Aysel/52
Hemen ardından, Bedriye Hanımın yapmış olduğu o nefis akşam yemeği yenildikten sonra Bozacı Bekir Beyden alınan bozalarda içildi. Aysel Hanım sofrayı toplayıp,kirlenmiş olan bulaşıkları da yıkadıktan sonra annesine ‘’Ben bugün erken uyuyacağım anneciğim,sana iyi geceler ‘’deyip odasına çekildi.
Yarın çok önemliydi onun için. Yatağına uzandı ve o gencin hayaliyle uykuya daldı.
Sabah olmuştu,dışarıda ki ağaçların dallarından kuşların cıvıl cıvıl sesleri kulağına daha yazılmamış bir şarkının melodisi gibi geliyordu. Yavaş, yavaş yatağından doğruldu. Henüz işe gitme saatine erkendi. Pencereye doğru yürüyüp,perdeyi çekip,camı açmıştı. Mis gibi hava girdi odaya. Kuşları seyretti biraz, o şarkı gibi cıvıltılarını dinledi. Pencerenin kenarında ki ,cazip güzellikte,egzotik görünüşlü, sevimli sevimli ona göz kırpan orkide çiçeğine dokundu biraz. Ona adeta ‘’Günaydın’’ der gibiydi orkide. Oda, her sabah uyandığında sanki bir bebeğin yüzünü okşar gibi elleriyle dokunup‘’Günaydın’’diyordu ona. Çünkü orkideler diğer çiçeklerden biraz daha fazla ilgi beklerler. Aysel Hanım orkide çiçeğini çok seviyordu. Ayrıca orkidenin halk arasında ki manası ,edebiyat dilinde ki anlamı;aşkı,özel alanı ve güzeli ifade edermiş. Babası da öyle diyordu ona bir zamanlar. O pencere önünde bu güzellikler karşısında mestane bir hal almışken; birden, sevgi dolu,şefkat dolu bir sesle’’ Aysel,kızım,uyandın mı? Kahvaltın hazır.’’ Diye anneciği ona seslenmişti. Oda ‘’ Tamam anneciğim,geliyorum’’ dedi.
DEVAM EDECEK