Aşkın FidanıAşkın FidanıDünyada oluşabilecek güçlü bir aşkın bebeği, koca bebek BLUE...Yıllarca önce yunan asıllı bir genç varmış... Ve hayat mucizelerle dolu dediğimiz yaşamda yunan asıllı genç güzelmi güzel, dünyalar dilberi bir azeri hatunu hayat arkadaşı olarak seçmiş... Kafasına koymuş bir kere, helalim demiş, benimsin demiş, ve aynı çatı altında yaşamlarına başlamışlar bir şekilde... Çok güzel günler, renkli görüntüler yaşamışlar... Ve onlara hayat sonuna kadar sanılcak derecede, ama yarı yola kadar minik bir bebek ALLAH tarafından misafir olmuş... Ebedi değil, sadece misafir... Güzel kokulu, minnacık, bir meleği andıran masum yüzlü küçük kız bebek... Günümüzde hemen hemen her ailede olduğu gibi, maddi sıkıntılar içinde bu bebek bu evde direnmiş... Yunan asıllı genç geçim konusunda dikiş tutturamamış... Bir helal ve bir bebek ona basit gelmiş ve yarı açık yaşamlarına kısa bir zamanla devam etmişler... Küçük kız bebek blue, o evde gözlerini açtıktan sonra hep darbe sesleri duymuş... 9 ay boyunca kahrını çeken annesi, yunan asıllı genç tarafından şiddete uğramış her gün ama her gün... Artık blue nun şanslı olup dünyaya gelmesinden sonra şanssızlığı başlamış... Annesinin canına tak etmiş, ve terk etmiş... Hali ile babada... Blue ne olcak? blue e kim sahip çıkacak? O benim yavrum benim bebeğim dememiş anne baba... Ve blue 6 aylık ken terk edilmiş... İnsanlık ölmemiş ve blue günahı hiç kaldıramayan iyi insanlar tarafından bir süre bakılmış, anneden babadan habersiz... E terk eden insan neyi merak ederki.. Onlar için bir can bukadar basitmiş demekki... Blue küçük melek ne yapsın daha aylarını yaşarken şu yalan dünyada, psikolojisi alt üst olmuş... Minnacık bir bebek anneden babadan habersiz bir bebek... Anne kokusuna muhtaç bir bebek tek başına ayakta durmayı başarabilmiş ve 3 yaşına girmiş... Anne ve babayı büyük emirlerle büyükler tekrar bir çatı altına sokmuş... Blue yine şanssız... Anne ve baba hep kendilerini düşünmüşler, ve blue yu terk edip kıbrısa göç etmişler... Blue yine yalnız, yine suçsuz, yine güçlü olmanın endişesinde... O güzel gözler neyden haberli? O minnacık kulaklar neyi duysun?. O minnacık eller kimin eline sarılsın? O minnacık beden hangi sıcaklığa yaklaşsın... Blue tek başına dercesine 6 yaşına kadar hep gülmüş dünyaya... Anneden habersiz, babadan habersiz... Artık blue nun okul zamanı gelmiş eline kalem alacak, mavi önlüklerini giyecek, mis kokulu bir şekilde okuluna başlayacak, fakat annesiz ve babasız olduğu için, ve hasta olduğu için, hiç bir okul kabul etmemiş blue yu... Anne sütüne daha doymamış bir bebek çokmu sağlam olur sanki... Artık blue hep şanssızlıklara yenilmiş.. Anne ve babasına haber vermişler bir şekilde, ve blue yu kıbrısa almışlar... Artık ailem var annem var babam var diyip Okula başlamış blue... Ama yine aynı yine aynı... Şanssızlık bunun adı bir kere... Blue 6 yasında olmasına ragmen bebekliğini yaşayamadığı için hala bebek bence... Belkide bu aileye uğursuzluk getirmiş... Ama küçük, minnacık bir bebeğin ne gibi zararı uğursuzluğu olabilirki.. ne acı... Aile minnacık bebeğin yarısı kadar ilgi vermiş olsa blue ye belkide bukadar hüsran olmayacak bir bebekte... Artık ALLAH bluenin yuzunu güldürmediyse hiç birininkini güldürmemiş... Ve anneyide babayıda savurmuş bir kenara... Blue yi ne anne almış nede baba... ortada kalmış yine 6 yaşında... Blue ye işte bu harika diyebileceğimiz şekilde halası sahip çıkmış... sonrası ise 17 yaşına kadar babaannesinde büyümüş... bebeklik desen yok, gençlik desen hiç yaşamamış... en güzel yılları yalan olup gitmiş... Annecim diyip gece uyumamış hiççç Babacım diyip boynuna atılmamış bir babanın hiç... Blue yıkılmamış, dimdik sapa sağlam ayakta durmayı başarmış ve 23 yaşına gelmiş... Sahte insanlar görmüş tanımış, ama hiç birine gebe kalmamış boyun eğmemiş ve sımsıkı sarılmış yaşama... Benim hayatım yeni başlıyor dercesine dikilmiş ben buyum ben milyarlarca insanın arasından cıkıp geldim siz nesinizki dercesine yapışmış dünyaya... Anne işte, anne sonuçta blue ile 5 yıllık bir beraberlikleri var şuan... Ölünce anneden başkası ağlarmı? Yaranı anneden başkası sararmı?... İşte anne yavrusuna tek basına sahiplenmiş blue 23 yasında olsa bile... Babamı babayı hiç sorma gaddarın teki yavru nedir evlat nedir bilmez, ve yaşamına devam eder... Blue kader deyip susar her daim.. Ama kader bununlada kalmıyor öldürücü tehlikli bir hastalığın içinde buluyor kendini... Ben daha ne yapayım demekte artık... Artık herşeyi kabulleniyor ama bu öldürücü hastalığı çok zor... Gerçekler acı diyip sessizce haykırıyor geceleri.. Yastıkla ağlaşmaya calısıyor, aynaylada gülüşmeye... Blue ne olursa olsun bebekti büyüdü, melekti artık prenses oldu ve prensini buldu ve nişanlandı... Şimdi gülüyor eğleniyor ve doya doya hayatını yaşıyor... Nişanlısı her konuda her daim yanında oluyor... Blue bebektin bebekliğin ve annesizliğin babasızlığın ne kadar acı olduğunu gördün... Anne olabilmek çok güzel, ama sevgi ilede anne dedirttirebilmek çok başka... şimdi bu acıların tam tersini minnacık bir bebeğe sunmak istiyorsan, karnına bak ve bebeğim benimle varmısın de... blue dünyanın en güzel bebeğisin, ve dünyanın en iyi annesi... Seda Buse GEZGİN... DuygusaL YAKIŞIKLI...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
20
Kasım
19
Ah Yaşanamamış Öğrenci Aşkları
• Mustafa Çetin • Aşk Hikayeleri • 74 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Kasım
19
Kasım
18
Kasım
18
Ocak
17
Ocak
17 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||