Avrupa Nın Jeolojik Geçmişi
avrupa insanının ve kısa bir süre içinde dünyadaki bütün uygarlıkların üstüne ulaşan avrupa uygarlığının oluşumunu destekleyen avrupa kıtasının çeşitli görünüşünün nasıl meydana geldiğini incelemek yerinde olur. bunun için de avrupa kıtasının jeolojik geçmişine eğilmek gerekir. avrupa kıtasının, bugünkü arktik bölgede yer alan eski bir kıtadan türediği sanılıyor. bu kıta bir ara parçalanmış ve parçalarından bazıları, bugünkü avrupa kıtasının çekirdeğini meydana getirmiştir. bu çekirdeğin güneyinde geniş bir deniz uzanmaktaydı. bu denize tetis adının verildiğini daha önce söylemiştik. tetis denizinin güneyinde ise, yine bildiğiniz gibi eski gondwana kıtası uzanıyordu. gondwana bugünkü afrika, güney asya ve avustralya nın çekirdeğini teşkil etmiştir.
avrupa kıtasının ilk çekirdeği yaklaşık olarak isveç ve finlandiya ile doğuda azak denizine kadar uzanan rusya düzlüklerini içine alan, granit gibi sert kayalardan meydana gelmiş büyük bir yaylaydı. bu yaylanın çeşitli bölümleri zaman zaman denize batmış, sonra dışarıya çıkmışsa da, bütünde çok büyük değişiklikler olmamıştır. çok eskiçağlardan günümüze kadar bu bölgede büyük değişikliklerin olmayışı, yeryüzünün en eski kayalarının bu bölgede toplanması sonucunu doğurmuştur. avrupa nın bu kesimi arkeo-avrupa adını taşır. çünkü arkeen devrinde oluşmuştur. bu kıtanın batı sınırı iskoçya ya ve hebrid adalarına kadar uzanıyordu.
çekirdek kıta ilkönceleri binlerce yıl süreyle kıyılarında, dağlardan sellerin sürüklediği molozlarla ırmakların getirdiği tortulları biriktirmiştir. bu dönemde karalar henüz yerine oturmuş değildi. büyük kara parçaları okyanuslara gömülüyor, oradan binlerce yıl geçtikten sonra tekrar su yüzüne çıkıyorlardı. karalar yeniden su yüzüne çıktıklarında ırmaklardan ve dağlardan gelmiş tortulları da birlikte getiriyorlar, böylece karaların görünüşü değişiyordu. bir süre sonra yerkabuğunda büyük kıvrılma hareketleri oldu. bu kıvrılmalara kaledonyen kıvrımları denildi. kaledonyen sözcüğü iskoçya nın eski adı olan kaledonya dan türemiştir. bu kıvrımlarla baltık denizi batısındaki dağlar ortaya çıktı. dağ dizileri irlanda, orta ingiltere ve iskoçya dan geçerek norveç e ve bu memleketin kuzeyine ulaşıyorlardı. böylece eski çekirdek kıta batıya doğru genişlemiş oldu. sözkonusu genişleme günümüzden yaklaşık olarak üç yüz milyon yıl önce gerçekleşti ve paleo-avrupa meydana gelmiş oldu.
genişlemenin meydana getirdiği yeni topraklar hemen sular tarafından aşındırıldı ve taşınan molozlar deniz tarafından kaplandı. aradan geçen üç yüz milyon yıl içinde bu bölgeden yeni yükselmelerle sadece norveç le britanya adaları günümüze ulaşabildiler. bu sırada denizlere durmadan yeni tortullar ulaşıyor, yeni birikintiler meydana geliyordu. özellikle tetis in irlanda dan karadeniz e kadar uzanan kıyıları boyunca bu işlemlere rastlanıyordu. böylece birinci zamanın sonlarına doğru önemli ikinci bir kıvrılma oldu. bu kıvrımlara hersinyen adı verildi. hersinyen sözcüğü eskiçağlarda ren ırmağının doğusundaki ormanlık dağlara verilen isimden türemiştir. bu kıvrılmalar sonucunda iki büyük dağ sistemi ortaya çıktı. bunlardan birisi armoriken adını taşıyor ve güney irlanda dan ve gal memleketinin güneyinden, güney ingiltere den geçerek fransa nın batısındaki bretagne (bretanya, eski deyimle armorika) üzerinden bugünkü fransa nın massif central (masif santral) ıne ulaşıyordu. öteki sistem ise varisque (varisk) adını taşıyordu. varisk sistemi masif santral den vasges (voj) ları, karaormanları, turingen ormanlarını ve harz ı izleyerek kuzey-doğuya, sonra da sudet lerle güney-doğuya yöneliyordu. bugünkü korsika ve sardunya adalarıyle, orta ispanya, gaskonya körfezi ve güney fransa nın da bu dönemde denizler yüzeyine çıkarak yukarıda sayılan topraklarla beraber meso-avrupa denilen bölgeyi meydana getirdikleri anlaşılıyor. eski avrupa nın öteki ucunda da, yine bu sırada kıvrılan tortul tabakaları ural dağlarını meydana getiriyordu. böylece birinci zamanın sonlarına doğru, yani günümüzden şöyle böyle iki yüz milyon yıl önce, yaklaşık olarak irlanda dan, ispanya dan ve belki de daha batıdan başlayıp ural dağlarına kadar uzanan, iskandinavya nın kuzey kesimlerinden pirene ve alp dağlarının bugünkü yerlerine kadar gelen bir kıta ortaya çıkmıştı (o sırada pirene ve alp dağları henüz yoktu, karadeniz de tetis denizinin bir parçasıydı). bu kıtanın kıyıları hiç de düzenli bir görünüşe sahip değildi. örneğin bugünkü pirene lerin bulunduğu yerde deniz büyük bir körfez meydana getirmişti. bunun gibi, doğuda uralların eteklerine kadar da deniz girmişti. öte yandan armoriken ve varisk sistemlerinin yükselmesi sonucunda bu dağ dizileriyle eski paleo-avrupa arasında bir iç deniz sıkışıp kalmıştı. kıtada ayrıca başka iç denizler de vardı.
bu çağlarda avrupa iklimi tropikal bir iklimdi. nemli ve girintili çıkıntılı kıyılarda, karaların yükseliş ve alçalış olaylarının doğurduğu sayısız bataklıklarda yükseklikleri kırk, elli metreyi bulan dev ağaçlarla çeşitli bitkiler yetişiyordu. fakat kıyılar ve deniz dipleri henüz yerine oturmuş değildi. binlerce yıl süreyle karalar alçalıp yükselmeye devam etti. kıyıların deniz altında kalması, ağaçların da tortullarla örtülmesi ve yavaş yavaş fosilleşip kömür halini almaları sonucunu doğuruyordu. böylece karbonifer diye adlandırılan dönemde büyük kömür yatakları oluştu. bu kömür yatakları daha sonra ingiltere, belçike, kuzey fransa, orta almanya, polonya ve bohemya da işletilerek ağır maden endüstrisinin temelini teşkil edecekti. öte yandan armoriken ve varisk sistemleriyle paleo-avrupa arasında sıkışıp kalmış olan iç deniz de buharlaşma yoluyla kuruyacak ve almanya nın büyük tuz (özellikle potas) yataklarını meydana getirecektir.
ikinci zamanda çok daha köklü değişikliklerle karşılaşmaktayız. bu zaman boyunca kıyılarda ve bölgelerde yerel yükselmeler ve alçalmalar oldu. bu yükselme ve alçalmalar çeşitli bölgelerin niteliklerini değiştirdi. yine bu zaman süresince kıtanın güney kıyılarında, tetis denizi boyunca akarsuların sürüklediği tortullar toplanarak kalın tabakalar meydana getirdiler. üçüncü zamanda da üçün büyük kıvrılmalar oluştu ve böylece neo-avrupa dediğimizi avrupa toprakları meydana çıktı. bu zamanda güneydeki gondwana kıtası yavaş yavaş kuzeye doğru yer değiştirmeye başladı. gondwana kuzeye doğru hareket ederken kuzeyindeki avrupa kıtasını itmeye başladı. güneyden gelen bu basınç, avrupa nın tetis denizi kıyıları önünde yığılmış olan tortul tabakalarının yükselip yüzlerce kilometre boyunca kıvrılıp katlanması sonucunu doğurdu. böylece pirene ve alp dağları, apeninler karpatlar, balkan dağları...ortaya çıktı. asya bölümünde göreceğimiz gibi, kafkas dağlarının, himayaların ve afrika daki atlas dağlarının ortaya çıkışı da aynı hareketin bir başka sonucudur. bu yükselme şiddetli volkan faaliyetlerini de beraberinde getirdi. hareket uzun sürdü ve ancak üçüncü zamanın ortalarına doğru bugünkü avrupa aşağı yukarı ortaya çıktı. avrupa nın bugünkü biçimini tamamlanması ise üçüncü zamanın ikinci yarısında gerçekleşti. eski tetis denizinin kalıntısından başka bir şey olmayan ve hazar denizi üzerinden aral gölüne kadar uzanan akdeniz daralarak hazar denizinden ve karadenizden ayrıldı. hersinyen kıvrımlarıyla birlikte ortaya çıkan karaların hemen hemen tümü yeniden akdeniz e gömülerek sadece sardunya ve korsika adaları su üstünde kaldı. kuzeyde ise volkanik faaliyetler islanda yı meydana getirdi.
nihayet dördüncü zamanda, yani günümüzden önceki son bir milyon yıl boyunca bugünkü avrupa kıtasının çeşitli ayrıntıları oluşlarını tamamladılar. özellikle akdeniz de rastlanan ağır yerkabuğu hareketleri apeninleri bütün bütüne yükselterek, italya ile birlikte sicilya adasını meydana getirdi. bunun gibi aynı şekilde doğu bölgelerde de son bir yükselme oldu. rusya nın güneyine rastlayan bu yükselme hazar deniziyle karadeniz i birbirinden kesin şekilde ayırdı. bu yükselmelere karşılık batıda meydana gelen bur çukurlaşma, britanya adalarının kıta avrupasından koparak ayrılması sonucunu doğurdu.
öte yandan akarsular tarafından sürüklenen topraklar kimi körfezleri doldurarak buralarda geniş düzlüklerin meydana gelmesini sağladı. po ve ron ırmaklarının aşağı vadileri bu tür örneklerdendir.
nihayet birbirini izleyen buzullar avrupa nın kuzeyini ve alp dağları gibi yüksek alanları kaplayarak kıtamızın görünüşünü son bir kez daha değiştirdiler. bildiğiniz gibi döndürcü zaman süresince en azından dört kez buzullar genişlemiştir. son iki seferde avrupa nın belki yarıdan fazlası buzullarla örtülmüştü. rusya nın karpatlara kadar uzanan bölümü, bütün iskandinavya, danimarka, almanya düzlüğü, hollanda nın kuzey kesimi ve britanya adalarının kuzey ve orta kesimleri tek bir buz örtüsü tarafından kaplanmıştı. bir başka buz örtüsü de alpleri kaplayarak po ve tuna vadilerine, hatta viyana, liyon, ve milano kapılarına kadar uzanıyordu. daha küçük çaptaki buzul örtüleri de pireneler, apeninler, korsika, balkanlar ve fransa nın masif santral bölgesinde görülmüştür.
bu büyük buzul örtüleri yayılıp çekilirken zemini aşındırarak U biçiminde vadiler meydana getirmişler ve bugün kuzey avrupa da büyük ölçüde rastlanan moren materyalini yüzlerce kilometre sürüklemişlerdir. buzulların hareketi italya ve isviçre deki alp eteği göllerini doğurmuştur. iskandinavya, finlandiya, rusya ve almanya nın baltık bölgesi gölleri de aynı şekilde meydana geldiler. norveç fjord (fiyort) larıyle, loch diye adlandırılan iskoçya fiyortları da buzullar tarafından biçimlendirilmiştir. alp dağları da bugünkü sivri tepeli görünüşlerini buzullara borçludurlar.
nihayet dördüncü zamanın son döneminde insan gücü de doğul koşullara katılmış, dünyanın başka hiç bir bölgesinde görülmemiş bir yoğunlukta çalışarak avrupa kıtasının çağdaş görünüşünün oluşumunu tamamlamıştır.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :