emel SünterSevgi ve Aşk Denemeleri • 315 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Eylül
7
Uyanmak İçin Önce Uyumak Gerek!
Emel SünterHayata Dair Denemeler • 269 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Arşivden Bir Film The Lake House, Arşivden Bir Film The Lake House makalesi, Arşivden Bir Film The Lake House makale, Arşivden Bir Film The Lake House nedir?, Arşivden Bir Film The Lake House hakkında bilgi, Arşivden Bir Film The Lake House makaleleri, Emel Sünter makaleleri, Arşivden nedir, Arşivden makalesi, Arşivden makaleleri, Bir nedir, Bir makalesi, Bir makaleleri, Film nedir, Film makalesi, Film makaleleri, The nedir, The makalesi, The makaleleri, Lake nedir, Lake makalesi, Lake makaleleri, House nedir, House makalesi, House makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Ekmek Aslanın Ağzında Hikayesi!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Loans | Mortgage Calculator | Unblock Myspace | Internet Advertising | Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul