kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Aşk Hikayeleri

Aşkı İstanbul

23 / 4 / 2008  Çarşamba tarihinde Mete Aslan tarafından eklendi, 254 kez okundu...

“Gözlerini kapatıp duymaya çalıştığı sesin ne kadar uzaktan geldiğini tahmin etmeye çalıştı önce… Çünkü koşmak, ulaşmak istiyordu o sese. Bir kez daha kulak kabarttı ama ses sanki uzaklaşıyor gibiydi. O ulaşmak istedikçe ses uzaklaşıyor ama bir türlü tamamıyla kaybolmuyordu. - Nasıl olur? Nasıl hem benden uzaklaşır hem de kaybolup gitmez? diye ge...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Mete Aslan

Mete Aslan







Aşkı İstanbul


Gözlerini kapatıp duymaya çalıştığı sesin ne kadar uzaktan geldiğini tahmin etmeye çalıştı önce… Çünkü koşmak, ulaşmak istiyordu o sese. Bir kez daha kulak kabarttı ama ses sanki uzaklaşıyor gibiydi. O ulaşmak istedikçe ses uzaklaşıyor ama bir türlü tamamıyla kaybolmuyordu.

- Nasıl olur? Nasıl hem benden uzaklaşır hem de kaybolup gitmez? diye geçirdi içinden.
Öyle ya böyle bir şeyin olması hiç de normal değildi. Sonra hafta sonunda yaşadıklarını düşünmeye başladı. Ne güzel bir sabahtı cuma sabah, ne kadar huzurlu, mutlu, neşe doluydu kahvaltısını yaparken. Aşkına, sevdiğine, biriciğine gidiyordu bugün, önünde uzun bir yol yüreğindeyse kıpır kıpır bir şeyler vardı. Yol uzundu hem de oldukça uzun. Akşamüzeri binecekti paslı rayların üzerinde kendisini bekleyen trene. Sevdiğine gidiyordu ya ne yolun uzunluğu ne rayların pası onun dikkatini çekmişti.



Yolculuk başlamış saatler ilerlemiş, hava kararmıştı. Tahminen ertesi gün öğle saatlerinde kavuşacaktı sevdiğine. Ne zordu bu şekilde sabretmek. Bir türlü bitmeyen yolculuk ne can sıkıcıydı.
Biraz sonra hafif bir sarsıntıyla irkildi. Tren zaten sürekli sarsılıyordu ancak bu safer biraz daha sert sarsmıştı. Daha birkaç ay önce bu güzergâhta bir tren raydan çıkmıştı. Hemen o geldi aklına ve tedirgin oldu.
Ya ulaşamazsam sevdiğime, ya bir daha göremezsem düşüncesi bir anda sardı bedenini. Oysa ortada bir şey yoktu. Hem kaza sonrası güvenlik amacıyla trenler daha yavaş gidiyor ve buda endişelerini yersiz kılıyordu. Yine de trenin raylarla dansından doğan sesler, karanlık, tedirginlik tüm bunların yanında sevdiğine yol almanın heyecanı dudaklarından şu iki mısranın dökülmesine neden oldu.
Raylardan gelen sesler içimi ürpertse de,
Sana geliyorum yine yüreğimde pür neşe.

Haklıydı sadece sevdiğine kavuşacak olmayı düşünmek bile yüreğini neşeyle doldurmuştu.

Gözünü açtığında günün ilk ışıkları karşıladı onu. Tüm duygu karmaşası içinde uykuya dalmış ve bitmeyecek sandığı yolculuğun büyük bölümünü geride bırakmıştı.

Biraz rötarlıda olsa tam öğle vakti tren gara yanaştı.
İşte oradaydı bir tanesi, beklemekten sıkıldığı her halinden belliydi ama her neyse gelmişti ya üstüne gitmedi.
Her şey istediği gibiydi. Hayatına anlam katan kişiyle yan yana, el ele, göz gözeydi işte. Nasıl da mutluydu.
Bir an sanki tekrar o anı yaşıyormuş gibi hissetti ve yine mutlu oldu. Hafif bir tebessüm yerleşti dudaklarına, sonra da yavaş yavaş silinip gitti.
Yaklaşık 30 saat vakti vardı. Birlikte kahvaltı ettiler, dolaştılar… Her şey normal olmayacak kadar güzel diye düşünüyordu. Ve şükrediyordu.
Bütün günü birlikte geçirdiler. Rüya gibi bir gündü. Gece sevdiceğini yurduna kadar götürdü, sonra da yanlarında kalacağı arkadaşlarına gitti.
“Keşke” dedi içinde “keşke her şey burada bitseydi. Tam bu noktada, her şey yolundayken”
Neredeyse uyumadan sabaha ulaştı ama uyumaya niyeti de yoktu. Arkadaşlarının uyanmalarını bekledi bir süre. Sonra hep beraber kahvaltı yapacaklardı. Hem de biricik aşkı da yanında olacaktı. Oldu da…
Yine çok güzeldi her şey. Tüm gün evden çıkmadılar. Dışarısı çok sıcak ve bunaltıcıydı evde birlikte vakit geçirmek daha tatlı gelmişti. Ama her geçen dakika keyfi kaçmaya başlamıştı çünkü dönüş saati yaklaşıyordu.
Ve işte yine olmuştu… Yine saatler geçmiş, ayrılık vakti gelmişti.
Ancak bir şeyler yolunda gitmiyordu. Sevdiğinin gözlerinde bir şeylerin ters gittiğini görüyor ama sormaya cesaret edemiyordu. İçine bir kurt düşmüş ama bir türlü konuşamamıştı.
Zor da olsa bindi trene. Trenin hareket etmesiyle kalbini, her şeyini geride bırakmış olduğunu fark etti. Yola çıktıktan bir saat kadar sonra o biricik aşkı telefonun diğer ucundaydı. Tüm yaşananları bir yana bırakıp ayrılmaktan söz ediyordu. Oysa daha biraz önce yanındaydı neden hiç bir şey söylememişti ki? Evet, belki bir şeyleri fark etmişti ama bu kadar sert ve ani beklemiyordu. Telefonu kapattığında ne yapması gerektiğini şaşırmıştı. Sadece bundan sonra ne yaparımı düşünüyordu. Ne yapmalıydı ki. Kalbini bıraktığı o yerde aslında hayallerini de bırakmıştı.
İşte bu duygularla geçirdi geceyi, adeta yaşamıyordu… Sabah olup da Haydarpaşa garına indiğinde daha da hissetti yüreğindeki acıyı. Eminönü’ne geçmek için bindiği vapurda her şeyden uzaklaşmak için gözlerini kapattı ve o ses ilişti kulağına.
Nereden geldiğini bilmediği sesin kendisine fısıldadığı sözlere bir kez daha kulak verdi. İşte anlıyordu şimdi. Giderek yaklaşıyordu sanki bu kez az evvelkinin aksine. Gözlerini açtı ve boğazın eşsiz güzelliğine baktı. Nasıl unuturum dediği sevdiğini gölgede bırakabilecek bir güzellikle karşılamıştı boğaz onu. Adeta yüreğindeki yangını söndüren bir sel olmuş akmıştı içine. Nasıl bu kadar etkilemişti, nasıl daha önce görememişti, nasıl yanı başında dururken fark edememişti. Yıllar önce onu bu şehre getiren sebep ona olan aşkı değil miydi? İşte bu şehrin âşık olunmaya en layık yeri de burasıydı ve adeta onu kendisine getirmişti. Biriciği ondan her şeyini alırken aslında mühürlemiş olduğu duygularını almıştı ve o mührün kalkmasıyla yüreğinde İstanbul aşkı yeniden alevlenmiş ve bu şehre bir kez, bir çok kez daha aşık olmuştu.
Yeminler etti genç adam, söz verdi yarim dediği o eşsiz şehre: Sen de beni kovmadıkça ben seni terk etmeyeceğim…



Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Safure Kalafat yazıyı tebrik etti...
Hazel Çiçek yazıyı favori listesine aldı...
Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 27.04.2008
HİÇBİR AŞKI YÜREĞİMDEKİ İSTANBUL AŞKINA değişmem değişemem gerçekten güzeL bir yazı yüreğinize sağLık

Hazel Çiçek
Hazel Çiçek / 26.04.2008
ÇOK GÜZEL BİR USLUBUNUZ VAR USTA BİR YAZAR ELİNDEN ÇIKMIŞ GİBİ DURU BİR DİLİNİZ VAR TEBRİK EDERİM ŞEVKLE OKUDUM

Mustafa Akbay
Mustafa Akbay / 25.04.2008
Başlarını çok güzel kelimelerle anlattığın bir ayrılık hikayesini keşke bu kadar acele bir sona bağlamasydın diye düşündüm. Mazur görürsün umarım. Yazının geneli için tebrik ediyorum

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 25.04.2008
çok güzel bir hikaye...muhtesemmm..tek kelimeyle harika..

Hafize Hanaylı
Hafize Hanaylı / 24.04.2008
Güzel hikaye bir solukta okudum. Büyüdüğüm çocukluğumu bıraktığım kenti özletti bana. Teşekkürler.


Ekim
10
Bekleyen Hatıralar
Levent ÇığrıkAşk Hikayeleri • 42 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
9
Transfer Aşk(1)
Gülçin KarakayaAşk Hikayeleri • 75 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Ekim
8
Biten Bir Aşkın Öyküsü
Levent ÇığrıkAşk Hikayeleri • 176 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
1
Yanmayan Mum
Mehmet AcarAşk Hikayeleri • 187 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Eylül
30
Rüya_bir Aşk Öyküsüdür
Ferudun ErganAşk Hikayeleri • 240 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
23
Aşkı İstanbul
Mete AslanAşk Hikayeleri • 255 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Nisan
20
Vuruldum Yâr
Mete AslanAşk Şiirleri • 66 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
20
Barış Gelini Pippa Bacca…
Mete AslanGüncel Makaleler • 177 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
23
Aşkı İstanbul
Mete AslanAşk Hikayeleri • 255 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Nisan
20
Barış Gelini Pippa Bacca…
Mete AslanGüncel Makaleler • 177 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
20
Vuruldum Yâr
Mete AslanAşk Şiirleri • 66 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Aşkı İstanbul, Aşkı İstanbul hikayesi, Aşkı İstanbul hikaye, Aşkı İstanbul nedir?, Aşkı İstanbul hakkında bilgi, Aşkı İstanbul hikayeleri, Mete Aslan hikayeleri, Aşkı nedir, Aşkı hikayesi, Aşkı hikayeleri, İstanbul nedir, İstanbul hikayesi, İstanbul hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Armut Dersen Çıkmam!

Erol Sunat
Bu Paraya Bu Kadar Çalışılır!

Sezer Nişancı
Elmalarla Armutlar Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Credit Cards | Online Loans | Secured Loans | Money | Problem Mortgage | Gazlıgöl | Saat