kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Makale / Bilimsel Makaleler





Haftanın Yazarı
M.Necip Özmen
M.Necip Özmen


Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı

Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı
6 / 4 / 2008  Pazar tarihinde Ayten Dirier tarafından eklendi, 888 kez okundu...

“ATATÜRK’ÜN DİĞER DEVRİMCİLERDEN FARKILiderlik ayrı bir haslet ister. Herkeste bu vasıf bulunmaz. Gerçek lider, bulunduğu anı değil, geçmiş ile bir asır sonrasını görebilecek, tasarlayabilecek kapasiteye sahiptir.Atatürk’ü çağdaşı ve izinde giden liderlerle karşılaştırdığımızda; geriye ne kaldığı düşünülürse, büyüklüğü...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Ayten Dirier

Ayten Dirier







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı


ATATÜRK’ÜN DİĞER DEVRİMCİLERDEN FARKI

Liderlik ayrı bir haslet ister. Herkeste bu vasıf bulunmaz. Gerçek lider, bulunduğu anı değil, geçmiş ile bir asır sonrasını görebilecek, tasarlayabilecek kapasiteye sahiptir.

Atatürk’ü çağdaşı ve izinde giden liderlerle karşılaştırdığımızda; geriye ne kaldığı düşünülürse, büyüklüğü bir kez daha anlaşılır.

Son devrimci Fidel Castro yatağa düşüp, görevini devrettiği kardeşi Raul’un halka verdiği özgürlükler gözden geçirildiğinde, Komünizmin sadece yoksullukta eşitliği sağladığı görülür.
“Cep telefonu kullanma izni, bilgisayar ve televizyon satışlarının serbest bırakılması,Küba’daki yabancıların konakladığı uluslararası otellerde kalma izni, araba kiralama izni vs…”

Kemikleşmiş rejimlerin ülkeleri nasıl çağdışı kıldığının son örneği Küba… Irmaklarla beslenmeyen bir gölün, bir süre sonra kuruyup bataklığa dönüşmesi gibi… Oysa ideolojiler statik değil, dinamik olarak çağın gelişimine uygun olarak sürekli kendini yenilediği; toplumun hak ve özgürlüklerine önem verdiği sürece varlığını sürdürebilir. Aksi, kısa sürede İdeolojiler Mezarlığında yerini almaya mahkûmdur.

Atatürk’ü çağdaşı ve sonraki liderlerden ayıran en önemli vasfı, Devrimcilik (İnkılâpçılık) ilkesidir. O’nun bu konudaki görüşlerini incelediğimizde farkını ve büyüklüğünü kolayca görürüz.

ATATÜRK’ÜN DEVRİMCİLİK ANLAYIŞI
Atatürk’ün bu konudaki görüşünü anlamak için, I.Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle çıkan Osmanlı İmp’luğunun ipinin çekildiği 1918 yılına gitmek gerekir. Yorgun savaşçı M.Kemal Paşa, kurtuluş için görüşlerini şöyle dile getirir:
“Benim elime büyük yetki ve kudret geçerse, ben sosyal hayatımızda arzu edilen inkılâbı bir anda bir ‘Coup’(Darbe) ile uygulayacağımı zannederim. Zira, ben bazıları gibi kamuoyunu, dinbilginleri çevresini yavaş yavaş benim düşüncelerim seviyesinde fikir oluşturmaya ve düşünmeye alıştırmak suretiyle bu işin yapılacağını kabul etmiyor ve böyle harekete karşı ruhum isyan ediyor. Neden ben, bu kadar yıl yüksek öğrenim gördükten, sosyal ve uygar hayatı incelemek ve hürriyetin tadını çıkarmak için hayatımı ve zamanımı sarfettikten sonra halkın seviyesine ineyim? Onları kendi seviyeme çıkarayım. Ben onlar gibi değil, onlar benim gibi olsunlar. Ancak bu meselede incelenmeye değer bazı noktalar var, bunları iyice kararlaştırmadan işe başlamak hata olur.”(1)

Hem Kurtuluşu, hem de Kuruluşu başardıktan sonra 1935’te durumu şöyle özetler:
“Uçurum kenarında yıkık bir ülke… türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar...
Yıllarca süren savaş… ondan sonra, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni toplum, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler…
İşte Türk Genel İnkılâbının bir kısa ifadesi…”(2)

Türk İnkılâbının uygulama evresini oluşturan devrimciliği, Atatürk kendi ana düşünce ve eylemlerine de uygun olarak şöyle tanımlamıştı:
“Türk ulusunu son yüzyıllarda geri bırakmış olan kurumları yıkarak, yerlerine ulusun, en yüksek uygarlık gereklerine uygun olarak ilerlemesini sağlayacak yeni kurumları koymuş olmaktır… Devlet hayatında inkılâp, sosyal durumumuzu da kapsar.(Lâiklik, Medeni Kanun, Demokrasi)”(3)

Cumhuriyeti kurmak, milliyetçiliği temel yapmak, halkçılık yolunu tutmak, devletçi olmak, nihayet devrimin genel niteliği olarak lâikliği benimsemek, “devrim” yapmaktır. Bu devrim hareketlerini yaşatmak ve bunları değişen zaman içinde bilim, teknik ve aklın gereklerine göre geliştirmek “devrimcilik”tir. İnkılâba uygun olarak yeniden yapılması gereken devrim hareketlerini gerçekleştirmek bu ilke ile mümkündür.(4)

Devrimcilik ilkesi, Atatürkçülüğün özgün bir özelliğidir. Dünyamız bugüne dek çok devrimci lider görmüştür. Ancak Atatürk dışında hiçbiri, kendinden sonra yeni devrimlere gerek duyulacağını kabul edememiştir. Bunlar amaçlarını gerçekleştirinceye kadar devrimcidirler. Devrimleri tamamlanınca şiddetli bir tutuculuk içine düşmektedirler. Atatürk devrimlerini, ulusu amaç edindiği noktaya götüreceğine veya gitmesine yardım edeceğine inanarak yapmıştır. Böyle olmakla beraber, değişen zaman ve devirler içinde, bunların yetersiz kalabileceklerini, eskiyip yıpranabileceklerini kabul etme cesaretini de gösterebilmiştir. İşte bundan dolayı da Atatürkçülük, sadece kısır ve sınırlı bir atılım olarak kalma tehlikesini aşmıştır.(5)

Atatürk’ün görüşlerine göre devrimin amacı; Türk ulusunu geri bırakmış olan kurumları yıkmak olduğuna göre, devrimciler bu amaçla hareket etmeli ve yenileşmeye, ilerlemeye yönelmek istedikleri insanların ruh ve vicdanlarındaki eğilimi görmeli, halka telkin edeceği fikir, görüşleri ve yenilikleri onun vicdanından bulup çıkarmalıdır.(6) Ulusumuzu ilerletmek, yükseltmek için; Dünyanın bütün ilimlerinden, tekniğinden, gelişmelerinden yararlanılmalı, ancak ulusal geçmişimiz, geleneklerimiz dikkate alınarak ulusal bir temel üzerinde hareket edilmelidir. Kısacası hiçbir ulus aynen taklit edilmemelidir.

Atatürkçülüğün devrimcilik ilkesi iki esas taşımaktadır:
-Yeniliklerin durmaması, sürdürülmesi, sürekli olarak ileriye, yeniliğe, gelişmeye dönük olması.
-Atatürk tarafından yapılmış olan devrimlerin benimsenmesi, halka benimsetilmesi, iç ve dışardan gelecek tehditlere karşı korunması ve savunulmasıdır.
Bu iki esas tek kelime ile ilericiliktir.(7)

Gelişim ve değişim, Atatürkçülüğün inanç ve felsefesine uygun olarak yapılacaktır. Atatürkçü çizginin sağına veya soluna geçiş, bu çizgiden vazgeçme yoktur. Atatürk’ün dediği gibi;
“Büyük davamız, en uygar ve en gönençli ulus olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde temelli bir devrim yapmış olan Büyük Türk Ulusunun dinamik idealidir. Bu ideali en kısa zamanda kavramak için, düşünce ve eylemi birlikte yürütmek zorundayız.”(8)

“Türk yeninin, iyinin, güzelin ve doğrunun arayıcısıdır.” diyen Atatürk,
Onu devrimleriyle ödüllendirmiştir. Devrimler aşamaları bakımından üçe ayrılır:
1-Yenileşme Hareketlerine Esas Olacak Temel Devrimler:
-Saltanatın Kaldırılması - 1 Kasım 1922
-Cumhuriyet’in İlânı – 29 Ekim 1923
-Halifeliğin Kaldırılması – 3 Mart 1924
-Devlet Örgütünün Lâikleşmesi

2-İlerlemeyi Sağlayan Devrimler:
-Harf Devrimi – 1 Kasım 1928
-Millî Eğitimin Birleştirilmesi – 3 Mart 1924
-Hukuk Devrimi - 1926
-Kadın Hakları
*Medeni Kanunun Kabulü – 17 Şubat 1926
*Seçme ve Seçilme Hakkının tanınması .26 Ekim 1933(Köy Heyeti) .5 Aralık 1934(Milletvekili)
3-Tamamlayıcı Devrimler:
-Takvim, Ölçü Birimleri ve Saat Kullanımında Batılılaşma-26 Aralık 1925
-Şapka Devrimi – 25 kasım 1925
-Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması-30 Kasım 1925
-Soyadı Kanunu -21 Haziran 1934

Atatürk geleceği gören bir önseziyle, daha en başta yenilikleri koruyucu önlemler için uyarıda bulunmuştur:
“Biz, büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp, yeni bir çağa götürdük. Bir çok eski kurumları yıktık. Bunların binlerce taraftarı vardır. Fırsat beklediklerini unutmamak lâzım. En ileri demokrasilerde bile rejimi korumak için, sert tedbirlere başvurulmuştur. Bize gelince, inkılâbı koruyacak tedbirlere daha çok muhtacız.1925”(9)
“İnkılâbın temellerini her gün derinleştirmek, kuvvetlendirmek gerekir.1925”
“Mutlu inkılâbımızın aleyhinde fikir ve his taşıyanları aydınlatmak ve doğru yolu göstermek, aydınlara düşen görevlerin en önemlisi ve en birincisidir.1929”
“İnkılâbın hedefini kavramış olanlar, onu daima koruyabilecek güçte olacaklardır. I930”(10)

Atatürk Devrimleri, genel anlamıyla Türk Ulusunu gönenç ve mutluluğa, bu doğrultudaki hedeflere götürmek üzere yapılmış olmakla beraber; devrimcilik ilkesinin sonuncu ilke olarak benimsenmesinin bir anlamı, bir yorumu olması gerekir. Devrimcilikten önceki her ilke ve bu ilkelerin isteleri, önermeleri çağın gelişimi içinde, devrimcilik ilkesinin doğrultusunda yeni yeni yorumlara, yeni yönlendirmelerle işlerlik kazanacak, yaşayan, yeni gereksinmelere yanıt veren ilkeler olacaktır.(11)

Başka liderlerin peşinde giden kayıp kuşakları anımsadıkça, XVI.yy’da yaşamış Hayalî’nin bir özdeyişi aklıma düşer:
“ O mâhiler(balıklar) ki, derya içredir, deryayı bilmezler.”




DİP NOTLAR
1-Genelkurmay Başkanlığı : Atatürkçülük- Atatürk’ün Görüş ve Direktifleri, M.E.Basımevi, s.117
İstanbul-1984
2-a.g.e, s.115
3-a.y. , K.Atatürk Diyor ki, Varlık Yayınları, s.52, İstanbul-1966
4-Özkan Tikveş : Atatürk Devrimi ve Türk Hukuku, s.85, 1975
5-Hüseyin Cevizoğlu : Atatürkçülük, s.27-28, 1973
6-Atatürkçülük, s.117, K.Atatürk Diyor ki, s.49
7-Cevizoğlu, a.e, s.67
8-K.Atatürk Diyor ki, s.69
9-Atatürkçülük, s.115
10-Atatürkçülük, s.117
11-Suna Kili : Türk Devrim Tarihi, s.187,Ankara-1982




Telif Hakkı Uyarısı Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı isimli yazı, Ayten Dirier tarafından 06.04.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
tebrik Aydan Sönmez yazıyı tebrik etti...
tebrik Mozan Aras yazıyı tebrik etti...
tebrik Mustafa Cilasun yazıyı tebrik etti...
tebrik Necla Alptekin yazıyı tebrik etti...
tebrik Şeref Köksal yazıyı tebrik etti...
tebrik Cemal Çelik yazıyı tebrik etti...
tebrik Emine Pişiren yazıyı tebrik etti...
Ayten Dirier
Ayten Dirier / 10.05.2008
Siz aletleri sormuşsunuz, ama genel olarak yazacağım: -Ayın hareketlerine göre düzenlenen Hicri takvim, saat, rakam ve tatil günleri hem içerde, hem de dış ilişkilerde sorun çıkarıyor, kargaşaya yol açıyordu.25 Aralık 1925`te Miladi takvim ile Milletlerarası saat; -20 Mayıs 1928`de milletlerarası rakamlar; -1931`de arşın, endaze,okka, çeki gibi hem belirli olmayan, hem de bölgelere göre değişen ölçüler kaldırılıp, yerlerine uluslararası onlu sisteme uygun metre ve kilo gibi uzunluk ve ağırlık ölçüleri kabul edildi. Böylece ticari işlemler kolaylaştırıldı. -1935`te hafta tatili Cuma`dan pazara kaydırıldı. Esen kalın.

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 10.05.2008
atatürkün devrimleri ile değiştirilen ölçü aletleri nelerdir

Aygül Karacan
Aygül Karacan / 25.04.2008
Muhteşem bir kaynak, herkes okumalı. Tarih Donanımınıza hayranım. Sevgi ve saygılarımla

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 13.04.2008
Bizi aydınlattığınız için teşekkürler.YALNIZ iNKILÂP İLE DEVRİM SÖZCÜKLERİNİ BİR ARADA KULLANMIŞSINIZ. Aradaki farkı belirtir misiniz?Başarılar. TUBA

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 11.04.2008
Emeğinize sağlık...Ulu önderimizin izinden gidenlerin eli öpülür...Onun şu sözleri bir vasiyet sanki..."Türk Tarihinin Yazılması Arzusu: Ben fani bir insanım,bir gün öleceğim.Büyüklüğüne ve üstün kabiliyetlerine inandığım Türk ulusunun gerçek tarihinin yazılmasını sağlığımda görmek istiyorum.Onun için bu toplantılarda kendimden geçiyor,herşeyi unutuyor,sizi yoruyorum. -Beni Affedin!-"...Siz bu vasiyeti yazmakla zaten gerçekleştiriyorsunuz...Teşekkürler...

Cemal Çelik
Cemal Çelik / 10.04.2008
"Neden ben, bu kadar yıl yüksek öğrenim gördükten, sosyal ve uygar hayatı incelemek ve hürriyetin tadını çıkarmak için hayatımı ve zamanımı sarfettikten sonra halkın seviyesine ineyim? Onları kendi seviyeme çıkarayım. Ben onlar gibi değil, onlar benim gibi olsunlar. Ancak bu meselede incelenmeye değer bazı noktalar var, bunları iyice kararlaştırmadan işe başlamak hata olur.”(1)" ne kadar çıkarsız ve ufku geniş lider olduğunu ancak ufku geniş insanlar anlayabilir. Bakar kör gözünün önündekini bile zor görür. Saygılar sunuyorum, bu güzel çalışmanıza Ayten Hanım.

Aydan Sönmez
Aydan Sönmez / 07.04.2008
“Biz, büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp, yeni bir çağa götürdük. Bir çok eski kurumları yıktık. Bunların binlerce taraftarı vardır. Fırsat beklediklerini unutmamak lâzım" bence de özellikle bu noktaya dikkat etmemiz gerekiyor.. tebrikler ,harika bir makale..

Yavuz Baki Dicle
Yavuz Baki Dicle / 06.04.2008
iyi bir makale yazarı değilim ama iyi bir makale okuyucusuyum. tebrik edrim...

Mustafa Özay
Mustafa Özay / 06.04.2008
Tarih bilginize yakışan güzel bir yazı. Kutlarım.

Ersin Başeğmez
Ersin Başeğmez / 06.04.2008
keşke toplum bazı gerçekleri görebilse ve biz de ilerleyebilsek. tebrikler

Hafize Hanaylı
Hafize Hanaylı / 06.04.2008
Bilmeyenler öğrensin Türkiyeye bir daha böyle fedakarı gelir mi? Ne çok seviyormuş gerçekten Türk olanı. Teşekkürler yeniden hatılattığınız için. Kutluyorum Nerde bir Atatürkçü varsa candan.


Haziran
30
İstatistik
Zeynep AkıllıBilimsel Makaleler • 63 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
30
Haziran
27
Newton ve İşık Hızı
Lütfi ŞahinBilimsel Makaleler • 98 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
26
Temmuz
18
D Ü Z E L T M E
Ayten DirierKişisel Denemeler • 74 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Temmuz
17
Dev Şairin Oğlu Halûk`un Dramı 5 (son)
Ayten DirierBilimsel Hikayeler • 60 kez okundu. • 14 kez yorumlandı.
Temmuz
16
Dev Şairin Oğlu Halûk`un Dramı 4
Ayten DirierBilimsel Hikayeler • 71 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Temmuz
15
Dev Şairin Oğlu Halûk`un Dramı 3
Ayten DirierBilimsel Hikayeler • 61 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Temmuz
14
Dev Şairin Oğlu Halûk`un Dramı 2
Ayten DirierBilimsel Hikayeler • 72 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Mart
16
Atatürk`ün Lâiklik Anlayışı
Ayten DirierBilimsel Makaleler • 1062 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mart
11
Atatürk`ün Milliyetçilik Anlayışı
Ayten DirierBilimsel Makaleler • 945 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Nisan
6
Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı
Ayten DirierBilimsel Makaleler • 889 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Mart
2
Avrupa`da Restorasyon Dönemi
Ayten DirierSiyasi Makaleler • 507 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Mart
8
Kadın Hakları
Ayten DirierEpik Şiirler • 503 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı, Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı makalesi, Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı makale, Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı nedir?, Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı hakkında bilgi, Atatürk`ün Devrimcilik Anlayışı makaleleri, Ayten Dirier makaleleri, Atatürk`ün nedir, Atatürk`ün makalesi, Atatürk`ün makaleleri, Devrimcilik nedir, Devrimcilik makalesi, Devrimcilik makaleleri, Anlayışı nedir, Anlayışı makalesi, Anlayışı makaleleri,






Okudunuz Mu?
HarunKilci
Harun Kilci




Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Personal Loans | Online Image Resizer | Cheap Magazines | Credit Cards | Meeting Rooms | Video | Arkadaş | Saat