kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Bilimsel Hikayeler

Atatürk`ün Çocukluğu - 1


Atatürk`ün Çocukluğu - 1

 

 

Mustafa, annesi ve kız kardeşi ile birlikte dayısının çiftliğine gitti. Akşamüstü çiftliğe vardıklarında dayısı onları çok candan bir şekilde karşıladı. Hal-hatır sormalardan, iltifatlardan sonra akşam yemeği yendi. Yemekten sonra bir saat kadar daha sohbet edildi ve ardından geceyi geçirmek üzere odalarına çekildiler.

 

Ertesi sabah sabahın erken saatlerinde dayısı Mustafa’ya çiftliğin her tarafını gezdirip gösterdi. Öğle vaktine doğru bakla tarlasına gittiler. Tarlanın kenarına geldiklerinde dayısı parmağı ile tarlasındaki tohumları yemekte olan kargaları işaret ederek: “ Bak Mustafa, şu kargaları görüyor musun? İşte bunlar bizim baş düşmanımız. Ben uğraşayım, çalışayım, onlar gelsinler tohumları yesin bitirsinler. Oh ne ala, ne ala! Kimseye faydası olmaz şu karga murdarının.  Yaptıkları anca zarar, ziyan.  Bir de şu korkuluğun omuzlarına, kafasına konarlar  “ gak gak “ diye öterler yüzlü yüzlü. Korkuluğun sadece adı korkuluk. Şu hale bak. Dört beş karga omuzlarına konmuş, yemişler tohumları, doymuşlar, güneşleniyorlar. Gel Mustafa, kovalım şunları “ diye söylendi.

 

Mustafa ile dayısının geldiklerini gören kargalar uçup gittiler. Daha sonra dinlenmek için bir ağacın altına otururlarken Mustafa,  dayısına: “ Dayıcığım, bu tarla hep böyle midir? “  dedi.    “ Yani içinde çalışan, bekleyen olmadığı zamanlar kargalar tohumları yerler mi? “

 

Dayısı:

 

“ Yerler Mustafa’m  yerler. Bunlar sahipsiz bir tarla görmesinler. Onu, yirmisi toplanır gelir. Böyle gündüzleri tarlada beklemezsen birkaç haftaya kalmaz toprakta bir tek tane bırakmazlar” dedi. Bunun üzerine Mustafa konuyu toparlama ihtiyacı hissetti: “ Peki dayıcığım, o zaman kargalar tohumları yiyip bitirmesinler diye sabahtan akşama kadar bekçilik yapmak zorunda kalıyorsunuz. “

 

“ Aynen dediğin gibi oluyor Mustafa. Çiftlikte yapılacak bir sürü iş varken, ben buraya gelip karga peşinde koşuyorum. Ne yaparsın ki, bu bakla tarlası çok önemli. Baklalar olgulaşınca hem kendimize yemeklik oluyor, hem de arabaya yükleyip pazarda satıyorum; iyi de para ediyor. “

 

“ Demek ki burada bekçilik yapmak işleriniz için büyük engel teşkil ediyor, sevgili dayıcığım. O halde izin verirseniz yarından tezi yok kardeşim Makbule ile gelip burada bekleriz. Siz de çiftlikteki işleri yoluna koyarsınız. Kargaların tarlanızdan bir tek tohum yemelerine izin vermeyeceğimi bilmenizi isterim. “

 

“ Hay, sen aklınla bin yaşa, Mustafa!  Bak bu hiç aklıma gelmemişti. Daha önce defalarca düşünüp de içinden çıkamadığım bu büyük sorunu kolayca çözüverdin. Bugün akşama kadar burada kalırız. Tarla bekçiliği nasıl yapılır iyice öğrenirsin. Zaten zor bir tarafı yok canım. Biraz dikkatli olup kargaları kollaman yeterli. Akşama çiftliğe dönünce annene ben söylerim. Onun da rızasını almak lazım. “

 

Ertesi sabah erkenden yengesinin hazırladığı börekleri bir torbaya koyan Mustafa kız kardeşi Makbule ile birlikte dayısının bakla tarlasına geldi. Gelir gelmez de, tarlaya inen kargaları kovalamaya başladılar. Öğle vaktine doğru ikisi de çok yorulmuştu. Bunun sebebi: Bir defa tarla oldukça büyüktü. Bir tarafa üç beş karga tohumları yemek için gelseler  Mustafa ile Makbule hemen koşuyorlar kargaları kovalıyorlardı. Aynı kargalar uçuyorlar, tarlanın öteki tarafına iniyorlardı. Tarlanın bir başından bir başına koşup durmak onları yormuştu. İşin içine başka kargalar da karışınca durum iyice çekilmez hal almıştı. Öğle vakti bir köşede oturup yengesinin hazırladığı börekleri yerlerken  Mustafa  Makbule’ye  sorunu kökünden halledecek bir yöntem bulduğunu söyledi ve şunları ekledi: “ Makbule, kargaların bize oynadığı oyunun bilmem farkında mısın? Biz bu tarlaya gelir gelmez acemi olduğumuzu anladılar. Uygulamak istediğim yöntem oldukça basit. Tarlanın ortasında bulunan kulübenin içinden tarlayı enlemesine bölen bir çizgi çektiğimizi farz edelim.  Bu çizgi tarlayı iki eşit parçaya böler. Yukarı tarafta kalan parça biraz meyilli, burası benim olsun. Aşağı tarafta kalan parça dümdüz, burası da senin olsun. Herkes kendi bölgesindeki kargaların kovalanmasından sorumlu olacak. Eğer kendi bölgenin ortalarına yakın bir yerde durmaya özen gösterirsen sabahki yorgunluğunun iki kat azaldığını fark edeceksin. Şimdi konuyla ilgili bana sormak istediğin bir şey var mı? “

 

“ Ne diyebilirim ki  Mustafa Abi. Sen yapmamız gerekeni tam olarak anlattın. Burada bana düşen görev anlattıklarını eksiksiz olarak uygulamamdır. “

 

“ Aferin sana Makbule. Senin gibi söz dinleyen, kavrayışı kuvvetli bir yardımcı ile çalışmak benim için şereftir. Bu başarı sadece benim değil, ikimizin başarısı olacaktır. Şimdi biraz acele edelim, böreklerimizi yiyelim de işe başlayalım. Bak kargalara, meydanı boş bulunca nasıl da çoğalıverdiler. Belki şu an için tarlanın üstünde uçmaktan başka bir şey yaptıkları yok ama eğer acele etmezsek birer ikişer tarlaya inmeye başlayacaklarına eminim. Dayıma, kargaların tarlanızdan bir tek tohum yemelerine izin vermeyeceğim, diyerek söz  vermiştim. “

 

Mustafa’nın  kendi buluşu olan yöntem başarılı oldu. Akşamüstü hava kararmaya başladığında kargalar geceyi geçirmek için konaklama yerlerine giderlerken aç ve yorgundular. Çiftlikte yenen akşam yemeğinden sonra Makbule, o gün olanları ve kargaların üzgün ve perişan bir şekilde gidişlerini anlatırken, odada bulunanlar kahkahalarla gülmekten kendilerini alamıyorlardı. Annesi Zübeyde Hanım, “ Benim Mustafa’m çok akıllıdır “ diyerek sarı saçlı, mavi gözlü oğlunu gururla alnından öperken, Mustafa vakur halini hiç bozmadan duruyor, sadece gülümsemekle yetiniyordu.

 



Atatürk`ün Çocukluğu - 1
Yazı Sahibi
Serdar Yıldırım
Serdar Yıldırım tarafından 3.12.2006 tarihinde eklendi 5717 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Serdar Yıldırım yazıyı tebrik etti...
Çok İyi Bir Yazı



23.10.2008 tarihinde yorumlandı.

bence çoook güzeldir canım benim Atatürk


03.05.2008 tarihinde yorumlandı.

çok güzel teşekkürler


06.04.2008 tarihinde yorumlandı.

çokkkkk güzeel


6/24/2007 tarihinde yorumlandı.

hoş bir yazı, başarılar


2/15/2007 tarihinde yorumlandı.

Çok güzel agaç yas iken egilir atasözü tekrar dogrulaniyor burda


1/31/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
6
Yemeğe Geç Kalmadım Ya?
Ahmet Ünal ÇAMBilimsel Hikayeler • 193 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
17
Mustafa Okula Başlıyor
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 776 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
16
Zaman Makinesi
Sacri RaistBilimsel Hikayeler • 328 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
28
Bunları Biliyor Musunuz?
Gamze ErkoyuncuBilimsel Hikayeler • 711 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Atatürk`ün Çocukluğu 5
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 2774 kez okundu. • -2 kez yorumlandı.
Ekim
29
Horoz Kahraman İle Vahşi Kediler
Serdar YıldırımHayvanlara Ait Hikayeler • 177 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
17
Mustafa Okula Başlıyor
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 776 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Haziran
4
Karagöz İle Hacivat Oğulları
Serdar YıldırımKültür ve Sanat Hikayeleri • 997 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Atatürk`ün Çocukluğu 5
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 2774 kez okundu. • -2 kez yorumlandı.
Nisan
27
Yakışıklı Geyik
Serdar YıldırımHayvanlara Ait Hikayeler • 1001 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
17
Atatürk`ün Çocukluğu - 3
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 26455 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Şubat
18
Karagöz İle Hacivat
Serdar YıldırımKültür ve Sanat Hikayeleri • 7730 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Eylül
29
Keloğlan ile Nasreddin Hoca
Serdar YıldırımToplumsal Hikayeler • 7691 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Eylül
11
Aralık
3
Atatürk`ün Çocukluğu - 1
Serdar YıldırımBilimsel Hikayeler • 5718 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Atatürk`ün Çocukluğu - 1, Atatürk`ün Çocukluğu - 1 hikayesi, Atatürk`ün Çocukluğu - 1 hikaye, Atatürk`ün Çocukluğu - 1 nedir?, Atatürk`ün Çocukluğu - 1 hakkında bilgi, Atatürk`ün Çocukluğu - 1 hikayeleri, Serdar Yıldırım hikayeleri, Atatürk`ün nedir, Atatürk`ün hikayesi, Atatürk`ün hikayeleri, Çocukluğu nedir, Çocukluğu hikayesi, Çocukluğu hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Pacotes Carnaval Salvador | Houses for Sale | Loans | Loans | Credit Card Consolidation | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul