kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Makale / Siyasi Makaleler

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 40 Katır mı 40 Satır mı Dayatması


Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 40 Katır mı 40 Satır mı Dayatması

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 40 katır mı 40 satır mı dayatması:YA ERGENEKON ÇETESİ YA PKK TERÖRÜ

Avrupa Adalet Divanı, terör örgütü listesine alınmasına ilişkin Osman Öcalan tarafından açılan iptal davasında PKK lehine karar verdi. Ulusal hukukun üstünde olan yüksek mahkemenin kararları kesin, uyulması zorunludur. Merkezi Lüksemburg’da olan Avrupa Adalet Divanı, antlaşmaların her üye devlet tarafından hukuka uygun biçimde yorumlanıp aynı şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla 1958’de kuruldu. Bakmakla yetkili olduğu konular şöyle:

1-Üye ülkelerin diğer üye ülkelere açtığı davalar

2-Avrupa Komisyonu’nun üye ülkeler aleyhine açtığı davalar

3-Avrupa Birliği kurumları aleyhine açılan davalar

4-İptal davaları

Terörist Osman Öcalan’ı muhatap alıp açtığı iptal davasını kabul eden Avrupa Adalet Divanı, PKK’nın terör örgütleri listesinden çıkarılması kararını verirken mahkeme masraflarının Avrupa Birliği tarafından ödenmesi hususunu da ihmal etmedi!

Avrupa Birliği sözcülerinin karar formalite gereği alınmıştır, uygulanabilirliği yoktur şeklindeki çocuk kandırırcasına açıklamalarının ciddiye alınacak bir yanı yoktur. Avrupa Birliği kurumları formalite olsun torba dolsun diye iş yapmazlar. Aksine her şeyi en ince ayrıntılarına kadar düşünüp öyle hareket ederlerken çok önemli bir misyonu yerine getirirler.

Hükümetin de Avrupa Adalet Divanı iptal kararının önemli olmadığına ve pratiğe yansımayacağına ilişkin söylenenlere inanmış gözükmesi kendi açısından politik bir yaklaşımdır. Yoksa bu ifadelere inanmış, ikna olmuş değildir. Elbette ki Türkiye Avrupa Birliği entrikalarından gafil değildir, gereken ne ise eksiksiz yapılacak, gereken önlem alınacak karşılık verilecektir.

Ancak biz yine de olayı irdeleyip bununla Avrupa Birliği’nin Türkiye için ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışalım…

Önce, Avrupa Birliği’nin baştan beri hiç değişmeyen Türkiye politikası; Erbakan’ın yıllar önce o zamanki adı ile Ortak Pazar konulu seri konferanslarında tespit edip ülkenin dört bir yanında sayısız kere tekrar tekrar dile getirdiği, bugün pek çok lider ve kanaat önderi tarafından da kabul görüp dile getirildiği gibi şudur:


Türkiye’ye AB tarafından oyalama politikası

Türkiye Avrupa Birliği’ne kesinlikle alınmayacak; fakat liderliğinde İslam Birliği kurulmasın diye de umudu diri tutulup kapıda bekletilerek oyalanacaktır. Dillerden düşürülmeyen Türkiye AB trenini kaçırdı kaçıracak söylemi ise bazen uyarı bazen blöf olarak kullanılıp bu vesile ile olabildiğince taviz koparmak yanında özünde İslam Birliği lokomotifi olma şansını kaçırıncaya kadar Türkiye’nin oyalanmasını amaçlıyor.

Türkiye, lokomotif olacağı İslam Birliği trenini ise İslam Âlemi ile arasına bir Şii kuşak örüldüğünde kaçırmış olacaktır. Bir Neo-con planı olan ABD’nin Afganistan ve Irak’ı işgalinin bir temel amacı da Türkiye’nin İslam Dünyası ile arasında bir Şii kuşak oluşturmaktır.

Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi oyalayıp kapıda tutma planı uzun yıllar boyunca işbirlikçi liderler desteği ile yürütüldü. İşbirlikçi yöneticiler bu plan doğrultusunda Türkiye’nin özel şartları olduğunu ileri sürerek insan hak ve özgürlüklerine, ekonomik entegrasyona ve demokratik açılımlara ilişkin düzenlemeleri sürekli askıya alıp Avrupa Birliği kriterlerini ve tam üyelik başvurusunu özellikle ertelediler. Böylece Türkiye’yi AB’ye almamanın suçunu ve sorumluluğunu kendileri Türkiye’nin sırtına sardılar. Türkiye’yi almayıp kapıda bekletme hususunda AB daima haklı konumda tutuldu. Bütün bunlar Türkiye’yi yöneten işbirlikçilerin inisiyatifi ile değil, AB yönetiminin örtülü talimatları ile yapıldı!

Türkiye’nin özel şartları denilen şey de irtica ile yaftalanan İslam’ı laikliği korumak adına demokratik hak ve özgürlükler dışında bırakmak; buna karşın AB’nin himaye ettiği bölücü terör örgütü PKK’nın bu haklardan yararlanmasına çanak tutmaktı.

Bu nedenle bölücülüğe karşı hassasiyet gösteren Türk Silahlı Kuvvetleri’ni de demokrasi karşıtı gösterme çabası Türkiye’yi Avrupa Birliği kapısında bekletme gerekçesi olarak sürdürüldü.

Özellikle Batı işbirlikçisi Demirel-Ecevit ikilisi Avrupa Birliği’nin bu politikası ve talimatları gereği demokratik kriterleri yerine getirmeyi Türkiye’nin özel şartları diye diye sürekli erteleyerek tam üyelik başvurusunu yapmadılar.

Bu hileli planı bozmaya yönelik ilk ciddi adımı tam üyelik başvurusunu yaparak Başbakan Turgut Özal atınca Türkiye tam üyelik için hazır değil diyerek yerden yere vurdular. Gerek içeride gerek dışarıda çok şiddetli tepkiler alan Turgut Özal her şeye rağmen Avrupa Birliği üyeliği adına özellikle ekonomik alanda son derece tutucu katı kurallara bağlanmış sistemin şablonunu kırarak Türkiye’nin dışa açılmasını sağladı.

Başbakan Tansu Çiller de tüm eleştirileri göğüsleyerek Türkiye’yi Gümrük Birliği içerisine soktu. Bunun sonucu Türkiye ekonomisi Sabetayist Toplumun tekelinden çıktı, Anadolu insanı da önemli roller almaya başladı. Avrupa Birliği ülkeleri ile ilişkiler gelişmeye başladı, ithalat, ihracat hızla arttı.

Diğer bir deyişle, 12 Eylül 1980 askeri harekâtı sonrasında Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi kapıda tutup oyalama ve kabul etmeyiş gerekçesini de üzerine yıkma planını bozma çabası sistematik şekilde sürdürülürken Batı’nın gerçek niyeti de her vesileyle millete gösterilmeye çalışıldı.

Ancak bu konuda en büyük hamleleri hiç kuşkusuz ki AKP iktidarı yaptı. AKP iktidarı adeta kendini Avrupa Birliği’ne adayarak onlar vur dedikçe öldürürcesine çıkardığı uyum paketleriyle insan hak ve özgürlükleri sahasında büyük mesafeler kat etti. Yapılanlar karşısında Avrupa Birliği yöneticileri ve içerideki işbirlikçileri şaşkına uğrayıp arkasına sığınacak bahane bulamadılar.

Başbakan Erdoğan, eğer AB bizi almazsa Kopenhag kriterlerini Ankara kriterleri olarak hayata geçirmeye devam ederiz sözleriyle asıl amaçlarının, AB’ye girmekten çok, bu vesileyle, laiklik adına temel insan hak ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan büyük Müslüman çoğunluğun Batı işbirlikçisi bir azınlığın hegemonik yönetimine mahkûm olmaktan kurtarmak olduğunu gösteriyordu.

Bunu şöyle de ifade edebiliriz: Avrupa Birliği örtülü bir sömürge olarak tutmaya çalıştığı Türkiye’yi içine almamak için daha çok antidemokratik bir rejime mahkûm etmeye çalışıyor. Türkiye ise Kopenhag kriterlerini yerine getirmek gerekçesiyle bu despotik hile rejimi ve köle düzenini yıkıp Adil Düzen kurmaya çalışıyor.


PKK ve Ergenekon AB tarafından destekleniyor

Bunun çok iyi farkında olan Avrupa Birliği, bir yandan Türkiye’nin elinin altından kayıp gitmesini önlemek ve kapıda tutmak, diğer yandan da tam üyeliğe almamaya gerekçe oluşturmak için Ergenekon çetesini kullanmaya çalışıyor. Ergenekon çetesi Avrupa Birliği karşıtlığı yapmak adına, çökertilmiş bulunan hile rejimi ve köle düzeni yapılanmasını yeniden onarıp ayağa kaldırmaya çalışıyor.

Avrupa Birliği de Türkiye’ye münhasır çok özel siyasi kriterler oluşturarak deyimin tam anlamıyla ipe un sererek Ergenekon’un çabalarına haklılık ve meşruiyet kazandırmaya çalışıyor.

İçlerinden bazı namusluları da açık açık, Türkiye Müslüman bir ülke olarak tamamı Hıristiyanlardan oluşan Avrupa Birliği içinde ne arıyor? Ağzıyla kuş tutsa almayacağız, niçin yalan söyleyip boş yere oyalıyoruz? Diyerek oyunbozanlık ediyorlar.

Avrupa Birliği’nin olumsuz yaklaşımlarını, dışlayıcı açıklamalarını anlamazdan, bu aykırı sesleri duymazdan gelen AKP iktidarı ise özellikle içerideki Batı işbirlikçilerine diyecek söz bırakmamak için Avrupa Birliği davasına kendini adama imajını var gücü ile ayakta tutmaya çalışıyor. Ancak bu çabalar, Türkiye’de, ağzımızla kuş tutsak Avrupa Birliği’ne alınmayız diye düşünenlerin her gün çoğalmasına neden oluyor.

Bugün ne yaparsa yapsın Avrupa Birliği Türkiye’yi almaz diye inanan oldukça büyük ve giderek çığ gibi artan bir kitle var. Türkiye’nin bu süreçteki asıl kazanımı işte budur.

Oysa gerçekte Avrupa Birliği Türkiye’yi tam üye yapmaz değil, sadece açıkça diyemediği derin şartları var. Eğer Sevr Planı gerçekleşirse Marmara Bölgesi’nin Avrupa Birliği’ne tam üye yapılacağını biz temin ederiz. Türkiye’nin Doğusu Ermenistan’a, GAP ve Kıbrıs İsrail’e, Ege Bölgesi ile birlikte Karadeniz Rum-Puntus diye Yunanistan’a verildiği takdirde İstanbul Dukalığını AB memnuniyetle alacaktır!

Ne var ki dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri tasfiye edilip etkisizleştirilmeden bu ulaşılması olası gerçekçi bir hedef değil. Bu durumda çaresiz yapılmaya çalışılan; bir yanda uygun bir fırsat kollamak üzere Türkiye’yi kapıda tutup oyalarken diğer yanda da liderliğinde İslam Birliği kurulmasını engellemek için önünde Afganistan, İran, Irak, Suriye ve Lübnan Şii kuşağı engelini oluşturmaktır.

Avrupa Birliği ile işbirlikçisi Sabetayist Toplum oligarşisi Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne alınmayışının gerekçesini oluşturmak için önce bölücü PKK terör örgütünü kurup kullanmaya başladı. PKK’yı MİT kurdu iddialarının altında bu gerçeklik yatıyor. Kopenhag kriterlerini bölücü terör örgütü adına şekillendirip hayata geçirmeye çalıştılar. Buna karşın terörle mücadele sürecinde vurucu gücünü arttıran ve üstün ileri teknoloji ile donanan Türk Silahlı Kuvvetleri bölgenin en büyük, dünyanın sayılı bir gücü haline gelerek PKK’ya göz açtırmayıp fırsat vermedi.

Üstelik de kontrol altına alınan bölücü örgüt başı Abdullah Öcalan, PKK ve DTP manipüle edilerek ülke birliği ve bütünlüğüne hizmet eder hale getirilmeye çalışılıyor. AKP’ye kapatma davası açılarak varılmak istenen birçok amaçtan biri de DTP’nin kapatılmasının şık bir gerekçe ile engellenmesidir.

Bunun farkında olan dünya siyonizmi Apo ile bağını kesmek için PKK’yı bölmeye çalıştı. Buna karşın Abdullah Öcalan’ı sözde efsane lider yapmak ve PKK’yı kontrolünde tutup onun aracılığıyla manipüle etmek için birtakım gösterilere, söylem ve eylemlere göz yumulmaktadır.

Sevr Planını gerçekleştirmek için kurduğu PKK bölücü terör faktörünün elinden gittiğini gören Avrupa Birliği (özünde dünya siyonizmi) ve işbirlikçisi Sabetayist Toplum oligarşisi bu kez Ergenekon oluşumunu devreye soktu. Çok şiddetli bir Avrupa Birliği karşıtı olan ulusalcı cepheyi ve Ergenekon çetesi; üyeliğe alınmayışının suçunu, gerekçesini ve sorumluluğunu Türkiye’nin üstüne yıkmak için kullanılmak isteniyor. Yalnızca bu kadar da değil… Darbe ortamı hazırlamak için Türkiye’deki siyasi ve ekonomik istikrarı bozmaya çalışan Ergenekon çetesi PKK teröründen daha az Sevr Planına hizmet etmiyor! Faşist bir askeri darbe Türkiye’yi bölmeye çalışan PKK için olabilecek en büyük destektir.

Ancak ne PKK terör örgütü ne de Ergenekon çete örgütü homojen yapıdadır. Her iki örgüt içine de birçok sızma olduğu açıkça görülüyor. Zaten bir örgüte sızma olmadan, içine provokatörler sokulmadan ne mücadele edilebilir ne de çökertilebilir. Aynı şey El Kaide ve Hizbullah için de geçerlidir. Her iki örgütü de CIA ve MOSSAD kurduğu halde Batı’nın şimdi onlardan ötürü başı dertte. Çünkü bir güç bu örgütleri Batı’ya karşı kullanıyor!

Etkisizleştirilmekte olan PKK bölücü terörü yerine ikame edilmek istenen Ergenekon çetesi de çökertilmeye başlanınca ve askeri darbe girişimleri sonuçsuz bırakılınca bu kez yargı darbesine başvuruldu!

Avrupa Birliği’nin bu yargı darbesi girişimine bozuk atması ise tam güvenmediği ve bir bit yeniği olduğundan kuşkulandığı içindir. Yoksa Refah Partisi için gösterdiği yaklaşımı AKP için de sergilememek için bir neden olamaz. Çok yüzlü, daha doğrusu yüzsüz Avrupa Birliği yönetiminin yargı darbesini de savunacak ikircikli ilkeleri mutlaka vardır.

Öte yandan oylarını ve gücünü arttırarak bir seçim zaferinden yeni çıkmış AKP iktidarını devirme girişimi başlatan savcının ulusalcı cephe, laikçi kesim ve Ergenekon çetesi tarafından desteklenmesi karşısında Avrupa Birliği sözcüleri yeniden demokrasi havarisi kesilip Türkiye’yi kapıda tutmanın ve oyalamanın yeni bir gerekçesini oluşturma fırsatı yakalamış gibi.

Bu gerçeği gören Başbakan Erdoğan İsveç gezisi sırasında gözlerinin içine bakarak şu sert sözlerle Batılılara seslendi: Bizi oyalamayın, almayacaksanız bunu açıkça söyleyin. O takdirde biz de başımızın çaresine bakalım!

Türkiye ve Avrupa Birliği karşılıklı birbirini açmazlara sürüklemeye çalışırken değişik faktörler kullanıyorlar. Örneğin Batı için kurşun asker görevi yapması gereken Cumhuriyetin kurucu iradesinin temsilcisi ana muhalefet CHP, Deniz Baykal yönetiminde AB karşıtlığının liderliğine soyunmuş durumda!

Tıpkı CHP gibi Batı menşeli bir ideolojiye sahip ve İttihatçı kökenden gelen MHP de ulusalcı cephe içinde bir denge tutturmaya çalışarak AB karıştı bir tutum sergiliyor. Böylece Avrupa Birliği davası Millî Görüş kökenli AKP iktidarına havale edilmiş bulunuyor. Baykal’ın tabiri ile ciğer kediye emanet! Yani ört ki ölem meselesi…

Ergenekon çökertilince Avrupa Birliği Türkiye’yi üye yapmamak için gerekçe oluşturacak tüm faktörlerden yoksun kaldı. Bu yüzden bölücü terör örgütü PKK için Kopenhag kriterlerinin uygulanmasını isteyebilmek için terör örgütleri listesinden çıkarılması gerekiyor. Yaptığı manevra bunun için. Çünkü terör listesinde kaldığı sürece Kopenhag kriterlerini PKK için istemenin mümkünatı yok.

PKK’nın terör örgütleri listesinden çıkarılmasını NATO zirvesine bağlayıp Türkiye’nin Afganistan’a asker göndermesi konusuna ilintilendirmeye çalışanlar da var. Ancak bunun pek bir gerçekliği yok. Asıl mesele AB üyeliği buzdolabında tutularak Türkiye’nin kapıda bekletilmesidir. Avrupa Birliği Türkiye’yi içine almak istemediği gibi dışlamak da istemiyor. Kapıda tutma politikası ise Türkiye’de birtakım sorunlar çıkartıp gerekçeler oluşturmayı gerektiriyor.

Bugün hemen her konuda kim ne yapmak istiyorsa tam aksini söylüyor… Başkan Bush liderliğindeki Beyaz Saray yönetimi Beyaz Hıristiyanları temsil eden ekip olarak aslında ABD ulusalcı kanadını oluşturuyorlar. Asıl amaçları ise Afganistan ve Irak’ta Pentagon’u yenilgiye uğratıp ABD’nin okyanus ötesine kendi tabii sınırları içine çekilmesini sağlamaktır. Eski Savunma Bakanı Rumsfeld tam olarak bununla suçlanıp Başkan Bush’a rağmen görevden alındı siyonistler tarafından. Ancak Bush ekibi bu amaçlarının tam aksine zafere kadar savaş diye naralar atarak Afganistan’da ve Irak’ta kesin bir yenilgi ve geri çekilmeyi sağlamaya çalışıyor. Bu yüzden samimi olarak Türkiye’den Afganistan’a asker göndermesini istemiyor, istiyor gibi yapıyor.

Buna karşın Siyonist Neo-con ekip ise İsrail’in güvenliği ve BOP projesi için ABD’nin tek süper güç olarak dünyanın jandarmalığını sürdürmesini istiyor. Bu amaçla Afganistan ve Irak’ta kalıcı bir başarı için çalışıyor. Ama tam aksini söyleyerek savaşa hayır, yeter artık çekilelim diye nara atıyor. Bununla Bush ekibini iç politikada tasfiye etmeyi ve Irak’ı İran hinterlandına sokmayı planlıyor. Bush yönetimi ise Irak’ı Türkiye’ye, Afganistan’ı Pakistan’a emanet bırakmak istiyor.

PKK konusunda da Başkan Bush ve ekibi Türkiye’ye tam destek veriyor. Çünkü AKP iktidarıyla Siyonist Neo-con ekibe karşı stratejik bir ittifak içindedir. Siyonist Neo-con ekip ve İsrail ise PKK ile mücadelede ayak sürüyor.

Dolayısıyla Avrupa Adalet Divanı PKK’nın terör listesine konulması kararını iptal ederken bunda dünya siyonizminin etkisi çok büyüktür.

Sonuçta bütün mesele şudur: Avrupa Birliği, İsrail, ABD’deki Siyonist Neo-con çete, Barzani, Sabetayist Oligarşi, PKK terör örgütü ve Ergenekon çetesi birlikte hareket edip Türkiye liderliğinde İslam Birliği’nin kurulmasını engellemeye çalışıyorlar. Bunlar Türkiye’ye Sevr Planı’nı uygulayıp tasfiye ederek sadece İstanbul dukalığını AB’ye almak istiyorlar.

Başkan Bush liderliğindeki Beyaz Saray yönetimi ve Avrupa Birliği’ndeki Hıristiyan kesim ise Türkiye liderliğinde İslam Birliği kurulmasını, ABD ve Avrupa Birliği ile barışçı ilişkiler geliştirmesini istiyor! Türkiye’ye Medeniyetler İttifakı ve BOP projelerinde eş başkanlık verilmesinin altında yatan bu gerçekliktir.

ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin bölgeye ve bu arada İsrail ve Türkiye’ye yaptığı gezinin mahiyeti de budur.

Dünyada Siyonist yapılanmayı, Türkiye’de ise Sabetayist Toplum yapılanmasını bilmeden, anlamadan hiç kimse özellikle hiçbir siyasi ve ekonomik konuda doğru tahlil yapamaz.




Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 40 Katır mı 40 Satır mı Dayatması
Yazı Sahibi
Şiari Genç
Şiari Genç tarafından 10.4.2008 tarihinde eklendi 181 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı



Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Bu yazınıza yorum yazdım ancak zaman aşımından hepsi silindi.Size ancak şunu söyleyeceğim Sebatayist listelerini inceleyin.googleye sebatayist listesi yazarsanız çıkar orada Tansul çiler i de çıkar Özer çiller i de Adnan Menders i de Celal Bayar ı da Cem Karacası Barış Mançosu da Kasım Gülek i de.Neyse yorumumu şimdi yazamam vaktim dar selamlar


17.04.2008 tarihinde yorumlandı.

1.Türkiye Sevr e götürülmek isteniyor,bu doğru. 2.Türkiye Erbakan vasıtasıyla halkı Kur`an Kurları ve İmam Hatipler de Arapça seslendirme ve asla dini öğrenememezlikle diskalifiye edildi.Demokrasi ve mücadele eden halk yerine üstüne ölü toprağı serilmiş kendinden geçirilmiş bir zavallı insancıklar Erbakan`ın eseri değil midir? Tayyip Erdoğan,Bülent Arınç Abdullah Gül bunlar Yahudi asıllı idiler niye Milli görüş içindeydiler. 1:Erbakan`ın gözlerinde ,vücut dilinde hiç bir müğslümanın sevecenliğini gördünüz mü yoksa az sonra avını parçalayacak bir kaplanın yırtıcılığını hissettiniz mi? 3.Erbakan hangi Irktan? 4.Erbakan ın Kanlı mı kansız mı sözleri nedir? 5.ERrbakan`ın Bingöl deki ``Sen ne mutlu Türk`üm dersen O da ne mutlu Kürdüm demesi Kürtleri isyana teşivik,siz haklısnız demeye getirmesi midir? 6.Ölüdrülen Yahudi işadamı Üzeyir Garih (Öldüğü ana kadan Mason derneği başkanıydı)Erbakan ın çok yakın adamı ve her ikisi de İsrail Muhalefeti ile işbirliği içinde olduklarından İsraille Savunma İşbirliğini imzaladı Erbakan. 7.Erbakan`ın Leopar tanklarının projesini çizdiği yalanıyla taraftar toplantı Leopar tankları sayfalarında tek bir Erbakan sözü geçiyor mu? 8.Tansu Çiller in Sebatayist eşi özer çiller in mason derneği başkanlığı yaptığını biliyor musnuz? 9.Celal Bayar,Adnan Menders birer Yahgudi asıllı Sebatayistler olduğunu biliyor musnuz? 10.Atatürk ölüm döşeğinde iken yanında bulunan Celal Bayar Atatürk`ün Türkçe ezan ve mealden Kur`an ın okunması için hassasiyetini bildiği halde Celal Bayar ve Menderes neden Arapça ya geçtiler din anlaşılmasın,diye? 11.1600 lerde Sebatay Sevi 4.Mehmet tarafından zoraki müslüman yapılan Sebatay Sevi nin ``Benzeme -Benzet şiarıyla önce Bektaşiler e ,sonra aleviler e sonra halvetiler e ardından tüm tarikatlara girerek ``BENZEME-BENZET şiarıyla bütün tarikatları ve günümüz ibadet ve Kur`an ı yanlış anlamanın bu dönme Yahudişler yüzünden olduğunu;Sebatayist Adnan Menders Kur`an mealden okunursa Yahudi foyası ortauya çıkmasın diye Atatürk`ten çok bilircesine Kur`an ı Arapçadan okunmasına başlamamış mıydı? 12.Celal Bayar döneminden Kudüsteki Mescid-i Aksa Camii kubbesini hazinemnizdeki altınla kaplatarak hem içeri de din yalakalığı hem altınımızın İsrail toprağına geçmesine sebep olmamış mıdır? 13.Mustafa Kemal e Sebatayistler in önce Sebatayist Latife Hanım la meri vaki edilip evlendirilmesini,2 buçuk yılda sebatayistler in Latife Hanım ile Atatürk`ün kandırılamadığına inanınca bu sefer Atatürk`ün çevresindeki Sebatayistlerin Atatürk e sürekli içki içirdiğini biliyor msunuz? 14.Sebatayist Halide Edip,Sebatayist Fr Adnan Adıvar,Ali Fuat Cebesoy Kazim Özalp Atatürk`e Sebatayist suikastını başaramayınca kaçtıklarını kaçırlarını da kutsal gösterdiklerini biliyor musnuz? 15.Sebatayist Recep Peker başbakanlığından beri Türkiye yi hep sebatayistlerin yönettiğini biliyor musnuz? 16.Mason derneklerini kapatan Atatürk`ün inadına Mason derneğinin açılışını biliyor musnuz?Menderes`in 3 Mit Müsteşarı üçü de Mason ve İsrail ile işbirliğini biliyor mjusnuz? 16 .İsmet İnönü nün 110 ton ile bıraktığı hazineyi Alparslan Türkeş teslim alınca ihtilalde hazineyi,6 ton altın kaldığını biliyor musnuz? 16.İlk meclis kararında Ezanı Arapça eden dini kullanan Menderes Artist Ayhan Aydan ile İstanbul Emniyet Müdürünün eşiyle ve Ankara valisini eşiyle zina yaptığını duydunuz mu?Ne müslümanlık ne zi na.Buyrun. 17.CHP genel sekrete Kasın Gülek inde Sebatayist olduğunu biliyor musnuz? 18.Türk kültürü diyoruz Ajda Pekkanlar ın Müjde Ar lar ın ,Tarkanlar`ın (sebatayist bunlar)kültür erozyonu yaratmalarının ayrı bir sebatayist planı olduğunu tahmin edebilir misiniz? 18.Barış Manço sağcı Cemn karaca Sağcı ve ikisi de Yahudiler nasıl da toplumu bölmeye çalıştılar.İşlerine geldiklerinde sağcı,işlerine geldiklerinde solcu ve son Cem Karaca Türkiye Cumhuriyeti yıkılsın umuduyla Kenan ülkesi kurulsun diye ilahiler okumadı mı? Muhalefet nerede Cem Karaca orada. .....Yoruldun hangisini yazayım ki Selamlarımı iletir yeniden yeniden Türk insanının içinde bir avuç kadar Yahudinin Dünya da 14 milyonun Yahudinin kendileri bilimi ve ticareti elde tutarken diğer ırkları cahilleştirdiklerini İngiltere den,Fransa dan 1200 ler de İspanya dan 1940 larda Almanya dan işte bu özelliklerinden dolayı sürüldükleri katledikleri Osmanlıyı Ester Kira kadın eliyle Kanuninin hazinesinin küllüngünü atanlar 1950 de Kıbrıs Kenan ülkesidir şiarıyla İstanbulda Rum dükkanlarının basılıp yakılması yüzünden(Bizzat yaptıran) Adnan Menderes in asılması bu yüzden... Hele bir Turgut Özal vardı ki evlere şenlik ... Daha ne diyeyim. Okuyun araştırın. Öncelikle ben kendi ırkımı seviyorum.Ben bir Türk`üm ama Yahudi ırkınada hepsine saygılıyım.Benim saygılı olmam Yahudiler in Kenan ülkesini (BOP) gerçekleştirmek için Türkiye de ve dünya da cirit atmaları canımı sıkıyor. Yine de söylüyorum,düşman değilim.Kur`an da da sıksık İsrail oğulları geçiyor.Tabi o zamn ki Hz Musa `nın kavmidir.Sık sık Tayyip Erdoğan da ben Musa`nın torunuyum diyor ya.Açıkça ben Yahudiyim diyemiyor.İslamiyetin arkasına sığınıyor.Dünya daki Yahudilerle işbiliği yaıpyor.Kısacası din yahudiler için sığınacakları payanda.Zaten din anlayışı da Türkiye de dinlikten çıkmış.Gerçekten Se,batay Sevi nin BENZEME BENZET modeli tutmuştur.Dinde ilahi yoktur.Açıktan ağlamak yoktur.Ama Yahudiler nasıl ağlama duvarı önünde ağlıyorsa bizi de öyle yapmışlar.Açıktan yapılan zikirler ve ilahiler. Selamlar arkadaşım.Daha çok derinleşmeniz dileğiyle eğer siz de Sebatayist iseniz ki kendinizi de saklayabilirsiniz serbestsiniz. Bilinki Yahudiler hep bu yüzden çekmişlerdir. Ülke sınırları yok yahudilere onlar: Sınır önemlideğil dünya bizimdir diyorlar.


17.04.2008 tarihinde yorumlandı.

Sebatay Sevi Osmanlı’da yaşayan ve kendisini peygamber ilan ederek Yahudiler arasında taraftar toplayan bir kişidir. Sebatay Sevi’ye yönelik sempatinin artması sonucu Osmanlı Sebatay Sevi’yi ölüme mahkum eder. Mahkumiyetin ertelenmesi Sebatay Sevi’nin Müslümanlığı kabul etmesine bağlıdır. Sebatay Sevi Müslümanlığı kabul ederek Aziz Mehmet Efendi adını alır ve hayatını kurtarır. Dışa karşı Müslüman olan Sebatay Sevi ve yandaşları içe dönük olarak gizli ayinlerini sürdürürler. Sebatay Sevi’nin Müslümanlığı kabul edişinden günümüze değin varlıklarını sürdüren Sebatay Sevi taraftarlarına Osmanlı Yahudileri ‘dönme’ denmektedir.. ayrıca Atatürkü`nde sebatayist olduğu iddiaları vardır,BUNA EN GÜZEL CEVAP İSE ATATÜRKÜN MASON LOCALARINI KAPATMASIDIR.. ve hatta Varnalı bulgar yahudisi,Farmason Avram Benaroyas`ın "o sarı lider kati suretle ortadan kaldırılacaktır.mefkuremize imha edici darbe vuranların akıbeti,feci şartlar altında ölümdür" sözleri ve ardından Atatürk`ün bu yüzden zehirlendiğine dair kanıtlar vardır... bu yüzden laikleri sebatayist olarak adlandırmak iftiradan başka hiç bir şey değildir.. sebatayist olan insanların varlığı tabiki ortadadır ama bunu böyle bir kesime mal etmek kesinlikle yanlıştır,haksızmıyım?.. bu kanıya varmamın sebebide,ülkeyi biz yönetmez isek onlara da yar etmeyiz,laiklik bahane!... isimli yazınızdan ve diğer yazılarınızdan kaynaklanmaktadır.. yanlış bir izlenim veriyorsanız lütfen düzeltin... saygılarımla


11.04.2008 tarihinde yorumlandı.


Ekim
6
Ameri Kan Parmağı 1
Hasan  KocamanoğluSiyasi Makaleler • 251 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
3
Akp Başarılı Mı?2
Hüseyin DöğentaşSiyasi Makaleler • 187 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
2
Akp Başarılı mi?
Hüseyin DöğentaşSiyasi Makaleler • 181 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Eylül
24
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül
Şahin Cahit YanıkSiyasi Makaleler • 262 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
10
2008 Güney Osetya Savaşı
Sezer ÇalışkanoğSiyasi Makaleler • 394 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
5
Yıl 2020 Kızım 18 Ben 47 Yaşındayım
Şiari GençToplumsal Makaleler • 295 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Mayıs
5
Adım Adım Armegedon26 Temmuz 2006 Çarşamba
Şiari GençSiyasi Makaleler • 150 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
5
Medyaya Ahlakı Kim Öğretecek?
Şiari GençSiyasi Makaleler • 360 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Amerika Can Çekişirken Asya`nın Dirilişi
Şiari GençSiyasi Makaleler • 114 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Ağustos
1
Milli Güç Oluşturmak ve Onu Maharetle Kullanmak
Şiari GençSiyasi Makaleler • 909 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
21
Şubat
1
Türkiyede 2007 Nin En Önemli 2 Olayı
Şiari GençSiyasi Makaleler • 615 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
1
Nisan
1
Yeni Hedef Bilim Adamları Öldürülüyorlar mi?
Şiari GençBilimsel Makaleler • 480 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 40 Katır mı 40 Satır mı Dayatması, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 40 Katır mı 40 Satır mı Dayatması makalesi, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 40 Katır mı 40 Satır mı Dayatması makale, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 40 Katır mı 40 Satır mı Dayatması nedir?, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 40 Katır mı 40 Satır mı Dayatması hakkında bilgi, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye 40 Katır mı 40 Satır mı Dayatması makaleleri, Şiari Genç makaleleri, Avrupa nedir, Avrupa makalesi, Avrupa makaleleri, Birliği’nin nedir, Birliği’nin makalesi, Birliği’nin makaleleri, Türkiye’ye nedir, Türkiye’ye makalesi, Türkiye’ye makaleleri, Katır nedir, Katır makalesi, Katır makaleleri, Satır nedir, Satır makalesi, Satır makaleleri, Dayatması nedir, Dayatması makalesi, Dayatması makaleleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Wikipedia | Babb Fest | Advertising | Loans | Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul