Asrın Evliyası7
7 / 5 / 2008 Çarşamba tarihinde İbrahim Demirkan tarafından eklendi, 320 kez okundu...
“Özet: 30’lu yaşlarda bekar bir öğretmen olan Cemil aldığı arabanın benzinsiz gittiğini gördükten sonra yavaş yavaş bunun bir keramet olduğunu düşünmeye başlar.Karşısına çıkacak sürprizden habersiz bin bir türlü soru ve şüpheler içerisinde dindarane bir hayata doğru yol alır.OKULDA Öğretmenliğe başlayalı sanki yıllar geçti. Rahat meslek ...” Okuyucu Puanı ;
Asrın Evliyası7Özet: 30’lu yaşlarda bekar bir öğretmen olan Cemil aldığı arabanın benzinsiz gittiğini gördükten sonra yavaş yavaş bunun bir keramet olduğunu düşünmeye başlar.Karşısına çıkacak sürprizden habersiz bin bir türlü soru ve şüpheler içerisinde dindarane bir hayata doğru yol alır. OKULDA Öğretmenliğe başlayalı sanki yıllar geçti. Rahat meslek be.Özellikle bu havaya millet sizi sokuyor.’Vayy öğretmensin he! Ne güzel meslek ya ’ ve o şaşmaz ikinci cümle değişik şekillerde de olsa hemen gelir ‘Ne tatil var sizde.Rahatsınız.’ Bizimde o meşhur cevabımız ‘Ehh doğru ama her mesleğinde kendine göre de bir zorluğu var.’ Efendim edebiyatı bırakalım ve gerçek hayata dönelim.İşte; okuldayım.Mareşal Fevzi Çakmak ilköğretim okulu. Bahçesi çok geniş ama ağaçsız.Yeşillik bırakmamışlar.Sebebi fukara mahallesi olması.Çekilecek dert değil .Öğrencide ne kitap ne defter.Hepsi ya dedesinin ya da ebesinin emekli maaşıyla geçinir.İş sahibi çok azdır zaten işşize iş bulsanda çalışmaz pez…Tövbe estağfirullah.Ne oluyor Allah aşkına bana bugün böyle.Tamam anladım beni sokak bozuyor, bundan sonra çıkmak yasak anca mecburiyetlerde.Okula gelelim geri okula. Okulda ki çocukların bu garibanlığı ilk başlarda yüreğinize çok dokunurken artık bu duruma sizde alışıyor ve onların bu sefaletiyle beraber yaşıyorsunuz. Her neyse.Şimdi iş vakti.Bugün biraz erken geldim nöbetçiyim.Müdür buralarda mı.Ona bir gözükelim ‘Bak vaktinde geliyoruz vazifemize’ diyerek. İşte üçü dolaşıyor. Elini arkasına atmış yine dinleme vaziyetindeki müdür,müdür yardımcısı ve Zakir hoca.İyi diğerleri yok.Tek gelen nöbetçi bensem bu bizim yıldızımızı parlatır. Memuriyet denilen olayı birkaç cümleyle özetlemek mümkün ama bu sabah vakti hiçte felsefe yapacak halim yok zaten felsefede İslam’a zıt değil mi?Oh ne rahat bir dinmiş bizim dinimiz.Kafa patlatmana-çatlatmana gerek yok.Kimseye zararın dokunmadan ,her şey yazılı, al uygula.Bir takvim yaprağını arkasında okumuştum güzel bir söz vardı ‘Basit yaşayacaksın ki hayatı, başkalarına da yer kalsın’.Gerçekten doğru. Zil çaldıktan sonra öğrencileri içeri aldık. İkinci kattaki nöbet yerimde çoluk çocuğun bağrış çağrışları arasında hepsini sınıflarına attım. Öğretmenler odasına doğru gidip şöyle bir gözüktüm.Yine bol çene konuşanlar.Sınıfıma çıktım. Sınıfa girince aklıma ilk gelen konu çocuklara bugün ne öğreteceğimdi. Bu gün sınıfta ekstradan dini konulara da girsem mi girmesemmi diye düşünürken matematiği uzun zamandır boşladığım aklıma geldi.En iyisi matematikle başlayıp din dersiyle devam etmekti..Çocukları selamlayıp yerime oturdum.Sukuneti sağlamak için hiç birinin yüzüne bakmadan sınıf defterini çıkarttım.Çünkü başınızı kaldırıp bakarsanız hemen size arkadaşlarını şikayete başlarlar.Defteri sanki büyük bir dikkatle imzalıyormuş gibi hafif rol keserek sınıfa ‘ bakın ben ne kadar ciddiyim sizde benim gibi ciddi olun bakim’ mesajını başarıyla verdikten sonra başımı ağrıtmadan nasıl bir ders işleyebileceğimi düşünmeye başladım. -Haydi çocuklar matematik defterlerini çıkartın,kitaplar önünüzde açık dursun -Öğretmenim ödev vardı -Biliyorum sonra bakacam -----halbuki yalan bilmiyorum,unuttum başıma gelen bunca şeyden sonra akıl mı kalır insanda fakat ipin ucunu çocuklara vermemek lazım yani en iyi eğitim, iyi teklif sınıftan gelse de onu kabul etmemektir,kontrolün sizde olduğunu iliklerine kadar hissettireceksiniz eğer çocukların bu hatırlatmalarına,isteklerine-velev mantıklıda olsa- göre bir iş yapacaksanız öğretmenliğin en önemli yönü olan ‘kontrol her zaman öğretmendedir, kaptan odur’ imajını kaybetmiş çocukların yönlendirdiği bir oyuncağa dönüşmüş olursunuz ki bu durum ister bir defa ister iki defa olsun fark etmez----- -şimdi değil,açın,hadi hadi çabuk.Oof Süleyman çabuk ol oğlum -----Bu lafda aslında çok uyanık olduğumu yani her şeyin farkında olduğuma dair bir mesaj vererek evet ödevden bahsetmedim size ama bu derse ilgisiz olduğumu göstermez bakın sizle ilgileniyorum sizle ilgili uyarılarda bulunuyor, sizin hiçbir uyarınıza ihtiyaç duymadan öğretmenliğin en önemli kısmı olan dersi takip ve öğrencinin durumuyla ilgilenme görevimi gayet güzel bir şekilde yapıyorum-----. -Eveet bugünkü konumuz ne? Sınıftan hep bir ağızdan karman çorman bir ses çıkınca sessizliği bozmayalım diye hemen müdahale ettim -Obeb ve Okek.Değil mi? -Eveet! -Defterler ve kitaplar açıık mıı? Sınıftan hep bir ağızdan ses yükselir, -Eveeet! Ve ders başlar. Rakamlar,harfler ve sayılar.Bunların hepsi bir şifre ve bize dünyanın enva-i türlü kapısını açıyorlar.Öyle bir şeyler okumuştum dindar bir dergide.İlginç bilgiler vardı.Şu demirin atom sayısının Kuran-ı Kerimde Ebced hesabına göre yer aldığının ispatı.Gerçi Ebcedden de bir şey anlamadım ya herhalde onu da anlamak için Arapça ya da Kuran bilmek gerekiyor.Benimde millete çaktırmadan Kuran öğrenmem lazım yoksa ayıplarlar.Hocasız öğrenilmiyecek bir şey değildir ya benim sınıfta bile bilen sıpalar varmış geçen gün çaktırmadan sorunca anladım,bozuntuya da vermedim. -Zeynep kızım gel bakalım sen çöz bunu. Ders işlemek istemediğim zaman çalışkan öğrencilerin sırtına yıkarım işi.Onlarda zevkle yaparlar bunu .Acaba bende çocukken böyle heveslenirmiydim ama yok annecim nereden duymuşsa, seni uçak mühendisi yapacam dediği için bende, bana büyüyünce ne olacaksın sorusu üzerine biraz da farklı olmanın gururuyla ‘Uçak Mühendisi’ olacağım derdim.Öğretmenlik hiç aklıma gelen bir şey değildi ama kader işte.Neyse derse dönelim çocuklara da bir şeyler öğretmek lazım aldığımız parayı helal edelim.Bu boğazdan haram geçmemeli. -Evet çocuklar şimdiii yeni bir problem yazacam kim çözecek bakalım bunu.Zekaya dayanan bir şey biraz zor çözmeniz ama çözene de artı verecem. Her zaman ki gibi büyük bir gürültüyle parmaklar kalktı.Yapabilecek olanda parmağını kaldırdı ve yapamayacak olanda. Zil çaldıktan sonra öğretmenler odasına biraz gecikmeli gitmek için sınıfta birkaç dakika oyalandım. Çocukların istek ve şikayetlerini yarım ağızla savuşturduktan sonra öğretmenler odasına yöneldim. Koridorda Zahide hanım bana doğru yaklaşınca hafifçe bir baş selamı verdim.Bende ingilizce müfredatı olup olmadığını sordu,Yok dedim düşünmeden. -Dışardan giriyorlar ya hoca hanım -Yine de sorim dedim,arkadaşlara da soruyorum da Hımm.Ne demek şimdi bu;Şu demek galiba;Sana özel bir ilgim yok.Herkesle olan bir durum bu.E peki bacım sana asılan mı oldu.Tövbe tövbe. -Yok bende yok malesef. -Sağolun Sağolun demedim,dudağımın kenarıyla hafif bir tebessüm kıvırıp adeta burun kıvırır gibi öğretmenler odasına gittim. Bu gün keyfimi bozacak hiçbir şeye izin vermeyecektim. Senmisin bu lafı söyleyen kaç dakika geçti bilmiyorum ama öğretmenler odasına girer girmez müdür yardımcısı saygı,yalakalık,korku karışımı allak bullak bir yüz ifadesiyle beni dışarıya,koridora çağırdı,sanki sekiz cinayetten aranan katil bendim, -Hocam bir öğrencinin velisi gelmiş.Müdür beyin odada -E buraya gelsin. -Dükkana gidecekmiş -Kim ki bu? -Nazan hanım -O kim ya? -Geçen eczane açıldıya kaymakam filan.Belediye başkanının yeğeni.Kantargillerin kızı,şu zahireciler vardı ya -Ha tanımıyorum ama anladım. Niye gelmiş? -Din dersiyle ilgili galiba. Her gün din dersimi işleniyor diye bi sormaya gelmiş. -Allah,Allah. Allah, Allah.Olur mu öyle şey ha tamam son birkaç aydır olabilir ama bu güne kadar hiç din dersi bile işlemezdim siz biliyorsunuz, salardım bahçeye beden diye,diğer arkadaşlardan da öyle yapan vardı yani onları şikayet etmek için söylemiyorum ama haksızmıyım? Biz din dersi vermediğimizde bu şe.. tövbe tövbe o zaman neredelerdi? -Haklısınız da Cemil bey gelmiş işte. Heyecana gerek yok. Tansiyonu yükseltmeyelim.Bakın daha nahoş şeyler olur. Gider birisi çamur atar şikayet eder filan, ortalığı karıştırırlar işte. -Peki tamam. -Yoksa yanlış anlamayın -Yok yok anlamam geliyorum dedim, sınıfa gittim kapıyı yavaşça çektim, iyide benim çocuğun velisi ihtiyar,fakir,sürünen emekli bir adamdı demek bunlarla da bir bağlantısı varmış.Dur bakalım
Tavsiye Et :
Eylül
7
Eylül
2
Alışkanlıklar Ah Alışkanlıklar
• Nail Asarkaya • Toplumsal Hikayeler • 52 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
1
Ağustos
28
İkisinin Arası Beş Dakika
• Tevfik Tekmen • Toplumsal Hikayeler • 87 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
9
Temmuz
24
İbni Fadlan`dan 13savaşçı Filmine2
• İbrahim Demirkan • Tarihsel Makaleler • 88 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
24
İbni Fadlan`dan 13savaşçı Filmine1
• İbrahim Demirkan • Tarihsel Makaleler • 101 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
12
Tevhid Denizinden Bir Katre
• İbrahim Demirkan • Klasik Şiirler • 137 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Mayıs
31
Asrın Evliyası 16 (son)
• İbrahim Demirkan • Toplumsal Hikayeler • 264 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
29
Mayıs
7
Mayıs
31
Asrın Evliyası 16 (son)
• İbrahim Demirkan • Toplumsal Hikayeler • 264 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
24
Mayıs
13
Nisan
24 |
![]() |
|
||||||||||||||