Aysel/50
7 / 4 / 2008 Pazartesi tarihinde Abdurrahman Tümer tarafından eklendi, 107 kez okundu...
“Diye kara kara düşünmeye başladı. Ardından alnına değen o kumral saçlarını elinin tersiyle geriye atarak ‘’Amaan,daha ortada hiçbir şey yokken,düşündüğüm şeye bak!’’ diyerek Büyükdere’ye gidecek olan dolmuşa bindi. Hava çok güzeldi. Baharın ilk günleriydi. Yolun kenarındaki ağaç dallarında büyük bir telaş gözleniyor...” Okuyucu Puanı ;
Aysel/50Diye kara kara düşünmeye başladı. Ardından alnına değen o kumral saçlarını elinin tersiyle geriye atarak ‘’Amaan,daha ortada hiçbir şey yokken,düşündüğüm şeye bak!’’ diyerek Büyükdere’ye gidecek olan dolmuşa bindi. Hava çok güzeldi. Baharın ilk günleriydi. Yolun kenarındaki ağaç dallarında büyük bir telaş gözleniyordu. Yeni yaprak vermeye, yeni çiçek açmaya dair. Kısa bir süre sonra Dolmuş, Büyükdere’ye varmıştı bile.Aysel Hanım Eve gitmeden önce sahilin o büyülü güzelliğine kaptırdı kendini. Akşamın ilk anlarıydı. Biraz sahilde yürümek istedi. ‘’Bu saatte eve gidip de ne yapacağım? Annem zaten her zaman ki gibi yemeği yapmıştır bile. Sağ olsun işe başladığımdan bu yana elimi sıcak sudan,soğuk suya değdirmedi. Bana yapacak iş bırakmıyor evde. Aslında bu duruma üzülmüyor değilim ama ,o da çocukları için bir şeyler yapıyor içgüdüsüyle mutlu oluyordu. Bunu ,onun gözlerinden, konuştuğunda sözlerinden açıkça anlıyordum. Annem, babam vefat ettikten sonra yeni,yeni kendine gelmeye başlıyordu. İçinde ki o, babamın ölümünden sonra duyduğu acıların açtığı yaralar,sanki yavaş,yavaş kapanmaya yüz tutuyordu. Gerçi unutmak imkansız ama yinede hayat devam ediyor mantığıyla hareket etmeye başlamıştı. Bu durumu da onda hissettiğimde içimden seviniyordum doğrusu,çünkü onun üzgün haline dayanamıyordum. O üzüldüğünde hepimiz üzülüyorduk. Kolay değildi bu ,insanın eşi,hayat arkadaşıydı vefat eden.’’ Öyle düşünüyordu sahili adımlarken yavaş,yavaş. Mis gibi bir hava vardı sahilde, derin ,derin birkaç nefes çekti ciğerlerine. Bütün kederlerini,bütün umutsuzluğunu atmak istercesine,eritmek istercesine derin nefesler alıp,veriyordu. Yarını düşünmeye başladı, o genci,adı Yusuf olan, o Türkmen genci düşünmeye başladı. Neydi o bakışlar? O kıvılcım saçan bakışlar neydi? Bir girdap gibi içine çekmişti beni, bir mıknatıs gibi, yer çekimi onun gözlerine taşınmıştı sanki. İlk defa karşımdaki birinin gözlerinden kendimi alamamıştım.Başıma ilk defa öyle bir şey gelmişti. İlk defa kalbim duracak gibi olmuştu. Aradan birkaç gün geçmesine rağmen hala o anı unutamamıştı Aysel Hanım. Sahilde hava serinlemişti biraz. Yavaş,yavaş üşüdüğünü hissetti. Çantasından hırkasını çıkarıp omuzlarına attı. Tutup kokladı ardından,birkaç kere ‘’ Canım annem, anneciğim’’ diyerek iç çekti biraz. Hırkayı annesi örmüştü ona. Her ipinde annesinin o mis kokusu vardı onda. Gözleri doldu bir anda, boğazın uzak yerlerine bakarak. GERÇEK BİR HİKAYE DEVAM EDECEK
Tavsiye Et :
Ersin Başeğmez yazıyı tebrik etti...
Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
Fatma Çetin Kabadayı yazıyı tebrik etti...
Eylül
5
Eylül
5
Eylül
5
Eylül
5
Eylül
5
Eylül
4
Eylül
4
Eylül
3
Eylül
3
Eylül
2
Mart
4
Aralık
11
Arıburnu Şehidi Kınalı Hasan
• Abdurrahman Tümer • Epik Şiirler • 2146 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
29
Ocak
11
Rüya ve Resimleri
• Abdurrahman Tümer • Kültür ve Sanat Hikayeleri • 1162 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Mart
18 |
![]() |
|
||||||||