kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Kişisel Hikayeler

Aşkın Milliyeti Yoktur


Aşkın Milliyeti Yoktur

Melis onunla tanıştığında 32 yaşında başından birkaç mutsuz evlilik geçmiş olmasına rağmen hayata olan bağlılığını yitirmemiş hayat dolu bir kadındı.Son erkek arkadaşı 6 ay peşinden koşmuş,ilişkiye başladıktan 2 ay sonra da tam bir gönül hırsızı olduğu anlaşılmış,çok sevmesine rağmen Melis onu arkasına bakmadan terk etmişti.Michael, işte tam artık ilişkilerden bana hayır yok demeye başladığı bu dönemde karşısına çıkmıştı.Evi tadilatta olduğu için bir süreliğine Çırağan otelinde kalan bir arkadaşını ziyarete gittiğinde tanışmışlardı.Arkadaşı yabancı bir misafiri olduğunu, ama isterse onlara katılabileceğini söylediğinde Melis
-Bilmem, bakalım akşamüzeri konuşuruz ,deyip atlatmış,son dakikada fikir değiştirip gitmeye karar vermişti.Hafif kır saçlı,gri takım elbiseli fazla dikkati çekmeyen, ama son derece kibar görünüşlü ve oldukça yakışıklı bir adamdı Michael.Melis o gece iki iş adamı ile çok sıkıcı bir gece geçireceğini sanırken, aksine masada işten başka her şeyin konuşulduğu çok güzel bir gece geçirmiş ve yüzünde mutlu bir tebessümle evine dönmüştü.Yine de ertesi gün Amerikalı iş adamı tarafından aranınca biraz şaşırmıştı.Gerçekte Michael bu genç hanımdan çok hoşlanmıştı..Hiç Amerikalı kadınlara benzemeyen egzotik havası,neşesi ve kültürü,doğallığı ile ilgisini çekmiş,onun göz göze geldikleri zaman utangaç bir şekilde gülümseyerek gözlerini kaçırması yıllardır hissetmediği tatlı bir kalp çarpıntısı hissetmesine sebep olmuştu.Michael başta finans olmak üzere çeşitli alanlarda şirketleri olan ve çok çalışan, çok seyahat eden yoğun bir iş adamıydı ve yıllar önce kaybettiği japon sevgilisinden sonra hiçbir kadına gerçek bir ilgi duymamıştı.Üniversiteye giden iki oğlu ile ancak onların tatillerinde zar zor bir araya geliyorlardı..Melis ile iki gece daha üst üste yemeğe çıktılar ve ilişkilerini maillerle ve telefonlarla devam ettirmeye karar verdiler.Michael` ın yoğun iş temposuna
karşılık Melis , daha çok vakti olduğu için zaman zaman bu uzun mesafeli ilişkinin onu doyurmadığını hissediyor, ama genç adamdan
çok hoşlandığından yine de kestirip atamıyordu.Michael fırsat bulduğu her an İstanbul a geliyor, bazen de dünyanın çeşitli ülkelerindeki iş toplantılarına Melis` i de götürüyordu.Bu kısa süreli buluşmaların ve rüya gibi geçen tatillerin sonunda ilişkileri büyük bir aşka dönüşmüştü.Her ikisi de sık sık ne kadar şanslı olduklarını tekrarlıyor ve aralarındaki
kilometrelerce mesafelere ve
kıtalar arası büyük saat farklarına rağmen bazen saatlerce telefonla konuşuyorlardı.
Sonunda Singapur’da buluştukları bir haftalık bir seyahatin sonunda Michael Melis’ e evlenme teklif etti. Deniz kenarında ki güzel bir balık lokantasında cebinden kadife bir kutu çıkararak içindeki harika küpeleri Melis in kulağına taktı..Yavaş yavaş türkçe öğrenmeye başlayan genç işadamı
-Ben duygularımı anlatmayı pek beceremem ama bu küpeler umarım sana olan hislerimi anlatır dedi. Küpeler iki adet s harfi şeklide kesilmiş pırlatalardan yapılmıştı.Onun bu seni seviyorum deme şekline çok güldü Melis..Bazen Michael çocuk gibi utangaç oluyor, ama bu onu daha da sevimli gösteriyordu.
- Senin çoluğun çocuğun, şirketin olmadığına göre en doğrusu evlenmemiz ve senin de Amerika`da benimle oturman..O zaman böyle zamansızlıktan yakınmayız diye devam etti Michael..Çok sevindi Melis, ama birden ailesini,yaşlı annesini, arkadaşlarını ,İstanbul `daki hayatını düşündü.Bir zamanlar Sevdiğimin peşinden dünyanın öbür ucuna giderim derdim ama gerçeklerle yüz yüze gelince ne kadar zor bir karar bu diye aklından geçirdi.Tabi ki Michael`ı seviyordu ve çok özlüyordu.Bu şık oteller, altımızdaki özel uçak, davetler herşey çok hoş ama onu ne kadar tanıyorum,,,Ya oraya gittiğimde herşey değişirse,en önemlisi ailemi nasıl bırakacağım,Avrupa gibi değil ki Amerika,3 saatte istediğim yere uçayım diye binlerce düşünce kafasında dansederek İstanbul’a döndü.Hong Kong’daki bir toplantıya katılmak üzere uçağına giden Michael Singapor havaalanında,’
- Artık top sende Melis,cevabını bekliyorum ‘ diyerek onu öpmüş ve genç kadında bütün yol boyunca kafasındaki sorularla mücadele ederek ,on saatlik uçuş boyunca gözünü kırpmadan Atatürk hava alanına inmişti.Bundan sonraki buluşmaları Melis` in doğum gününde olacak ve o da o zamana kadar düşünecekti.Michael’in evlenme teklifini duyan tüm arkadaşları Melis in başına devlet kuşu konduğunu düşünüyorlardı.Doğum günü davetinden bir gün önce Michael telefon ederek çok önemli bir iş toplantısı olduğu için gelemiyeceğini ama iki gün sonra İstanbul` da olacağını,o zaman bu hatasını telafi edeceğini söyledi.Biraz bozulmuştu Melis..Ne de olsa bu tarihi çok önceden kararlaştırmışlardı.Bu süre içinde evliliği defalarca düşünüp,Türkiye de oturma şartı ile kabul etmeye karar vermişti.Michael onun ailesine ne kadar düşkün olduğunu biliyordu.En azından 6 ay Amerika da, 6 ay Türkiye` de yaşayacak bir yaşam biçimi şimdilik en iyi çözüm gibi görünüyordu.. .O sabah kalktı,kuaförüne gitti.Sonunda o gece arkadaşlarının evinde küçük bir yemek yemeğe karar vermişlerdi.Evden çıkmadan önce çiçekçi kocaman bir buket getirmişti.(Sevgilim bundan sonra tüm doğum günlerini birlikte kutlayacağız, seni seviyorum )yazıyordu içinde.Sevgili Michael Amerika’dan ısmarlamıştı bu buketi ve Melis`in sevdiği gibi kır çiçeklerinden yapılmıştı.Spor salonuna giden Melis, jimnastik kıyafetlerini giydi ve koşu bantına yürürken cep telefonunu dolapta bıraktığını hatırladı.Ama zaten koşu bantında iken zil çalınca konuşması çok zor olacaktı...Spor salonunda bağıra bağıra cep telefonu ile konuşanları herkes çok yadırgıyordu .Yönetim buna bir önlem almalı diye söylenerek makineyi ayarladı. .Bandı bitirdikten sonra alırım telefonumu diye düşündü.Yarım saat koştuktan sonra kan ter içinde soyunma odasına yürürken birilerinin telaşla içeri geldiğini gördü.-
Televizyonu açın, diyorlardı.Aldırmadı Melis, soyunma odalarına gidip terini kuruladı,tişörtünü değiştirdi.Biraz da ağırlık çalışması gerekiyordu
-Ama saat 4 oldu,akşama davete gideceğime göre çok yorulmasam iyi olur diyerek dolabına yürüdü.Genelde bu saatler Michael’ın onu arama saatleriydi,.Her sabah kalınca işe gitmeden önce Melis i arar,NewYork da hayat yeni başlarken 8 saatlik bir saat farkı ile Melis in günü neredeyse akşam üzerine gelmiş olurdu. O , o gün yaptıklarını, Michael` da o gün yapmayı planladıklarını anlatırdı.Son telefonda gece saat onbir sıralarında gelirdi.Geç yatmayı sevmezdi Melis.Onun bu huyunu bilen Michael, öğleden sonra saat 3 sıralarında onu arar ve sevgilisine iyi geceler demeden güne devam etmek istemezdi.Melis bu telefon konuşmaları sayesinde aynı şehirde yaşayan iki sevgiliden daha çok birbirlerinden haberdar olduklarını ve bu sayede aralarındaki mesafenin kısaldığını biliyordu.Etrafı ona hayran erkeklerle doluydu..Ama Michael o kadar ilgili,kibar ve sevecen bir sevgiliydi ki, kimseye bakmak içinden gelmiyordu.Tek problem ona duyduğu özlem idi.Telefonunu kontrol etti.Evet aramış ve cep telefonuna geri araması için mesaj bırakmıştı Michael.. Tahta sıranın .üzerine oturarak Michael`ın dairesinin numarasını çevirdi.Cevap vermiyordu..Cebini aradı,hatlarda arıza vardı galiba.Telefonunu cebine koyup soyunma odasından çıktı.Bir yığın insan vitamin barın önünde toplanmış şaşkın bakışlarla televizyona bakıyordu. New York ` taki Dünya Ticaret Merkezine uçak çarpmıştı. Melis panik içinde elindeki telefona baktı ve hızlı arama numarasıa basarak , gözünü televizyondan ayırmadan Michael`ın numarasını çevirdi.Onun finans merkezide o binada idi.Aynı sinir bozucu tonu duydu.Aslında telefon çalmıyordu.Sadece ne olduğunu anlayamadığı garip bir ton.Tekrar evini aradı..Dolaptan elbiselerini bile almadan koşar adımlarla çıktı spor salonunun olduğu 5 yıldızlı otelden.Kapının önündeki taksiye bindi.Genelde severdi taksi şoförleri ile çene çalmayı
-Amerikaya saldırı olmuş, dedi şoför..
-Pentagon`uda bombalıyorlarmış..Beter olsunlar diye devam etti adam.Cevap vermedi Melis, kaç lira olduğuna dikkat etmeden parayı fırlatıp evinin merdivenlerini koşar adımlarla çıktı..Televizyonu açarken telesekretere bakmak aklına geldi. Michael’ın sıcak ve sevecen sesi odayı doldurdu..
- Akşam için mi süsleniyorsun sevgilim, ?
Ben orada olamayacağıma göre bu gece fazla güzel olmana gerek yok..Ara beni diyordu.
Telefonun mesajın ne zaman bırakıldığını gösteren digital saatine baktı, Amerika`da saat sabah 8.15 ken aramıştı.. O gün hakkında daha sonraları hatırladığı tek şey,her saniye telefonun dial tuşuna basan uyuşmuş parmakları ve televizyondaki seslerdi. O gece ve sonraki 3 gün telefonun açılmasını bekleyerek çılgın gibi aynı numaraları tuşladı Melis.. Hep bir mucize olmasını ve sevdiği adamın alo diyerek telefonu açmasını bekledi.Ama o telefon hiç açılmadı. Bir hafta sonra hala içinde bir ümit vardı..Belki bir yere seyahate gitti veya hastahanede , o ölmüş olamaz diyordu.Hem cep telefonuna hem de evdeki telesekretere bırakılan mesajları defalarca dinledi.Kedi gibi büzüldüğü koltuğunda uyudu uyandı, ağladı,yemedi içmedi.Ta ki arkadaşları eve gelip onu zorla yattığı yerden kaldırıncaya kadar.Bir ay sonra Michael`ın adı ölüm listelerinde yayınlandı.Melis her gece rüyasında jimnastiğe giderken cep telefonunu yanına aldığını ve Michael aradığında her zaman olduğu gibi uzun uzun sohbet ettikleri için onun yine her günkü gibi işine geç kaldığını görüyordu.Çok süslenme diyordu sevdiği adam, iki gün sonra nasıl olsa ben İstanbul` dayım..O zaman benim yanımda giyersin o en güzel parti elbiseni...Melis o gece giymeyi planladığı parti elbisesini bir daha hiç giyemedi..Açmadığı telefon için kendini hiç affetmedi.Bir daha hiç doğum günlerini kutlamadı..Michael’ı
anma töreni için Amerika ya uçarken, ilk panik atağını geçirdi.Bir ay sonra İstanbul da bir emlakçı onu arayıp, Mr Michael`in istediği evin özelliklere uygun bir ev bulduklarını ama kendisine ulaşamadıklarını söylediğinde çılgınlar gibi ağlayarak telefonu kapadı..Sevgilisinin çoktan İstanbul` a yerleşmek için planlar yaptığını anladığında , onunla birlikte ölmüş olmayı diledi. 11 eylül le ilgili hiçbir programı ve onun ardından dünyada başlayan savaşları izleyemedi. Kendi dünyasında ki yıkımı ve sevdiği adamı hiç unutamadı.Ya o telefonu açsaydım ve o yaşasaydı biz şimdi nerede olacaktık diye sorgulaması hiç bitmedi.Kader lafından da en az terör lafından nefret ettiği kadar nefret etti.
(Acılar seni incitmesin isimli şiir bu hikaye ile bağlantılı olarak yazılmıştır.)


Aşkın Milliyeti Yoktur
Yazı Sahibi
Selin Aktan
Selin Aktan tarafından 18.7.2007 tarihinde eklendi 364 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Aşkın Milliyeti Yoktur isimli yazı, Selin Aktan tarafından 7/18/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
inanılmaz derecede güzel aşkın milliyeti olmadığı gibi teröründe milliyeti yok.Nerede olursa olsun bir terör haberi aldığımızda eğer orada sevdiğimiz biri varsa o ülke cehennemin öbür adı bile olsa dua etmiyormuyuz.Terörün her türlüsüne lanet olsun.Sizinde yüreğinize ve kaleminize sağlık


8/27/2007 tarihinde yorumlandı.

Harikasın sen ...:)


7/29/2007 tarihinde yorumlandı.

İnanırmısınız gözlerim doldu.İnsanı en çok yıkan olay sevdiğini kaybetmektir.Hikayeniz çok güzel insanı etkiliyor.Teşekkür ederim.


7/21/2007 tarihinde yorumlandı.

Çok etkileyici bir öykü.Aslında hayatın kendisini anlatıyor.İnsan,bazen aklının ucundan dahi geçirmediği bir şeyi,yada o tarzda beklemediği bir şeyi yaşayabilir.Tüm hesapları,beklentileri,hayat felsefesi alt üst olabilir.Böyle durumlarda sebep-sonuç ilişkileri kurmak öyle zor ki!Olasılıklar ne yazık ki,olumsuz da gerçekleşebiliyor.Kader,bazen ağlarını kendi istediği gibi örüyor.O yüzden aşırı idealist düşüncelere saplanmak doğru değil.Anı yaşamayı da bilmek lazım.Sahip olduğumuz yada sevdiğimiz,değer verdiğimiz her şeyi günün birinde kaybedebileceğimizi düşünmemiz lazım.Ancak,umutsuzluğa da kapılmamak lazım.Büyük acılar insana olağanüstü dönem yaşatır ama zamanın hafifletmediği ıstırap da yoktur.Olumsuz gerçekleri de kabul etmekten ve hazmetmekten başka çaremiz yok.Sevgiyle kalın Selin hanım,teşekkürler.


7/19/2007 tarihinde yorumlandı.

Her kim ve her nerede olursa olsun,teröre lanet ediyorum.Sonuçta tüm insanlar kardeşiz.Aynı yeryüzünü ve gökyüzünü paylaşıyoruz.Amaçlarına bu şekilde varmayı düşleyenler,aldanırlar.Tebrik ediyorum arkadaşım.Yüreğinize sağlık.


7/19/2007 tarihinde yorumlandı.

çok nefis ve farklı zaten farklısın ice etkiledin okudukça okudm


7/18/2007 tarihinde yorumlandı.

çok haklısın, tebrik ediyorum güzel yazıydı..


7/18/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
19
Big City Life(büyük Şehir Yaşamı)
Gökhan DemirağKişisel Hikayeler • 40 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
19
İnsanlar Hep Tersine Hep Tersine
Gökhan DemirağKişisel Hikayeler • 35 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
16
Sinsi Hastalık
Züleyha Öztürk OğuzKişisel Hikayeler • 81 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
10
Uykusuz Kadın!!
Elif TürkKişisel Hikayeler • 123 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
9
Nisan
28
Aşk Sel`inde Uçuşan Melekler
Selin AktanGüncel Makaleler • 243 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
13
Aşkın Ayak Sesleri
Selin AktanSevgi ve Aşk Şiirleri • 550 kez okundu. • 32 kez yorumlandı.
Ekim
11
Saklambaç Oynayalım mı Seninle
Selin AktanSerbest Şiirler • 493 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Nisan
11
Rüzgarlı Aşklar Pin Kodu Aşikar Hayatlarbölüm33
Selin AktanAşk Hikayeleri • 374 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Şubat
11
Rüzgarlı Aşklar Pin Kodu Aşikar Hayatlarbölüm32
Selin AktanAşk Hikayeleri • 323 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Mayıs
7
Evli Zampara Erkekler
Selin AktanHayata Dair Denemeler • 1701 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Ağustos
7
Kadınlar ve Boşanmış Erkekler
Selin AktanHayata Dair Denemeler • 1598 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Ağustos
7
Aşkı Unutmak
Selin AktanSevgi ve Aşk Şiirleri • 1309 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Nisan
7
Aşka Aşık Erkekler
Selin AktanHayata Dair Denemeler • 1245 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Temmuz
23
Geçkin Jigolalar
Selin AktanMizah Denemeleri • 1188 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Aşkın Milliyeti Yoktur, Aşkın Milliyeti Yoktur hikayesi, Aşkın Milliyeti Yoktur hikaye, Aşkın Milliyeti Yoktur nedir?, Aşkın Milliyeti Yoktur hakkında bilgi, Aşkın Milliyeti Yoktur hikayeleri, Selin Aktan hikayeleri, Aşkın nedir, Aşkın hikayesi, Aşkın hikayeleri, Milliyeti nedir, Milliyeti hikayesi, Milliyeti hikayeleri, Yoktur nedir, Yoktur hikayesi, Yoktur hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Loans | Payday Loan | Web Advertising | Debt | Mortgage | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul