kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Korku Hikayeleri

Kan ve Zevk (gothik)


Kan ve Zevk (gothik)

Gökyüzü hiç bu kadar karanlık olmamıştı. Yıldızlar kaybolmuş , ay kararmıştı. Etraf kırmızılara bürünmüştü ve etrafı aydınlatan yegane şey kandı , ışık olmasa da kana açlığıyla parıldayan gözlerdi. Ben yolda yürüdükçe bana doğru başlarını çeviren insanlar , korkunun kokusunu alabilen GÖZleriyle beni süzüyorlar sonra da önlerine dönüp tek keyif aldıkları şeyi yapıyorlardı. O gözler de en az gece kadar karanlıktı. Hepsi karanlık binaların önlerindeki kaldırımlarda alabilecekleri en iyi zevki ele geçiriyorlardı. Zevk salt zevk vardı onlarda , başka hiçbir his yoktu.

Her nedense bu günün geleceğini biliyordum, bilmesem korkuyor olurdum . İşin ilginç yanı insanların aldıkları zevkler ,korkular ve vahşet ... hepsi içimde toplanmıştı. Hepsinin hissettiklerini ben de hissediyor ve bundan inanılmaz derecede keyif alıyordum.

Etrafımdakiler birbirlerinin etlerini yiyorlardı. Hayatta olanlar ve ölenler .. kalanlar ve yarı kalanlar.. yiyenler ve yenilenler.. ikilemler ,zıtlıklar vardı. Zevk ve acı.. o anda var olan tek eşitlikti. İkisi de bana keyif veriyordu inanılmaz bir zevk. Ama daha fazla zevk almak , aldığım zevkin doruğa çıkmasını istiyordum.

Yaşayan birini yemek , onun kanını şarap misali içmek ve ölü gözlerini baş parmaklarımla bastırmak,içindeki kanı ve hertürlü sıvıyı dışarı çıkarmak .. ve herşey bittiğinde parçalanmış gözlerini sağ elimle gözkapaklarını iterek kapatmak , onu huzura erdirmek. Ve şuan olduğu gibi yüzüme vahşi fakat abartısız bir sırıtma yaymak.

Aradığım o kokuyu alabiliyordum. Şimdi havada kan kokusu dışında bir koku daha vardı : korkunun kokusu.. Yakınlardaydı. Aradığım kişi hemen solumdaki demir kapısı ardına kadar açık olan aprtmanın bodrumundaydı. Korkunun kokusu gözlerime geliyordu , yerini belli ediyordu. Yavaşça sola döndüm .Karşımda cennete açılan kapı vardı , beni içeri çağırıyordu. Sözünü dinledim.. yürüyüşüm herzamankinden çok daha yavaştı. Kurbanıyla oynayan bir katil , dondurmasını bitmesin diye yavaş yiyen bir çocuktum. Kapıya vardım ve bir adımda daha büyük karanlığın içine attım kendimi. Yukarı çıkan merdiven solda,bodruma inen sağdaydı. Yavaşça merdivenden indim. Bodrum kapısı da diğer bütün kapılar gibi açıktı.

İçeri girdim. Dışarıda ay olmamasına rağmen camlardan parlak bir dolunay görünüyordu. İçerisini aydınlatan ay ışığı onu daha rahat görmemi sağladı. Köşedeydi. Ay ışığı pencereden direk kendisine geliyor, onu nurani bir şekilde aydınlatıyordu. Yüzünü iki kolu arasına almış, yerde iki büklüm yatıyordu. Muhtemelen ağlıyordu. Epey küçüktü ,hatta beklediğimden de küçüktü, bir çocuktu. Altında kahverengi bir pantolon vardı , pek çok yeri yırtılmıştı.Üstündeki açık yeşil tişörtten uzanan kolları inceydi.

İştahım iyice artmıştı. Açlık ve susuzluk beni iyice ele geçirmeye başladı. Zevklerin en büyüğü karşımda arkasını bana dönmüş , yatıyordu. Mutemelen şoktaydı ama kendinde olması benim için çok daha iyi olurdu.

Çocuğa doğru bir adım attım. Küçük belki de bir salon büyüklüğündeki bodrumda yüksek sesli bir yankı oldu. İnanılmazdı! Bir anda keskinleşen koku beni büsbütün ele geçirmişti. Çocuk kendindeydi ve beni farketmişti . Kalp atışlarını beş metre öteden duyabiliyordum ve hızla daha yüksek sesle , daha çabuk atma eğlimindeydi. Kalp kanı vücuda daha çabuk pompalıyor , glikojen yıkımı artıyordu . zaten uzun süren korkudan dolayı her yönden tükenmiş çocuğun , beynine daha da fazla şeker gidiyor ve beyin daha fazla enerji üretiyordu. Bir nevi çocuk kendi kendini yiyordu.

Bir adım daha attım. Çocuk irkildi fakat çok fazla harakete edemedi. Bitkin düşmüştü .

Daha da yaklaştım , yüzüme yeniden vahşice bir sırıtma geldi. Heyecanlıydım, istekliydim oyuncağını isteyen bir bebek gibi masumdum . Heyeceanım ve aldığım keyif inanılmaz bir hızla artıyordu. Kanımdaki adrenalin her saniye fazlalaşıyordu. Başımı çocuğun boynuna doğru uzattım , istemsiz bir biçimde dişlerimi gıcırdatıyor , sağ-sol istikametinde birbirine sürtüyordum. Çocuk nefesimi net bir şekilde hissediyordu fakat kımıldamıyor, kımıldayamıyordu. Ağzımı hafifçe açtım. Salyalarımı kontrol edemiyordum ve ağzımdan dökülen salyalar çocuğun boynunun sağ tarafına dokunduğu anda çocuk hiç beklemediğim bir hızla yüzünü bana çevirdi . Aman Allahım!!

Çocuğun korkusu bir anda bana geçti . Bu bakışlar , bu yüz birine benziyordu . İçimi daha da fazla korku kapladı. Kimdi bu ? Beni bu kadar korkutmayı başarabilen kimdi ?

O anda gözlerimi ilk kırpışım saatler sürmüş gibiydi. Sahildeydim. İkizim ve ben belimize kadar gelen suda birbirimizi ıslatmaya çalışıyorduk . En fazla on iki yaşındaydım.

Etraf birden karardı veyine aydınlandı. Bu sefer etrafı aydınlatan güneş değil ateşti , salt ateş. Abim ve ben belimize kadar ateşteydik ve birbirimize ateş atıp birbirimiz yakmaya çalışıyorduk.

Su ve ateş birden karışmaya başladı , bir yanım soğuk bir yanım sıcaktı. Ölmek üzereydim .. Dua etmeye başladım . Yapabildiğim tek şey buydu. Acı çekiyordum , nefes alamıyordum. Beynim artık çalışmasını tamamlamak üzereydi , beyin ölümüm gerçekleştiğinde ; işte o zaman ne olacak bilemiyordum . Beynim son çırpınışlarını dua ederek gerçekleştiriyordu.

Ve tam gözlerim kararırken inanılmaz bir şey oldu. Su ve ateş birbirinden ayrılmaya başladı . Zeytin yağı ve su gibi üst üste ayrılmıyordu. Yan yana da değildi .Sanki Farklı bir boyuta geçiyordu fakat aynı dünyadaydı. Şimdi abim suyun içindeydi ve yanıyordu, acı çekiyordu , üzerinden dumanlar çıkmaya başladı. Bense ateşteydim , abime dehşet içinde bakıyordum .

o acı çekiyordu , ölüyordu ben ise onu izliyordum. Aslında bundan biraz da zevk almıştım , hatta hiç duymadığım kadar büyük bir zevkti bu.

Gözlerimi dehşet içinde açtım. Çocuk başını tekrar sola çevirmişti. Düşünmeye çalışıyordum. Neydi bu su ve ateş , abim neden suyun içindeydi?? İyi de benim abim yoktu ki , ben tek çocuktum.

İçimde öyle bir çığlık atılmıştı ki , bu çığlık öyle şiddetliydi ki ; kollarımla başımı kulaklarımdan sardım ve sıkmaya başladım. Kaslarım iyice kasıldı kalbime şiddetli bir acı saplandı. Çocuk bana bir daha baktı , kan beynime iyice baskı yapmaya başladı. Gözlerim kırmızı bir bulutla kaplandı.

Gözlerimi tekrar kapattım . Şimdi bir tek ben vardım ve etrafımda bir tek ateş vardı. Öncekinden tek farkı bu sefer beni yakıyordu , bana acı veriyordu hem de katlanılamayacak bir acı . Zevk yoktu , keyif yoktu . Acı vardı canım yanıyordu .

Gözlerimi bir daha açtım , çocuk o büyük gözleriyle bana bakıyordu. Kimdi bu ? Kimdi?

Çocuk elini bana uzattı , elinden dumanlar çıkıyordu . Çocuk yanmıştı hem de daha yeniydi bu yanık. Aman Allahım .. o bendim çocuk bendim .

O anda içimi ani bir öldürme isteği kapladı , vahşet istiyor kan istiyordum. Çocuğun elini tutmak yerine sağ elimin dışıyla ittim. İki elimin baş parmaklarını çocuğun gözlerine bastırmaya başladım. Diğer dörder parmağımla çocğun başının arkasından destek alıyordum. Çocuk çığlık atmıyor, ağlamıyor , bağırmıyordu. Bu beni daha da öfkelendirdi . Şimdi daha sert bastıryordum . Gözlerinden kanlar fışkırıyor , ellerim ve çocuğun yüzü kandan görünmüyordu. Ancak çocuk hala herhangi bir tepki vermemişti . Sadece ağzını yanlara doğru açmış , hafif sarı dişlerini göstererek sırıtıyordu. Henüz o sırıtma kaybolmadan çocuğun kalp atışları durdu. Çocuk öldü ve içimdeki öfke birden kayboldu yerini salt korkuya bıraktı..Nefes sesleri duyuyordum ve bu sesler bana ait değildi. Arkama döndüm . Arkamda en az on kişi vardı ve Bunlar dışarıda insanları yiyen diğer insanlardı!
* * *

�Çok üzgünüm , onu kaybettik.� Doktorun ağzından dökülen bu sözlerle birlikte anne ağlamaya başladı. Hıçkırıklar arasında konışmaya çalışıyor fakat başarılı olamıyordu . Güçlükle ağlamayı kesti ve kısık bir sesle doktora sordu : �Boynundaki urganı ne yaptınız?�

Çağdaş Sonat
---
*
* *
*
* *
---
bu yazıyı birden, düşünmeden sadece klavyenin tuşlarının sesini duyarak yazdım. hiçbir yapmacıklık yok .
daha sonra yazıyı okuduğumda farkında olmadan yazının içinde semboller kullandığımı fark ettim. Yazının kendisi zaten bir yol tasviri , ama ne yolu olduğu ve yazıda nelerin neyi sembolize ettiğini size bırakıyorum.

Umarım yazımı beğenmişsinizdir.


Kan ve Zevk (gothik)
Yazı Sahibi
Çağdaş Sonat
Çağdaş Sonat tarafından 24.5.2008 tarihinde eklendi 488 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
tebrik Tugay Küren yazıyı tebrik etti...
tebrik Bengi Su Yamanlar yazıyı tebrik etti...
Tugay Küren yazıyı favori listesine aldı...
Neydi bu ya?Sonunu öğrenmek için bir solukta okudum gerçekten.Son kısımda koptum sanki...Bağlantı kuramadım...Emeğine sağlık...


30.05.2008 tarihinde yorumlandı.

başlıkta açıklama olmasaydı sonundaki dipnot şeklinde kalsaydı çok daha çekici olabilirdi.. ama samimiyetiniz etkileyici. tebrikler


25.05.2008 tarihinde yorumlandı.


Kasım
17
Gölge2
Taylan BaşkanKorku Hikayeleri • 19 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
16
Ölüm Kokan Oda
Tajdin AydınKorku Hikayeleri • 75 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
9
Hayalet İşçiler
Tajdin AydınKorku Hikayeleri • 135 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Kasım
4
70 Km`lik Risk Hayatım
Banu YeyrekKorku Hikayeleri • 102 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
3
Aynı1
Aysu BütünayKorku Hikayeleri • 54 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
8
İhricen 1/2
Çağdaş SonatFantazi Hikayeleri • 229 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
30
Reterragalis(3)
Çağdaş SonatFantazi Hikayeleri • 110 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
27
Reterragalis(2)
Çağdaş SonatFantazi Hikayeleri • 122 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
25
Reterragalis
Çağdaş SonatFantazi Hikayeleri • 155 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Haziran
1
Hayatı Anlamak
Çağdaş SonatHayata Dair Denemeler • 178 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
24
Kan ve Zevk (gothik)
Çağdaş SonatKorku Hikayeleri • 489 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
8
İhricen 1/2
Çağdaş SonatFantazi Hikayeleri • 229 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
24
Terk Edip Giden Hocama
Çağdaş SonatSoyut Şiirler • 183 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
1
Hayatı Anlamak
Çağdaş SonatHayata Dair Denemeler • 178 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
25
Reterragalis
Çağdaş SonatFantazi Hikayeleri • 155 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kan ve Zevk (gothik), Kan ve Zevk (gothik) hikayesi, Kan ve Zevk (gothik) hikaye, Kan ve Zevk (gothik) nedir?, Kan ve Zevk (gothik) hakkında bilgi, Kan ve Zevk (gothik) hikayeleri, Çağdaş Sonat hikayeleri, Kan nedir, Kan hikayesi, Kan hikayeleri, Zevk nedir, Zevk hikayesi, Zevk hikayeleri, (gothik) nedir, (gothik) hikayesi, (gothik) hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Mortgage | Mobile Phone | Mortgages | Loans | Home Loan | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul