Azerbaycan`da Dokuz Ay ( 1 )
O yaz çok heyecanlı bir bekleyişle geçmişti. Üniversite tercih sonuçları açıklanacaktı ve benim tercihlerimin arasında Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesi de vardı. Aynı şehirde bulunduğum, devamlı görüştüğüm samimi bir arkadaşımla yapmıştık tercihlerimizi.
Heyecanlı bekleyiş nihayet sona ermiş, sonuçlar açıklanmıştı. Bakü Devlet Üniversitesi Coğrafya Fakültesine son öğrenci olarak girmiştim. Biraz üzüldüm çünkü asıl istediğim gazetecilik fakültesiydi ve bir sıra aşağıdaydı. Kısmet buymuş deyip kaderime razı oldum. Hem ayrıca insanının bize benzediği, kültürünü aynı sandığım bir yeri kazandığım için de mutlu olmuştum bir bakıma. Arkadaşım da Tarih bölümünü kazanmıştı. Artık nereye gideceğimiz belliydi ve yapılması gerekenler vardı şimdi sırada. Pasaport çıkartılacak, vize alınacak ve Bakü`ye uçulacaktı.
Her şey yolunda gitti ve biz Bakü uçağına bindik. Arkadaşım, ben ve babası. Orada bizi arkadaşımın babasının bir tanışı karşılayacaktı. İlk fireyi uçakta vermiştik bile, anonsta `uçak Bakı`ya düşmek üzre` diyordu.
Tövbe bismillah dedim. Arkadaşıma döndüm:
`Allah allah manyak mı bunlar? Ne düşmesi! Nereye düşüyoruz?`
Azericeyi de Türkçeyi de iyi bilen biri yardımımıza yetişmese belki de vahim sandığım durum daha da sürecekti. Yani uçak Bakü`ye inmek üzereymiş. Şimdi anlaşılmıştı durum.
Yukarıdan gördüğüm manzara inanılmazdı. Burası ne güzel bir şehirdi böyle gece olduğu için ışıklar parıl parıl parlıyordu. Arkadaşıma baktım yüzünden benimle aynı fikirde olduğu apaçık ortadaydı.
İlk çömezliğimi uçakta atlattıktan sonra sıra ikincisine gelmişti. Pasaport kontrolüne gittim ve memur:
`Pasaport xayiş edirem, dedi.`
Ne diyordu bu adam hayiş fayiş ne demekti ki şimdi bu ?
`Başadüşmedin meni.`
Yok efendim ne düşmesi, ayaktayım işte diyesim geldi. Düşmek kelimesi uçakta inmek manasında kullanıldığına göre bu adam başıma inmedin mi diyordu ki. Şaşırıp kalmıştım. Allah`tan uçaktaki kurtarıcı meleğim, sevgili Azeri amcam yine yetişmişti imdadıma. Meğersem memur bey pasaportumu rica etmiş ve ben trene bakan misali bakınca da, `anlamadınız mı?` demiş. Neyse ki çok sürmeden anlaşılmıştı durum.
-------Devam edecek-------